Amerika iki asırdan biraz fazla geçmişi olan bir devlet. Kızılderililerin topraklarında zorla kurulmuş, kurulabilmesi için katliam yapılmış, çok kan akıtılmış bir devlet. Kuruluşundan bu yana kan üzerine refahı bina eylemişlerin vatanı. Afrika dan gemilerle zorla getirilen insanlar yıllarca Amerika yı kalkındırmak için kanla yoğurulmuş ter akıttılar. İnsan yerine konulmadılar, hayvandan daha aşağı görüldüler yıllarca. Tüm dünyaya hak hukuk dersi veren Amerika kendi vatandaşı olan siyahi insanlara bunu çok görüyordu. Uzun mücadeleler sonucunda bir kısım haklar elde etseler de hâlâ gereken saygıyı ve değeri kazanabilmiş değiller. Kara kıtanın Amerika da yaşamına devam eden Kara insanları. Onlara hep Zenci dendi.
Gelişmekte olan ülkelere örnek gösterilen, ulaşmak için bizim de can attığımız bir yer. Yıllar önce Özal ın Küçük Amerika olacağız söylemi hâlâ kulaklarımızda çınlamaktadır. Dünyada nerede ihtiyacı olan bir şey varsa ya idarecilerini elde ederek ya da bizzat işgal ederek kazanmanın yolunu seçmiş bir ülkedir Amerika. Petrole mi ihtiyacı var hemen Irak ı işgal eder, stratejik öneminden dolayı Afganistan a bir bahane ile saldırır. Orta Asya da üsler kurar, Arap ülkelerinin pek çoğunun idarecisini kendine bağlar. Hep haklı olan Amerika dır.
İşte bu Amerika da geçtiğimiz günlerde St. Louis Ferguson da bir polis 18 yaşında siyahi bir genci öldürünce ortalık yine karışıverdi. Kısa zamanda ülke geneline yayılan protesto eylemlerinde polis ve askerlerin müdahalesi ise oldukça sertti. Hani bizim Taksim de meydana gelen olaylara sürekli tepki gösteren ve polisi orantısız güç kullandığı için eleştiren batı medyası ve devlet erkânı Amerika daki gösterilerdeki orantısızdan da öte müdahalelere nedense ses çıkartmıyordu. İşin daha da tuhafı eylem bizde olunca 24 saat yayın yapan küresel haber kaynakları konu Amerika olunca neredeyse bahsetmiyorlar bile. Daha önce siyahi vatandaşlarının toplu eyleminden ürken Amerika nın zenci başkanı sonuçlarını çok iyi bildiğinden her eylemi bastırmak için ne gerekiyorsa yapıyor. Ne insan hakları dinliyor ne de demokratik hak tanıyor. Keskin nişancıların boy gösterdiği, savaşa gider gibi giyinmiş askerlerin olduğu, eylemleri bastırmak için medyaya bile yasak koyan, sosyal medyaya engel getiren, toz ve gaz içerisinde kalan göstericiler, gözaltına alınan gazeteciler, sokağa çıkma yasağı kısaca ne ararsanız var Amerika da şuanda. Fakat bizim bu konular hakkında pek fazla malumatımız yok. Haber ağını elinde bulundurmak bu olsa gerek. İşine yaradığı zaman haber bombardımanına tutulan insanlar, işine gelmediğinde ise haber kırıntısı bulmak bile neredeyse imkânsız. Gerçi cayır cayır yanan İslam beldeleriyle bile sadece göstermelik ilgilenenlerin, günlerce Gazze ye ölüm yağdıran zalim devleti kınamakla geçiştirenleri dünyanın lideri olarak görenlerin Amerika nın kendi vatandaşlarına uyguladığı vahşetle işi olmaz biliyorum. Onlar kafelerde nargile dumanında cihanşümul fikirleriyle yoğrulurken kafenin dışındaki hayattan bihaberdirler.
İşin ilginç yanı demokrasi havarisi kesilen kesimlerin sesinin çıkmaması. Ne doğru düzgün bir açıklama, ne bir kınama, ne bir destek çağrısı hiçbir şey yok. Adeta üç maymun oluverdiler. İnsan haklarından dem vuranlar oradakileri insan olarak görmüyorlar zannedersem. Yoksa mutlaka çıkar bir açıklama yaparlardı değil mi
Minik bir tebessüm
Tavsiye
Temel Dursun a dert yanıyormuş:
- Dursun un evlenmek için hangi kızı anneme gösterdiysem bir türlü beğendiremedim. Demiş. Dursun da:
- Sana bir tavsiye. Öyle bir kız bul ki aynı annene benzesin. Göreceksin annen ona bayılacak.
Bu tavsiyeden sonra Temel aramış taramış zor da olsa bir kız bulmuş ki; görünüşü, konuşması, giyimi her şeyi aynı annesi.
Bir müddet sonra Dursun Temel e rastlayınca sormuş:
- Ne oldu annen kendisine benzeyen kızı beğendi mi Temel derin bir iç çekmiş:
- Dursun annem dediğin gibi kıza bayıldı ama bu sefer de babam kızdan nefret ediyor.
İlgilisine notlar:
Bir Hak davaya makam ve menfaat düşüncesiyle girenlerin veya nefsi ve dünyevi hesaplarla yan çizenlerin; cehenneme atılmak için kendilerine başka günah aramaları gereksizdir. Prof. Dr. Necmettin Erbakan
Kendisine hayrı olmayan kimsenin başkasına hayrı olmaz. İnsan kendisi için hayır işlemez, kendisine iyilik yapmazsa, insanlar da ona hayır ve iyilik yapmaz.