Nedendir bilinmez, her anne baba en zeki, en yetenekli,

en sağlıklı çocuğun kendisinde olmasını istiyor. Çevrenizde hiç gördünüz mü

orta zekâda, orta seviyede, ortalama ahlakta, ortalama sağlıkta çocuğa sahip

olmak isteyen ebeveyn Ben görmedim!

İnsan canlısının genel anlamdaki zihinsel kapasitesine

Zekâ denilir. Zekâ, kişinin muhakeme yeteneği ve yargılama yetisi olarak da

tanımlanabilir. Kişinin zeki olduğunu gösteren bazı kriterler vardır. Normal

zekâ, konuşurken doğru sözcükleri doğru yerde kullanmak, çağrışımların yerli

yerinde gelmesi, sayısal işlemleri kolaylıkla yapabilme, birbirine benzer

görünen nesneleri zorlanmadan ayırt edebilme, soyut düşünebilme, gözünde

canlandırabilme, geçmiş tecrübelerini yeni olaylara adapta edebilme,

sosyal/toplumsal olaylarda fikir yürütebilme, geçmişe bakarak gelecek hakkında

süreç analizi yapabilme gibi işlevlere sahip olmayı gerektirir. Kriterleri

gözden geçirdiğinizde, kendinizde pek çoğunun doğal olarak işlediğini fark

edeceksiniz, endişelenmeyin!

Çocuğum, üstün zekâlı olabilir mi

Şimdi sıra geldi Acaba benim çocuğum üstün zekâlı

olabilir mi merakınızı gidermeye.  

Yapılan pek çok çalışma üstün zekâlı çocuğun doğuştan

itibaren farklılık gösterdiğini söylüyor. Yaşıtlarına göre daha ağır, daha uzun

olduklarına dair. Kişisel kanaatim bunun olması gerekmiyor yönünde.

Üstün zekâlı çocukların algılarının çok güçlü olduğunu

biliyoruz. Genelde takıntılı davranışla karışan tavırları var. Örneğin

takıntılı çocuklar kıyafetlerinin etiketinden, dikişinden rahatsız olur. Benzer

şekilde üstün zekâlı çocukların da dikiş izi veya etiketlerden rahatsız

olduklarını görüyoruz. Burada ayrıştırıcı tanı, genel olarak başka

takıntılarının olmaması yönünde. Kaygı bozukluğuna veya obsesyona giden

rahatsız oluşlara temizlik, titizlik, üzerine su damlamasından rahatsız olma

gibi farklı etmenler de ekleniyor çünkü.

Yemek beğenmeme, dondurmanın tadını geçen yıldan ayırma,

sütünün markası değiştiğinde içmek istememe, daha önce bayılarak yediği

mantının lezzetini tutturamadığınız için reddetme vb. gibi ilginç

hassasiyetleri olabiliyor. Duyuları o kadar hassas ki, iki farklı zamanda

yapılmış aynı ürünün tat ve koku farklılığını hemen hissediyor anlayacağınız.

Bu çocuklar basit matematiği, okumayı yazmayı

kendiliğinden öğrenir. Annenin veya babanın eğitim çabası olmaksızın gelişir bu

süreç. Sizin karşınıza alıp verdiğiniz eğitimlerden, okul öncesi eğitim

programları uygulayarak geliştirdiğiniz çocuktan farklıdır işleyiş, burası

önemli yani. Yoksa tüm çocuklar çaba sarf ettiğinizde öğrenir. Üstün zekâlı

çocuğa bir şey öğretmeniz gerekmez. Ortalıkta gezinirken öğrenir.

Hafıza ve dikkati gelişmiştir

Uzun süre belirli bir faaliyetin üzerinde yoğunlaşabilir.

Daha önce gördüğü şeyleri unutmaz veya kolay hatırlar. Algısı çok iyidir.

Pek çok konuda akıl yürütebilir. Yolda gördüğü insanlar,

haberlerde duyduğu olaylar ve sizin yorumunuz gibi pek çok sosyal konuda fikir

üretebilir. Olanları izlediğinde akıl yürütmeye başlar. Hatta çok kere onun gerisinde

kaldığınızı düşünürsünüz. Burada geride kalış durumu önemli. Bazı anne babalar

maalesef kendisini geliştirmek ve dijital çağın çocuklarına yetişmek konusunda

o kadar geri kalmış durumda ki, normal zekâya sahip çocuğunu üstün zekâlı

zannediyor. Düşünün! Biz çocuğun gerisinde kalırsak, onu ileri gitmiş

zannederiz. Ebeveyn zaten iyi durumda ve ona rağmen çocuğunun gerisinde

hissediyorsa üstün zekâdan bahsedebiliriz.

Yaşıtlarına göre konuşma yetenekleri ve kelime hazineleri

gelişmiştir. Gerçi bazı üstün zekâlı çocukların asosyal ve konuşmayı sevmeyen

yapı içinde olduklarını söylemek de mümkün.

Bu çocuklarla sorun yaşadığınızda onlarla gerçeği

konuşarak sorunu çözmeniz kolaydır. Farklı konulara ilgisi olan, araştırmayı

seven yanları öndedir. İnanılmaz hayal gücü ile sizi şaşırtır veya Saçmalama

oğlum/kızım dedirtir.

Çok kereler dikkatleri kolay dağıldığı, hızlı

öğrendikleri için kolay sıkıldıkları, derste sorun çıkarıyor göründükleri,

aşırı hareketli olma eğilimi sergiledikleri için şikâyet edilen çocuklar

şeklinde bize getirilirler. Sınıfın yaramazı olma ihtimalleri yüksektir.

Burada ayrıntı önemli! Her yaramaz çocuk üstün zekâlı

değildir. Tek başına üstün zekâlı olması övünülecek bir durum değildir. Önemli

olan çocuğumuzun duygusal farkındalığının geliştirilmesi ve meraka dayalı

olumsuz davranışlarının doğru şekilde kanalize edilmesidir.

Bana sorarsanız iyi kanalize edilmemiş bir üstün zekâ

sorunlu olabiliyor. Duygusal donanımı yüksek, empatik duyguları gelişmiş normal

zekalı çocukların çok daha mutlu ve başarılı olduklarına defalarca şahit oldum.

Nice üstün yetenekli çocuğun ise heba edildiğine üzüldüm.

(Bu konuya perşembe günkü yazımda devam edeceğim...)

Sevgiler...