Seçimler siyasi partiler için hasat zamanıdır. Tüm çalışmalarının oya tahvil edildiği dönemlerdir seçimler. Saadet Partisi ’nin diğer partilerden bir farkı vardır bu çalışmalar esnasında. Diğer partiler genel başkan eksenli ve medya destekli bir çalışma yürütürken Saadet Partisi mahalle ve sandık yönetimleri ağırlıklı bir faaliyetin içerisindedir. Elbette genel merkez seçimlerde ağırlık teşkil eder ve seçmene partinin vaatlerini aktarır ama seçmenin nazarında Saadet Partisi’ni, her gün karşılaştığı, selamlaştığı, iyi-kötü gününde yanında olan mahalle başkanı, yönetim kurulu ve sandık kurulu üyeleri temsil etmektedir. Yani Saadet Partisi denildiğinde o mahallenin seçmeninin aklına genel başkan, il, ilçe başkanından ziyade mahallesindeki teşkilat mensubu gelmektedir. Zaten partinin teşkilatlanma yapısı da bu şekildedir. En çok önem verilen birim sandık yönetimi olurken sırasıyla mahalle yönetimi, ilçe yönetimi, il yönetimi ve genel merkez gelmektedir.
Teşkilatlı bir çalışma teoride kolay olsa da uygulamada oldukça meşakkatli bir iştir. Belli bir disiplin içerisinde çalışmak bir yana bir de bazen zorlanılan bir işi de aynı disiplin içerisinde yapmak gerekir.
Gittikçe gelişen ve kalabalıklaşan şehirler teşkilatçılık açısında esasında başa çıkılması zor bir durumdur. Zira artan nüfus oranında partinin de teşkilatlarında çalışan insan sayısının artması gerekmektedir. İstanbul başta olmak üzere milyonluk şehirlerin yüz binlerle ifade edilen ilçelerinde on binlerle ifade edilen mahalleler bulunmaktadır. Hatta bazı mahallelerin nüfusu elli bini yüz bini bulmaktadır. Hal böyle olunca mahalle yönetimlerinin işinin ne kadar zor ve önemli olduğunu belirtmeye gerek yoktur herhalde. Ayrıca her seçimde güncellenen seçmen listeleri ve mahallenin değişen sandık sayıları de o mahalledeki sandık yönetimlerinin yeniden oluşturulmasını sağladığından mahalle teşkilatlarını hep zinde ve seçime hazır halde tutmaktadır.
Siyasi partilerin hele de devasa medya desteği yoksa seçmene ulaşması ancak teşkilat mensupları vasıtası ile olur. Şehirlerimizdeki betonlaşma ve giderek çok katlı bir hale bürünen yapılaşma çevre açısından olduğu kadar şehirde yaşayan için de sıkıntı oluşturmaktadır. Her yükselen bina aynı zamanda seçmenle teşkilat çalışanı arasındaki bir engeldir. Zamanında çat kapı gidilen gecekondu kocaman bir apartmana dönüşünce seçmene ulaşmakta da zorluklar yaşanması doğaldır. Önceden gecekondu olan bölgelerde seçmene yönelik yapılan çalışmalar daha sıcak bir atmosferde gerçekleşirken şehirleşmeyle birlikte bir prosedüre dönüşerek aradaki sıcaklığın bitmesine sebep olmuştur. Bu durum da teşkilatlı bir çalışma yürüten partiler için üstesinden gelinmesi gereken bir duruma dönüşmüştür.
Daha önce de ifade ettiğim gibi bazı mahallelerde teşkilat mensupları yeterli gelmediğinden hatta bazı mahallelerde bir tane olduğundan faaliyetler istenilen vaziyette olmamakla birlikte o bir tanecik teşkilat mensubu (Mahalle başkanı/temsilcisi) Saadet Partisi’nin orada var olduğunun göstergesidir. Bu yüzden mühimdir o bir kişi. Mahallesinde bulunan yüzlerce binlerce sıfıra anlam katacak, onları olduğundan kat be kat değerlendirecek olan o bir kişidir. O bir kişi etkili çalışırsa seçmenler doğru şekilde bilgilendirilerek Saadet Partisi’ne oy vermesi sağlanırsa haliyle Türkiye ’nin en büyük partisi olacağından milli manevi kalkınma eşliğinde hem ülkemiz hem de içinde yaşayan bizler en güzel hizmeti alarak hak edilen düzeye erişeceğiz Allah’ın izniyle.
Mamafih her mahallede bulunan o birlere sahip çıkılmalıdır. Gerek teşkilat açısından gerekse seçmen açısından o birler korunup kollanmalıdır. Yok olmasına müsaade edilmemelidir. Geleceğin inşası o birler üzerine bina olunacağından değeri bilinmeli, çalışmalarına gereken destek sağlanmalıdır. Bugün bir olan bir mahalledeki yönetim kurulu zamanla teşkilat açısından gerekli olan 15 kişilik yönetime kavuşacak böylece çalışmalar daha kolaylaşacaktır.
Ve siz ey bulundukları mahallelerde kocaman ordulara bedel dava erleri! Sizler yese düşmeyin yakın bir gelecekte sizlerin ne kadar büyük işler başardığınızı ve değerli olduğunuzu tüm cihan öğrenecek. Sakın Okçular Tepesi’ndeki nöbet yerinizi terk etmeyiniz. Verdiğiniz söze sadık kalınız. Selam olsun sizlere…
Selam ve dua ile…
Minik bir tebessüm
Yanlış kararlar
Ustaya başarısının sırrını sormuşlar, iki kelime demiş:
- Doğru kararlar
Hepimizden farklı olarak, sürekli doğru kararları nasıl alabildiğini sormuşlar, tek kelime demiş:
- Tecrübe
İyi de kardeşim bu tecrübe denen şeyin sırrı ne diye sormuşlar. Usta deriiin bir iç geçirmiş ve şöyle demiş:
- Yanlış kararlar!
İlgilisine notlar:
“Zor bir yolda yürümek mecburiyetinde olan İnsanlar, yolda yürümeye başlamadan önce, gönüllerinde ve zihinlerinde yürümek ve yol almak zorundadırlar. Evvela, bu yolu ben nasıl aşarım? Korkusundan kurtularak yola çıktıklarında görürler ki, yol zor da olsa bir müddet sonra aşılmış yürünmüş ve hedeflenen yere gidilmiştir. İşte o zaman, insanların yüreklerinde, aslında yolun zannedildiği kadar zahmetli olmadığına ve bütün sıkıntılı yolların aşılabileceğine dair bir iman doğar.” Prof. Dr. Necmettin Erbakan
“Bir gerçeği savunurken, önce ona kendimiz inanmalıyız, sonra da başkalarını inandırmaya çalışmalıyız.” Hz. Ali
“Büyük başarılar, ancak başarabileceklerine inanan insanlar tarafında elde edilmiştir.” Warren Benis
“Dünyadaki en iyi işler, imkânsız olduğunun düşünülmesine rağmen yapılmıştır.” Dale Carnegie