PKK‘lı teröristlerce kaçırılan 12 öğretmenden 11‘i serbest bırakılırken asker öğretmen olan Mehmet Gözbaşı‘ndan henüz bir haber alınamıyor. Bölgedeki kaçırma olayları öğretmenler arasında ‘bizi de kaçıracaklar mı‘ şeklinde tedirginliğe yol açtı.
PKK‘lı teröristlerce öğretmenlerin kaçırılması, bölgede görev yapan öğretmenleri tedirginleştirdi. Diyarbakır‘ın Lice İlçesi merkez ve köylerindeki öğretmenler, okul gidiş-gelişlerinde yaşadıkları psikolojiyi anlattı.
Köy okullarında görev yapan öğretmenler genellikle ilçe ya da şehir merkezlerinde yaşamayı tercih ediyor. Bunun için de okula kiraladıkları servis aracıyla gidiyor. Her gün aynı güzergâhın kullanılması ve servisin öğretmenleri taşıdığının bilinmesi öğretmenleri ‘hedef olma‘ psikolojisine itiyor.
3 öğretmen daha serbest
PKK‘lı teröristlerce kaçırılan 12 öğretmenden 3‘ü de önceki gece serbest kalırken PKK‘lı teröristlerin kaçırdığı öğretmenlerden sadece Mehmet Gözbaşı serbest bırakılmadı. Asker-öğretmen olan Gözbaşı‘ndan ise henüz bir haber alınamadı. Diyarbakır‘ın Lice İlçesi‘ne bağlı Çavundur Köyü‘nden kaçırılan öğretmen Remzi Savaş, Hazro İlçesi‘ne bağlı Çiftlibahçe Köyü‘nden kaçırılan öğretmen Ahmet Ürün, Lice İlçesi‘ne bağlı Dolunay ve Birlik köylerinden kaçırılan öğretmenler Tekin Çakır ve Talip Maçin, Elazığ‘ın Arıcak İlçesi Yoğunbilek Köyü İlköğretim Okulu‘nda görevli öğretmenler Gökhan Yıldız, Abdullah Karan, İhsan Sarıkaya ve İsmail Yücel serbest bırakılmıştı. Önceki gün de Lice‘de kaçırılan öğretmenlerden Tubay Yalçın, Ümit Eşer ve Merdal Aksoy serbest bırakıldı. Mehmet Gözbaşı‘ndan ise hâla bir haber alınamıyor.
Asker öğretmenden haber yok
Kayseri‘nin Yahyalı İlçesi nüfusuna kayıtlı olan Mehmet Gözbaşı, öğretmenlik mesleğine 2 yıl önce başladı. Askerlik görevini Lice‘nin Baharlar Köyü‘ndeki okulda öğretmen olarak yerine getiren Gözbaşı, kaldığı okul lojmanından teröristlerce kaçırılmıştı. Ailesi ve nişanlısı gelebilecek iyi haberi bekliyor. 22 Eylül‘de kaçırılan Gözbaşı, daha birkaç ay önce nişanlanmıştı.
Üçünün de ortak noktası var
Lice‘nin Birlik köyünden kaçırılan ve önceki gün serbest bırakılan 3 öğretmenin ortak noktaları var. Öğretmenlerden Tubay Yalçın (20), Ümit Eşer (29) ve Merdal Aksoy‘un (26) nüfuslarının Lice nüfusuna kayıtlı olduğu ve ücretli öğretmenlik yaptıkları öğrenildi.
İsimlerinin açıklanmasını istemeyen bazı öğretmenler endişe ve korkularını şöyle dile getirdi:
Okula taksiyle gidiyorum
Okula servisle gitmekten korkuyorum. Tedirginliği üzerimden atamıyorum. Okula taksiyle gidip geliyorum. Öyle daha güvenli olabileceğini düşünüyorum.
Kaçıracaklar diye korkuyoruz
Servisle okula gidiş-gelişlerde yolda yoğunluk gördüğümüzde ‘acaba yolumuzu mu kesecekler‘ diye korku içindeyiz.
Atandık diye sevinemedik
Üniversiteyi bitirdikten sonra uzun uğraşlar (KPSS‘ye hazırlanıp) verip öğretmen olarak atandık. Tam atanabilmenin sevincini yaşayacakken kaçırma eylemlerinin meydana gelmesi, atandığımıza pişman etti.
Öğretmenler zarar görmesin
Kaçırılan öğretmenlerin serbest bırakılması yönünde sürekli çağrıda bulunduklarını belirten İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır yöneticilerinden Emin Ermin, "Sivil kesimin mağdur edilmesine karşıyız. Kaçırılan öğretmenlerin zarar görmeden ailelerine teslim edilmeleri gerektiği yönünde sürekli çağrıda bulunduk" dedi. Ermin, hâla serbest bırakılmayan tek öğretmen Mehmet Gözbaşı‘nın serbest bırakılması için aracılık yapabileceklerini söyledi.
3 ayda 3 öğretmen değişti
Atması Yapılmayan Öğretmenler Platformu (AYÖP) Diyarbakır Sorumlusu Özgür Karğı, 2008 yılından bu yana atama beklediğini, bu durumun psikolojilerini olumsuz etkilediğini söyledi. Ücretli öğretmenliğin kaldırılıp yerine kadrolu atama yapılması gerektiğine dikkat çeken Karğı, ücretli öğretmenliğin eğitime darbe vurduğunu şöyle anlatıyor: "Diyarbakır‘da 2 ay ücretli öğretmenlik yapmıştım. Öğretmenin birinin tayini başka bir ilçeye çıkınca yerine ben ücretli öğretmen olarak başladım. Henüz daha iki ay geçmişti ki benim yerime eş durumundan dolayı atama yapılan bir öğretmen arkadaş geldi. Yani bir eğitim dönemi olan 3,5 ay da öğrencilerin üç farklı öğretmeni oldu. Bu, eğitimin içinde bulunduğu durumu gösteriyor."





