Kuzey Iraka girdik giriyoruz, sınırın ötesindeki PKKkamplarını yerle bir edeceğiz derken  günlerden beri içeride çatışmalar sürüyor. Her geçen gün iç ve dış bağlantılı bir başka ihanet ile karşılaşıyoruz. Birgün Dağlıcada verdiğimiz 12 şehit ve 8 kayıp saldırısının planlayıcısının geçmişte TSKda astsubay olarak görev yapmış daha sonra istifa ederek terör örgütüne katılmış bir kişi olduğunu öğreniyoruz. Bir başka gün dağlarda sürdürülen operasyonlar sonucunda terör örgütü mensuplarının kaçarken götüremedikleri uzun menzilli 50 adet ABD ordusuna ait silahın ele geçtiği haberini alıyoruz .

Aslında PKKterör örgütü mensuplarının elinde ABDsilahları olduğuna dair haberler ve bilgiler yeni değil. Irakın işgalinden önce de sonra da bu haberleri alıyorduk. Bunun da ötesinde PKKterör örgütü mensuplarının ABD ve AB ülkelerince desteklendiğini artık bilmeyen kalmadı. Bu gerçek biline biline ABDyi stratejik müttefik ilan edenlerin aymazlığını anlamak mümkün değil.

Özellikle de Irakın ABDtarafından işgalinin ardından  PKKnın gemi azıyla aldığı, binicisi olan ABDyi de artık takmadığı haberleri gelirken, Türkiyenin tüm isteklerine rağmen ABD, terör örgütüne karşı koruyucu tavrını sürdürmeye devam etti.

İşte bu ABDnin Başkanı ile Başbakan Erdoğan 5 Kasımda bir görüşme yapacak. Bu görüşmede elbette pek çok şey konuşulabilir, karara bağlanabilir. Ancak, karşınızda samimi olmayan bir muhatap varsa konuşmaların bir sonuç vermesini beklemek biraz saflık olmaz mı

Söz gelimi bu görüşmede Bushtan PKKnınelindeki silahların izahını isteyebilecek misiniz Diyelim ki istediniz. ABD bu silahları geri toplayabilecek mi Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da PKK, askerlerimize karşı saldırılarını yine elindeki ABDsilahları ile südürmeyecek mi

Mesela sınır ötesindeki teröristlere karşı ABD ile birlikte operasyon yapılması sağlanabilecek mi Barzaninin Irak merkezi hükümeti ve ABD ile birlikte Kuzey Iraktaki PKK kamplarının sökülüp atılması talebine bir cevap gelecek mi Hadi diyelim ki geldi. Gelen cevabın samimiyetine, uygulamaya konulabilirliğine Türkiye olarak nasıl inananacağız İnanabilecek miyiz

ABDnin bunca ihaneti ve Türkiyeye karşı ikiyüzlü politikaları biline biline nasıl güvenip de harekete geçeceğiz

Hem madem sınır ötesi operasyon için ille de Bush ile görüşmek gerekiyorduysa şimdiye kadar niçin beklendi Niçin 25 Ekim de değil de bu görüşme 5 Kasıma atıldı Bu tarihi Amerika mı, yoksa Türkiye mi belirledi ABDbelirlemiş ise bu teröristlere zaman kazandırmak için ABDnin yeni bir hilesi olmasın

Biliyoruz ki, sınırötesi operasyon için Meclisten karar alınmasının ardından bir süre bekleyen Kuzey Irak bölgesel yönetimi günler sonra sınırda yığınak yapmaya başladı. Başlangıçta böyle bir yığınak yapmaya gerek görmeyenler günler sonra acaba ABDnin isteği ile mi harekete geçtiler Diyelim ki 5 Kasım da Bush ile görüşmenin ardından Türkiye sınır ötesi harekat yapma kararı aldı. PKKkamplarında kimleri bulacağını ve bombalayacağını ümid ediyor Teröristler Türkiye gelip vursun diye bu kamplarda bekleyecekler mi Bu kamplar şimdiye kadar özellikle silah bakımından boşaltılmış değil mi

Geldim geliyorum diye günlerce konuşup durmanın ve özellikle de sınır ötesi operasyonun 5 Kasımdaki Bush-Erdoğan görüşmesinin ardından gündeme gelebileceğinin en yetkili ağızlardarn açıklanıyor olması içerideki teröristleri ve bunların dış destekçilerini en azından bu tarihe kadar rahatlatmış olmuyor mu

Asker değilim ama, bağıra bağıra sınır ötesi operasyon yapılır mı Türkiyenin niyeti Irakın belli bir bölümünü işgal olmadığına ve sadece teröristleri temizlemek olduğuna göre bunun için ani baskın gerekmez mi Bir anda öldürücü darbeyi vurmak şart değil mi

Gerçekten 5 Kasım da Buşh ile ne görüşülecek Ne sonuç alınacak