Yanılmıyorsam Galatasaray’ın Mersin İdmanyurdu’na takıldığı maçtan sonraki yazımın başlığını tekrarlıyorum. Bu defa da ön libero hesabı ve dolayısıyla kurulan hatalı orta saha Bağdat’a gitti geri geldi...

Evet, geçen sezonun üç kupalı ve formasında dördüncü yıldızı ilk takan takımı Galatasaray, ne içeriden, ne de dışarıdan iyi yönetilmiyor. Ve de en sonunda 35 bin seyirci herkesi istifaya çağırıyor. Çok doğal...

Açalım... Melo bu takımın vazgeçilmez tek adamı idi. Ama o da bir insandı ve en sonunda yaşı itibarıyla futbolu bırakacaktı. Yani Galatasaray’da kalsaydı da bu olacaktı. O halde O halde hemen yerine, benzerini ararsın. Ve Galatasaray futbol dünyasında tek bir Melo benzeri yokmuş gibi bunda da karavana attı. Melo son dakikalarda giderken, Hamza acaba “yahu ben şimdi kimi orada oynatsam”  diye düşündü mü Diyelim ki Selçuk vardı. O zaman Selçuk’un orta alandaki alternatifi kimdi Selçuk bir gün ceza alabilir veya sakatlanabilirdi. O halde Cevaplar saçma... En çarpıcı olanı da Hakan Balta... Hakan’ın geniş çevrede ne kadar çabuk hırpalanacağını tahmin edemedin mi Hamza kardeş Bu Sneijder’in sol kenarda bundan önceki İtalyanlar yüzünden ne kadar ezildiğini ve takıma hiç katkı yapamadığını görmedin mi Eee o halde ne işi vardı ilk yarıda oralarda. Hem de o takımın en etkili silahı geriden gelip vuran Juan Fran karşısında... Belli ki dersini iyi çalışmamışsın. Ya da çapın bu kadar... Emre’yi 36. dakikada, yani 2-0’la iş bittikten sonra seyirciye yuhalatıp çıkartmak sence doğru muydu Bir on dakika daha sabredip veya Sneijder’i ortaya çekip onu Juan Fran’ın üzerine vererek en azından devre arasını bekleyemez miydin

Galatasaray, Şampiyonlar Ligi ilk raundunu grubun favorisine karşı kaybetmiştir. Yani aslında skor olarak hasar büyük değildir. Ama takım kurgusu, oyun biçimi ve oyuncu seçimleri yanlıştır. Bu böyle devam ederse, bundan sonraki rauntların da kaybı kimseyi şaşırtmamalıdır. İşte buna ülke futbolu adına üzülürüz. O zaman önce sağlam savunma, yani topun arkasında zamanında birikme ve sonra da rakibin bırakabileceği derinliklere kontra hücumlar... İşte keklik gibi gözükmesine rağmen Astana karşısında bile...