Sarı Kovboy Donald Trump ve bebek katili Binyamin Netanyahu dünyayı ateşe verdiler...

- Bu konu önemli mi? Elbette önemli! Konuyu konuşmalı mıyız? Elbette konuşmalıyız'

Siyonistler ve Haçlı Birliği İslam düşmanlığı konusunda el ele verdiler!

- Bu konu önemli mi? Elbette önemli! Konuyu konuşmalı mıyız? Elbette konuşmalıyız'

Dünyanın hemen her noktasında Müslümanlara yönelik zulüm, kan ve gözyaşı var!

- Bu konu önemli mi? Elbette önemli! Konuyu konuşmalı mıyız? Elbette konuşmalıyız'

Silah baronları tüm dünyayı yok etmek için adeta el birliği etmiş durumdalar!

- Bu konu önemli mi? Elbette önemli! Konuyu konuşmalı mıyız? Elbette konuşmalıyız'

Hayat pahalılığı aldı başını gidiyor! Önlem alınmıyor!

- Bu konu önemli mi? Elbette önemli! Konuyu konuşmalı mıyız? Elbette konuşmalıyız'

Emekliler ve asgari ücretliler sürünmeye devam ediyor!

- Bu konu önemli mi? Elbette önemli! Konuyu konuşmalı mıyız? Elbette konuşmalıyız'

Yukarıdaki konuların tümü birbirinden ehemmiyetli!

Elbette gündemimizde yer alacak bu hususlar...

Ancak önemli başka konular da var; pek konuşulmayan, pek gündeme gelmeyen...

Bunlardan birisini hemen iletelim, siz okurlarımıza

SANİYEDE ÜÇ OLİMPİK YÜZME HAVUZU BÜYÜKLÜĞÜNDE BUZUL ERİYOR!

Son bulgulara göre...

Saniyede üç olimpik yüzme havuzu büyüklüğünde buz erimeye devam ediyor.

Mevcut buz kütlesi küresel tatlı suyun yaklaşık %70’i kadar su depoluyor ve 2 milyardan fazla insan, önemli bir tatlı su kaynağı olarak buzul ve kar erimelerine bağımlı durumda yaşıyor.

2050’ye kadar, buzul alanlarının üçte birinde buzulların tamamen yok olması bekleniyor.

İklim değişikliğine bağlı olarak buzulların artık gözle görülür bir şekilde erimeye başlaması nedeniyle Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu konu hakkında farkındalığı ve koruma çabalarını artırmak amacıyla, geçen yıl 21 Mart tarihini “Dünya Buzullar Günü” olarak kabul etmişti.

İlan edilen bu "gün", buzulların hidrolojik döngünün ayrılmaz bir bileşeni olarak önemini ve hızlanan erimelerinin iklim, çevre, insan sağlığı ve sürdürülebilir kalkınma üzerindeki ciddi etkilerini vurgulamayı amaçlıyor.

Yanı sıra dünya ekosisteminin donmuş haldeki su kısmını sağlayan kriyosferinde meydana gelen değişimlerin ekonomik, sosyal ve çevresel etkilerine dair küresel farkındalığı artırmak da hedefleniyor.

Şu bilgiler de önem arz ediyor;

Buzullar dünyanın bir tür donmuş nöbetçileri gibi görev görüyor.

Önemli tatlı su rezervleri olmasının yanı sıra milyonlarca insan için su sağlama, deniz seviyelerini düzenleme ve biyoçeşitliliği destekleme gibi bir işleve de sahip.

BU DONMUŞ DEVLER TEHDİT ALTINDA!

Küresel sıcaklıkların artması buzulların endişe verici bir hızla geri çekilmesine neden oluyor.

Bu durum su kıtlığına, deniz seviyelerinin yükselmesine ve sel ya da heyelan gibi doğal afetlerin olasılığının artmasına yol açıyor.

Çevresel sürdürülebilirlikteki kritik rollerine rağmen ulusal uyum politikaları buzulların yok oluşuna çözüm için yeterli değil.

Dünyada şu anda 275 binden fazla buzul mevcut ve bu buzullar yaklaşık 700 bin kilometrekarelik bir alanı kaplıyor. Ayrıca mevcut buz kütlesi küresel tatlı suyun da yaklaşık %70’i kadar su depoluyor.

2 milyardan fazla insan, yani yaklaşık olarak Çin ve ABD nüfuslarının toplamından daha fazlası, önemli bir tatlı su kaynağı olarak buzul ve kar erimelerine bağımlı durumda.

Buzulların süregelen gerilemesi küresel deniz seviyesinin yükselmesine etkide bulunuyor. Bugün deniz seviyesi 1900 yılına göre yaklaşık 20 cm daha yüksek. Tehlikenin boyutu öyle büyük ki, 2050’ye kadar, mevcut buzul alanlarının üçte birinde buzulların tamamen yok olması bekleniyor.

Bu durum hem buzullara yakın hem de uzak topluluklar ile kıyı bölgelerinde yaşayan nüfus için su kaynakları açısından risk oluşturuyor.

Muhabir: Rıza Yayladangel