Tarih yaprakları 25 Mayıs 1995'i gösterdiğinde Avrupa'nın göbeğinde eşine az rastlanır bir vahşet sahneleniyordu. Savaş öncesi 'Gençlik Günü'nü kutlamak için Tuzla'daki Slana Banja Parkı'nda toplanan onlarca sivil, saniyeler içinde kan gölüne dönen o meydanda can verdi. Yürekleri dağlayan o karanlık gecenin üzerinden tam 31 yıl geçse de, toprağa düşen 71 canın acısı Balkanlar'da ilk günkü tazeliğini koruyor. Gözyaşlarının sel olduğu anma törenlerinde, adalet arayışının yarım kalması nedeniyle kurban yakınlarının öfkesi büyük, akıllarda ise hala o cevapsız sorular var.

Acılı Babanın Yıllar Sonra Gelen Katılımı

Ülkenin kuzeydoğusundaki Tuzla kentinde düzenlenen törenlere bu yıl üst düzey bir katılım sağlandı. Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı ve Boşnak üyesi Denis Becirovic ile Konsey'in Hırvat üyesi Zeljko Komsic'in çelenk bırakarak dua ettiği anıt önünde, hüzün dolu anlar yaşandı.

Kameraların çevrildiği asıl isim ise o meşum saldırıda henüz 2,5 yaşındayken hayattan koparılan minik Sandro Kalesic'in babası Dino Kalesic'ti. Yıllardır protokol törenlerinden uzak duran acılı baba, basına yaptığı açıklamada "Sanırım delegasyonların bulunduğu ve çelenk bırakılan bu törensel bölüme ilk kez katılıyorum." ifadelerini kullanarak, aradan geçen 31 yılın içindeki fırtınayı dindiremediğini kaydetti.

Ozren Dağı'ndan Ölüm Yağdı

Boşnak hafızasında 'Kapiya Katliamı' olarak kazınan o dehşet anı, saatler tam 20.55'i gösterdiğinde başladı. Sırp birliklerinin Ozren Dağı'ndaki mevzilerinden ateşlenen ağır toplar, parkta baharın ve gençliğin tadını çıkaran sivillerin tam ortasına düştü.

Resmi kayıtlara göre saniyeler süren kanlı saldırıda 71 kişi olay yerinde can verdi, 200'den fazla sivil ise ağır yaralandı. Şarapnel parçalarıyla yaralanan kurbanların büyük bir kısmı hayatlarının geri kalanını bedensel engelli olarak geçirmek zorunda kaldı.

Katliam Emrini Veren Komutan Sırbistan'da Firari

Tüm bu yaşanan vahşetin hukuki boyutu ise kurban yakınlarının vicdanını sızlatmaya devam ediyor. Şehri bombalama emrini bizzat veren dönemin Ozren Dağı'ndaki Sırp birlikleri komutanı Novak Djukic, Bosna Hersek Mahkemesi tarafından birinci dereceden azmettirici olarak yargılandı ve 25 yıl hapse mahkum edildi.

Ancak adalet çarkları burada skandal bir kararla sekteye uğradı. Bosna Hersek Anayasa Mahkemesi cezayı bozarak 20 yıla indirince, Djukic yargıdaki bu tarihi boşluktan anında faydalandı. Sözde tedavi bahanesiyle ülkeyi terk eden Sırp komutanın, 2014 yılından bu yana vatandaşlığının bulunduğu Sırbistan'da elini kolunu sallayarak 'özgürce' yaşaması hesapları tamamen şaşırttı.

Kaynak: Haber Merkezi