Değişen ve yozlaşan toplumla beraber çocuklarımız da aslında bize ait olmayan bir hayatı yaşamaya zorlanıyorlar. Televizyon ve sanal ortamlar sayesinde giderek önemli saydığımız kültürel ve ahlâki değerlerden daha da uzaklaşıyorlar.

Bizler ise bütün bu gerçeklere gözümüzü kapatarak çocuklarımızın gelecekte bizleri temsil edeceğine, dünyayı çok daha güzel bir hale getireceklerine inanıyoruz. Halbuki böyle bir yaşantı beraberinde çocuklarımıza duygusuzluğu, bencilliği, şiddeti öğretiyor.

İşte bu nedenle çocuklarımıza sahip çıkmalı, kaybolmaya yüz tutan dini ve ahlâki değerlerimizi öğretmeliyiz. Peki bunun için ne yapmalı, nerden başlamalıyız

Kur an-ı Kerim, ALLAH tarafından tüm insanlığa indirilmiş olan ilahi bir kitaptır. İnsanlara yol gösteren, karanlık yolları aydınlatan en önemli rehberdir. Bu nedenle öncelikle Müslüman olduğunu iddia eden her anne-babanın, Kur an-ı Kerim den ALLAH ın emirlerini öğrenmesi ve bunu hayatına da yansıtarak çocuklarına örnek olması gerekmektedir. Doğru konuşmayı nasihat eden bir anne-babanın, kendisini arayan birisi için "Burda olmadığımı söyle!" dedirtmesinin, çocuk nazarında anlamı ne olacaktır

Kur an-ı Kerim eğitimi konusunda dikkat edilmesi gereken en önemli şey, Kur an-ı Kerim in, çocuk için en uygun zamanda, doğru ve anlaşılır ama korkutmadan, sevdirerek öğretilmesidir. "Öyle yapma günah!", "Bir daha yaparsan ALLAH seni cehenneminde yakar..." gibi ifadelerden kaçınmalı, Kur an-ı Kerim i gerçeklerden uzaklaşmadan fakat onların anlayabileceği bir şekilde anlatmalıyız.

Kur an-ı Kerim in insanlara verdiği sorumlulukları çocuklara aktarırken izlenebilecek bir yönteme göre:

1. Adım, çocuğa her işin başında besmele çekmeyi öğretmektir. Bu, çocuk için önce refleks halini alır; zaman içinde bu davranışın, yapılan işlerin ALLAH rızasına uygunluğunun gözetildiği, ALLAH ın gücüyle desteklendiği açıklaması yapılırsa, çocuk için anlamı daha da netleşecek ve ALLAH ile arasında daha güçlü bir bağın oluşmasına neden olacaktır.

2. Adım şükretmektir. Çocuklarımıza, yapılan bir iyiliğin sonucu olarak nasıl karşımızdaki kişiye teşekkür ediyorsak, ALLAH a da bize verdiği nimetler için teşekkür etmemiz gerektiğini anlatabiliriz. Bu ifadeyi hayata geçirmek için de yemeklerden sonra "Elhamdülillah" diyerek başlayabiliriz.

3. Adım infaktır. Şükür eylemini içine sindiren bir çocuk, hayatın ve tüm nimetlerin sahibinin ALLAH olduğunu bileceğinden, kendisine ALLAH ın emaneti olarak verilen para-mal-dünya nimetlerini yine   ALLAH yolunda harcamaktan çekinmeyecektir. Çocuklukta ALLAH için vermeye alışan, elindeki imkanları birer emanet olarak gören ve bu emanetin hakkını ödemeyi bir görev bilen çocuk, hayatının tüm evrelerinde bu davranışı tekrarlayabilir.

4. Adım Rabbi tanımadır. Çocuklarımıza, insanın son derece zayıf yaratılmış bir varlık olduğunu, bununla beraber yaratılmış her şeyin oluşturulmasının, korunup kollanmasının, kısacası bu düzenin bir sahibi olması gerektiğini düşündürtmeliyiz.

5. Adım ibadetlerin yeri-yönüdür. İbadetin ne olduğu, ne için yapılması gerektiği çocuklara net ve anlaşılır bir dille açıklanmalıdır. Çocuklar sadece bir korkutma mekanizmasıyla ibadete yönlendirilmemeli, kazanımlar ve müjdeler de ibadeti açıklamada kullanılmalıdır.

6. ve son Adım yardım talep etme mahiyetidir. Çocuklarımıza, ihitiyaçlarını giderirken yardım aldıkları insanları ya da eşyaları kabul edip teşekkür etmeleri gerektiğini ama esas gücün ALLAH ta olduğunu, bu yardımlar yüzünden duyulan minnetin, ALLAH a duyulan minnetten fazla olmaması gerektiğini anlatmamız gerekir.

Bütün bu adımları çocuklarımıza karşı ne kadar dikkatlice uygulamaya çalışırsak çalışalım, esas yapmamız gereken bütün bunları öncelikle kendi içimize sindirmemiz, yaşamamız ve böylece onlara örnek olmamız gerektiğidir.