Zor bir dönmenden geçiyoruz. Psikolojik gerginlikler çok yüksek. Kitlelerin ellerinde telefonlar, sosyal medya üzerinden yoğun bir bilgi akışı var. Bu, kimi zaman çok yoğun, kimi zaman yönlendirici ve çok yönlü. Tabiî bunların kaynağı nedir, sağlıklı mıdır değil midir kestirilmesi de güç. Haklı bir operasyon yapılıyor.

Bunların sınırları nedir ne değildir bunu da kestiremiyoruz.

Asıl önemli olan bu süreçte kimi kurumların zaafa uğraması. Bu olayda büyük bir operasyon yapılıyor ve ordunun yönetim kademesinden büyük bir bölümü devre dışı kalıyor. Bundan sonrası ne olacak, bu önemli bir soru.

Bu ihanetin bedeli elbette ki çok boyutlu olacak. Kendilerinin neden olduğu bu büyük yıkımın sonrasında neler olacağı da belirsiz. Yetişkin elemanlar bir günde ortaya çıkmıyor. Bu zaman sürecinde, özellikle tam da bu duyarlı zamanda.

Türkiye, Güneydeki sorun ile zaten sıkıntılı. Uluslararası egemenler onlardan yana tavrını açıkça ortaya koymuşlardır. Türkiye’nin ısrarlarına rağmen malum kişiyi vermemekte direniyorlar. Sorunu zamana yayıyor.

Şu aşamada farklı çevreler devreye giriyor. Güven duygusu yitirilmeden dikkatli olunmalı.

Şu aşamada farklılıkları, tartışmaları, çekişmeleri bir yana bırakmalıyız. Kesimler arasında bir rekabet, ya da başka bir şey var ise şimdilik onları ertelemeli. Duygu bulutlarını, heyecanlarını ertelemeli, daha yoğun ve sağlıklı düşünmeli.

Biliyoruz ki kimi güç çevreleri fırsat kolluyor.

Milletin gücü önemlidir. Büyük bir destan yazmıştır. Ama bu güç de bir yere kadardır.

İktidar özellikle şu zamanda çekişme ya da tartışma alanlarını iyice daraltmalı. Bu milletin birbirinin desteğine gereksinimi var. Kimse kimseden daha güçlü değildir.

Darbe teşebbüsü aşamasında siyasal partilerinin büyük çoğunluğunun birlikteliği sevindirici. Bunu güçlendirmeli. AK parti, CHP, MHP, Saadet ve diğerleri. Türkiye’nin, özellikle şu zamanda gereksinimi var.

Kimsenin küçümsenmesine ve ötelenmesine hiç gerek yok. Çünkü en küçük gibi görünen unsurların bile bir değeri var şu zamanda.

Millet olma bilincinin oluşması için de önemlidir bu durum.

Güçlerin birleşmesi gerekiyor. Bu güç Türkiye ile sınırlı kalmamalı. Bizimle birlikte olabilecek kimler varsa onlar da halkaya dâhil edilmeli.

Birbirimize eleştiri ve kritik etme haklarımızı saklı tutalım. Gerekirse ileride bunu gene yaparız. Yapılmalı da. Zaten en büyük sorunlarımızdan biri, birbirimize olan kritik etmelere tahammülsüzlüğümüz.  Eleştiri bir düşmanlık değildir. Dışarıdan bakılınca görülen eksiklerin söylenmesi rahatsız etmemeli

Şu kritik zamanda da bunun zamanı değil. Çünkü çok ciddî ve önemli bir süreçten geçiyoruz.

Ordu bu milletindir. Gücüdür. Güvencesidir. Zayıflaması milletin gücünü yitirmesine neden olur.

Diğer kurumları şu aşamada hedef tahtası haline getirmemeli. Çünkü bir yanda güneydoğu sorunu, bir yandan emperyalizmin baskısı ve oyunları, bir yanda iç çatışmalar, Müslümanların birbirine vurdurulmaları. Ne yandan bakarsak bakalım sorunlar. Bunları azaltmanın, gidermenin yollarına bakılmalı.

Millî heyecan, ruh, maneviyat güçlendirilmeli.

Sokak heyecanını da artık daha soğukkanlı hale getirmekten başka bir seçenek yok. Hamaset, yığınlar için bir moral ancak bir yere kadar. Derin düşünmeliyiz ve bilinçli olmalıyız.

Ama çok önemli bir sorunumuz. Bizim kutsal değerlerimiz demokrasinin kurbanı oluyor. Yeni putumuz, inanç ve değerlerimiz demokrasi tartısında. Bunu ayrıca ele alacağız.

Allah sonumuzu hayra çıkarsın.