Dünya dün sabah Latin Amerika’dan gelen haberle sarsıldı.
Bir devlet başkanının yatağından alınıp okyanus ötesine kaçırılması, uluslararası hukuku rafa kaldırırken operasyonun nasıl yapıldığına dair kan donduran detaylar ortaya döküldü.
Reuters’ın ulaştığı bilgilere göre, her şey aylar öncesinden planlanmış soğukkanlı bir kurgunun eseri.
Evin Birebir Kopyasında Prova Yaptılar
ABD ordusunun en seçkin birliği olarak bilinen Delta Force timleri, operasyon öncesinde hataya yer bırakmamak için inanılmaz bir hazırlık süreci geçirdi. Maduro’nun Caracas’taki konutunun mimari planları üzerinden evin birebir kopyası inşa edildi.
Askerler, gece karanlığında hangi kapının nereye açıldığını, koridorların uzunluğunu ve odaların yerleşimini ezberlemek için bu maket evde defalarca "baskın ve sızma" provası yaptı. Amaç, operasyon gecesi evin içinde gözü kapalı hareket edebilmekti.
CIA Köstebeği Yatak Odasına Kadar Sızdı
Operasyonun istihbarat ayağında ise CIA sahne aldı. Ağustos ayından bu yana sahada aktif olan küçük bir CIA ekibi, Maduro’nun günlük rutinini ve yaşam tarzını adım adım kaydetti. Ancak kilidi açan hamle içeriden geldi.
İddiaya göre CIA, Maduro’ya çok yakın bir ismi "köstebek" olarak devşirmeyi başardı. Bu kaynak, operasyon başladığı anda Venezuela liderinin evin hangi noktasında olduğunu anlık olarak ABD timlerine bildirdi. Maduro'nun hareketlerini gölge gibi izleyen bu içerideki casus, baskının nokta atışı yapılmasını sağladı.

Trump "Hava Bulutlu" Diye Bekletti
Beyaz Saray'daki karar trafiği de en az sahadaki kadar hareketliydi. ABD Başkanı Donald Trump, operasyon planına aslında 4 gün önce onay verdi. Ancak askeri planlayıcılar ve istihbarat şefleri, hava koşullarının risk yarattığını belirterek, "Daha az bulutlu bir havayı bekleyelim" önerisinde bulundu.
Hava şartlarının olgunlaşması üzerine Cuma gecesi (EST saatiyle) 22.46’da Trump, "Mutlak Kararlılık" (Absolute Resolve) adı verilen operasyon için son emri verdi.
"Petrol Şirketlerimiz Oraya Girecek"
Eşi Cilia Flores ile birlikte ABD askerlerince alıkonulan ve New York'un kuzeyindeki bir askeri üsse indirilen Maduro'ya; "narko-terörizm, kokain kaçakçılığı ve silah bulundurma" suçlamaları yöneltildi.
Ancak Trump'ın operasyon sonrası yaptığı açıklama, meselenin sadece "suç" olmadığını gözler önüne serdi.
ABD Başkanı, Venezuela petrol rezervlerini işaret ederek, "Dev petrol şirketlerimizi devreye sokacağız. Milyarlarca dolar harcayıp altyapıyı onaracaklar ve para kazanmaya başlayacaklar" ifadelerini kullandı.
Washington yönetimi, "güvenli geçiş" sağlanana kadar Venezuela'yı fiilen yöneteceğini duyururken, Caracas sokaklarında belirsizliğin hakim olduğu, gözlerin ise Trump'ın bahsettiği "ikinci dalga" tehdidine çevrildiği görülüyor.





