Şimdi bir soru ile başlamak istiyorum. Kime mi Ülkede kim futbolla ilgileniyorsa, ne kadar otorite varsa ve de en önemlisi Galatasaray teknik adamlar grubu ve futbolcularına bu soru. Soru şudur: Kaleci Muslera’yı bir kenara bırakalım, ey geri kalanlar; sizler ki ünlü takımlarda ve ünlü milli ekiplerde forma giymektesiniz, o halde nasıl oluyor da bir maçta toplam 22 defa ofsayta düşüyorsunuz: Bu çok ciddi bir durumdur. Bu, bir futbol takımını oluşturan oyuncuların giderek futbol bilgisinden uzaklaşmaya başladıkları demektir neredeyse... Hele hele Drogba gibi bir elemana hayret ettim. Hadi Burak zaten Trabzonspor’dan başlayarak nice rekorlar kırdı, ama diğerleri Bu arada Yılmaz Vural’a da sormak gerek. Bu ofsayt taktiği de nereden çıktı Hangi süratli savunma oyuncularınla buna döndün Bilica ile dersen sen ondan daha çabuksundur o göbeğinle... Özetle tam bir futbol faciasına tanık olduk diyebilirim. Ben böyle diyeyim de ünlü otoriteler övgü yağdırsınlar.

Galatasaray, Karabük’teki gibi frenlerini sağlama almış, topu garanti oynayarak puan kaybı riskine girmeden oynayacaktı. Ama o da ne Rakip, savunmasını santraya kadar çıkartıyor ve derin topa zorlayıp ofsayt tuzağı hazırlıyor. Siz de onca yıldızlar bu tuzağın içine rahat rahat düşüyorsunuz. Oysa böylesine bir rakibe karşı oyunu kenarlara taşıyıp, mümkün mertebe derine top atmamak gerekli. Ya da en zeki oyuncunuza top kullanma yetkisi vermelisiniz. Ayrıca topa hamle edecek hücumcular da dikkatli biçimde yardımcı hakeme bakacaklar. Bakacaklar ki, ofsayt çizgisini ayarlayabilsinler. Ama bunların hiç biri yapılmadı. Galatasaray dikine ve zaman zaman çabuk, zaman zaman da bir iki pas sonrası ileriye top kullandı. Sanırım yardımcılar bayrak çekmekten, orta da düdük çalmaktan yorulmuşlardır.

Goller tamamen stoper armağanlı idi. Önce Bilica, sonra da Dany ciddi armağanlar sundular. Drogba’nın vuruş tekniği de iki golde ön plana çıkarken, maçın adamı olarak yine Melo öne çıktı. Bir ön liberonun sistemde neleri dikkat alarak oynaması gerektiğini bir kere daha sergiledi. Hani aklıma sezon başından beri Melo’ya etmedik laf bırakmayanlar geliyor da, şimdiki methiyelerini okuyup, dinledikçe tüylerim diken diken oluyor. Sonuçta Galatasaray, bence hiç de ummadığı bir maç oynayarak şampiyonluk yolunu biraz daha kısalttı.