Başlığa bakıp Cumhuriyet in CHP ye has olduğu gibi bir düşünceye sahip olduğum sanılmasın. Maksadım CHP Genel Başkanı Baykal ın Cumhuriyet in 85. yılı kutlamalarının Ankara ayağında Anıtkabir deki törenlerin dışında kalanlara katılmamasına dikkat çekmek istiyorum. Çünkü, Anıtkabir dışında Baykal ne Hipodromdaki halka açık törene, ne de Meclis teki kutlamaya katılmamıştır. Yani Baykal hem Meclis i hem de halkı protesto etmiştir. Buna bakarak acaba "Bizim bildiğimiz Cumhuriyet ile CHP nin anladığı Cumhuriyet birbirinden farklı mı " diye sormadan edemiyorum.

CHP ve Baykal  Cumhuriyeti korumak adına sistemi temelinden sarsan bir takım eylemleri şimdiye kadar sergileyip gelmişlerdir. Hatta darbeler bile belli bir zihniyetin temsilcileri tarafından sivil destek bulmuştur. Bir diğer ifade ile Baykal ve bazı CHP lilerin söylemlerine bakıldığında Cumhuriyetin tek savunucu ve koruyucusu  onlar, onların dışında kalanlar ise sanki Cumhuriyetin temel ilkeleri ile mücadeleyi kendilerine iş edinmişler. CHP böyle bir görüntü vermeye dikkat eder. Bunun için halkın iradesi ile oluşan Millet Meclisi ndeki aritmetiğin değişmesine, hatta bazı partilerin Meclis dışına itilmesine bile rahatlıkla destek verebilirler. Onlar için Cumhuriyetin korunması esastır.(!) Bu noktada her seferinde  "Hangi Cumhuriyet " sorusu hep cevapsız kalmıştır.

Halbuki Meclis in olmadığı, halkın iradesinin tecelli ettiği bu kurumun ortadan kalktığı bir rejime Cumhuriyet denebilir mi Adı Cumhuriyet olsa bile demokratik bir Cumhuriyetten söz edilebilir mi

Dikkat edilirse Baykal ın protesto ettiği iki toplantıdan birisi Cumhuriyetin temelini oluşturan Millet Meclisi nde diğeri ise halkın huzurunda yapılıyor ve CHP Genel Başkanı bu iki yerde de bulunmuyor. Halksız  ve Meclis siz bir Cumhuriyet mi istiyor Sayın Baykal

Eğer böyle bir arzu ve hevesi varsa  istenen rejim ve sahip çıkıldığı ve korunduğu ileri sürülen Cumhuriyet kesinlikle demokratik bir Cumhuriyet olamaz. Halkın olmadığı ve halkın temsilcilerinin oluşturduğu bir Meclis in bulunmadığı Cumhuriyette sadece demokratik özelliğini kaybetmez sosyal ve hukuk devleti özelliğini de kaybeder. Bu bakımdan Cumhuriyete sahip çıkmak Meclis e  sahip çıkmak ve halk iradesine saygı duymakla mümkündür. Anayasamızda sıralanan Cumhuriyetin niteliklerinden geriye sadece laiklik ilkesi kalır. Acaba, Baykal için Cumhuriyetin demokratik, sosyal ve hukuk devleti özellikleri laiklik ilkesi yanında hiçbir anlam ifade etmiyor mu Elbette bu soruların cevabını Baykal verecek durumdadır ve kendisine göre izahlar da getirebilir. Ancak, Baykal ne söylerse, nasıl bir gerekçe bulursa bulsun Meclis i  ve halkı boykot anlamına gelebilecek tavrını haklı gösteremez.

Elbette herkesin kendine göre Cumhuriyet anlayışı farklı olabilir. Ancak Cumhuriyetin olmazsa olmaz şartlarını bir kenara iterek Cumhuriyetçilik yapmak çelişkiler yumağından öte gitmez.

Çünkü Cumhuriyeti kuran irade egemenliğin millete ait olduğunu ve egemenliğin millet tarafından seçtikleri eliyle kullanılacağını her fırsatta tekrarlamıştır. Bu husus Meclis oluşurken de Cumhuriyet ilan edilirken de ısrarla vurgulanmıştır. Bir bakıma Cumhuriyet millet egemenliği demektir. Milletin egemenliği demek olan Cumhuriyeti de milleti bir kenara iterek milletin seçtiklerinin oluşturduğu Millet Meclisi ni boykot ederek oturtmak mümkün değildir.

Yıllardan beri yaşadığımız çelişkilerin sanıyorum temelinde de CHP nin kendine has Cumhuriyet anlayışı yatıyor. Çünkü CHP zihniyetinde millet iradesi fazla bir anlam ifade etmiyor. Bir bakıma bir milletin  Cumhuriyet adına bir takım hakları rafa kaldırılabilir. Sanki Cumhuriyet insanımızın hak ve özgürlüklerini kazanması, idarede millet iradesinin egemen olması için ilan edilmemiş de bir kısım CHP zihniyetinde olanların iktidarı sürekli ellerinde bulundurmaları için ilan edilmiş gibi bir görüntü ortaya çıkıyor.

CHP kendisini bu çarpık ve eksik Cumhuriyet anlayışından kurtaramadığı sürece demokrasinin yerleşmesi hususunda atılan tüm adımların önünde ciddi bir engel oluşturmaya devam edecektir. Ancak; CHP ve yandaşları isteseler de istemeseler de bu millet özgürlüklerine sahip çıkmaya devam edecektir. Bunu darbelerin ardından demokrasiye her geçilişte göstermiştir. Milletimiz en ağır şartlarda bile kendisini hafife alanlara ve özgürlüklerini kısıtlayanlara gereken cevabı vermiştir.

Elbette Baykal ve CHP nin Cumhuriyet anlayışı kendilerine aittir. Ancak, sergiledikleri Cumhuriyet anlayışı kesinlikle demokratik değildir. Demokratik bir Cumhuriyet anlayışına sahip olmayanların Cumhuriyet koruyuculuğuna kalkışmaları ise sadece milletimizin kafasını karıştırmaktadır.