Televizyonların yaz dönemi suskunluğu sona erdi Dolgu amacıyla üretilen diziler, yerlerini ağır ağabeylerin ve ağır jönlerin rol aldığı yepyeni dizilere terk etti Tanıtım fragmanlarını izliyoruz Kadir İnanır, Fatma Girik, Aydan Şener yeni dönemde dizilerde boy gösterecekler Bu arada geçtiğimiz dönemde reyting rekorları kıran ve yaz dolayısıyla tatile giren diziler de ardı ardına arzı endam etmeye başladılar. Kurtlar Vadisi, Yaprak Dökümü gibi Kısacası önümüzdeki dönemde yine televizyon ekranları prime time kuşağından başlayıp gece yarısına kadar dizilerle dolup taşacak. Daha önce bir yazımızda ifade ettiğimiz gibi, "Dizi manyağı olup çıkacağız" Peki, bu tür bir televizyonculuk anlayışı "makbul olan televizyonculuk" şekli midir Sürekli ifade ettiğimiz gibi, bu tür diziler hayattan kopuk olan diziler Bir eli yağda bir eli balda işadamlarının arızalı aşk ilişkileri Gayri meşru yaşantıları Tuzu kuru tiplerin nerde akşam orda sabah yaşantı tarzını içselleştirmeye yönelik senaryolar Sığ, düzeysiz, boş yapımlar Sadece oyuncularının yeteneklerine yaslanarak yola devam eden, hayattan kopuk, gerçek hayatı okumaktan aciz ürünler

Aslında, temel işlevi enformasyon olan medyanın, eğlence kültürüne yaslanan yönü Eğlence kültürünü de, insanları uyutan, zihinlerini boşaltan, rıza üreten, düşünmeyen, analiz etmeyen tipte insanlar kurgulamak için kullanan bir yöntem. Sürekli ekran karşısında, beğendiği dizideki entrikalarla yatıp kalkan, gerçek algısı kaybolmuş, dünyayı ve ülkeyi okumaktan aciz bir izleyici tipi.

Bizler Dallas dizisi döneminin çocuklarıyız TRT nin bu diziyi yayınladığı dönemlerde, sokaklar bile boşalır, insanlar ekran karşısında kötü adam JR ın o bölümde yapacağı entrikalarını merakla izlerlerdi. Gün gelecek bizim de özel televizyonlarımız olacak ve her birinde JR ın entrikalarını yaya bırakacak madrabazlıklar, üç kağıtlar, gayri meşru ilişkiler yaşanacak deselerdi, belki de o dönem inanmazdık. Ama maalesef durum böyle Artık, bizim dizilerimizde de algıları, böyle bir renkli dünyanın frekanslarına ayarlı, kötülükleri, ahlaksızlıkları, pespayelikleri "dizi senaryosudur" diye izleyen bir kitlemiz var Kötülük sıradanlaştı Ahlaksızlık, gayri meşru ilişkiler içselleştirildi Nereye gidiyoruz

Evlerimizin en mutena köşesine koyduğumuz televizyonlarımızdan artık, odalarımıza renkli camın arkasından ahlaksızlık akıyor Ürettikleri sanal dünyalarla gerçeklik algımızı bozmaya çalışanlar, ruhumuzu kirletiyorlar, bedenlerimizi bambaşka bir hayat tarzının içine doğru sürüklüyorlar. Onlar gibi düşünüp, onlar gibi olabilmenin yöntemleri öğretiliyor Yaşamın ta kıyısında bir nesil geliyor Bu renkli dünyayı bizlere albenili şekilde pazarlayanlar, hayat standartlarımızı, yaşantımızı, dünya görüşümüzü değiştiriyorlar İnsana dair ne varsa, vicdan, duygu, güzellik törpüleniyor, örseleniyor Benliğimize püskürtülen zehir, bir sarmal gibi toplumu örümcek ağıyla beziyor Günün 24 saati, sanal bir gerçeklikte yaşayan insan kitlesi oluşturuluyor Şairin dediği gibi, "Sallayıverince celep sopasını, katılıverirsin sürüye" felsefesiyle, herşeye eyvallah çeken, televizyon kültürüyle dünyasını kurgulayan beyni uyuşturulmuş bir kamuoyu oluşturuluyor Ve bu kamuoyuna, bu dünya aracılığıyla arzulanan herşey yukardan dikte ediliyor. Bu gidiş nereye