Rabbimiz, Fatır süresinin dokuzuncu ayetinde rüzgarları
gönderenin, bulutları kaldıranın, yağmurları yağdıranın, onunla ölü toprakları
diriltenin Allah olduğunu haber verir.
Ahirette dirilişin de böyle olacağını söyler.
Güz mevsiminde dalından koparak toprağa gömülen,
yaprakları kefen yapan çekirdek ve danelerin bahar mevsiminde canlandığını
görüyoruz bu aylarda.
Toprağın kanı kaynıyor, içinde sakladığı çekirdekleri
çatlatıyor ve çiçeğe dönüştürüyor.
Siz ne durursunuz. Hemen dışarı çıkın ve içinizdeki
dostluğu arkadaşlığı, insanlığı, Arifliği, zarifliği gülücüklerinizle, bal gibi
tatlı, gül gibi güzel sözlerinizle kokunu yayınız dünyaya.
Bugün, çok sevdiğiniz bir dostunuzu ziyaret ediniz.
Bugün, kırgın olduğunu bir yakınınızın gönlünü alınız ve
kırıldığı yeri muhabbetle sarınız.
Bugün, bulunduğunuz şehirde İslami hizmetlerini takdir
ettiğiniz birini ziyaret ederek sevginizi artırınız.
Birbirine yan bakan iki arkadaşın veya iki kabilenin veya
iki fraksiyonun, veya iki cemaatin ileri gelenlerinden iki kişiyi ziyaret
ediniz ve ihtilaflı konuyu hiç açmadan ikisinin de iyi hizmetlerini ikisine de
anlatıveriniz.
Bugünler havada fitnenin en çok estirildiği günlerdir.
Kızgın insanların söylediklerine inanmayın, kırılmayın,
onun kızdığı insanlara da darılmayın.
İkisinin de güzel hizmetlerini gözünüzün önüne getirerek
çirkinlikleri iyilikler içinde eritmeye çalışın.
Bugün, yaşadığınız şehirde İslam a en katı şekilde
düşmanca tavır alan birini ziyaret ediniz ve iyi taraflarını gündeme getirerek
İslam düşmanlığını yumuşatınız.
Bu hafta, bulunduğunuz şehrin hapishanesinde kimsesi
olmayan bir mahkumu ziyaret edin ve ihtiyacını sorun.
Bu hafta içinde yakınlarınızdan bir hastayı ziyaret
ediniz.
Hastanız yoksa şehrinizdeki bir hastaneye giderek
ziyarette bulunun ve hiç bir şey yapamazsanız dilinizle gönlünü ferahlatın.
Bak, bak etrafına bak.
Şurada bir arı, papatyayı ziyaret ediyor.
Çiçek açmış elma ağacını ziyaret ediyor.
Elmanın aşılanmasını sağlıyor, ona faydalı oluyor ama ona
zarar vermeden balını topluyor.
Ziyaretlerinizde hem alan hem verensiniz.
Bu alıp verilenler, topraktan bitmez, eczahanelerde
satılmaz.
Mahallenizde zor durumlar yaşayan, günlük ekmeğe muhtaç
olanlardan birinin yardımına koşunuz.
Evin reisi sarhoş mazeretlerinin ardına saklanarak
cimrileşmeyin.
Evin zaruri ihtiyaçlarını karşılamak isteyenler güçleri
oranında mahallenin bakkalına para verip filan aile bu kadar alış-veriş
yapabilir deyin ve bu durumu o aileye de haber verebilirsiniz.