Seçimleri geride bıraktık. Çok şükür ki öyle beklendiği
gibi büyük ve ciddi olaylara tanık olmadan. Ülke seçmeni acaba bilinçleniyor
mu Bundan çok emin değilim ama en azından ince ayar geçtik Pazar ı. Ülkeye
hayırlı olsun! İzin verirseniz bu seçim süreci ile ilgili küçük bir notum
olacak. Siyaseti sevmem ama dik durmak, haysiyetini korumak, söylediğinin
arkasında yaşamak ana prensibimdir. Buradan hareketle Sayın Deniz Baykal ın,
kurultayda 10 İSKİ ye bedel yolsuzlukla suçladığı Mustafa dostumuzun İstanbul a
aday gösterilişine, en azından parti içinde, tepki göstermeyip bir köşede
sinmesi beni çok rahatsız etti. Koca CHP nin yıllarca başkanlığını yapmış
kişiden söz ediyorum. Benden seçimle ilgili bu kadar... Nasıl köşe yazarları
zaman zaman spora dalıyor, biz de iki satır ettik canım...
Gelelim haftanın incisi voleybola... Voleybola neden bu
kadar daldım diye merak ediyorsunuz değil mi Eh, serde biraz oyunculuk var da
ondan... 1961-62 de okullararası İstanbul şampiyonu olan Saint Joseph de yedek
oyuncu idim dostlar. Neden direkt adam değil miydim Eh, takımda daha o yaşta
milli takıma giden kardeşlerim vardı da ondan. Kulakları çınlasın; Zürap,
Bircan, Kafa Şemsettin, Arap Asaf, Köylü Eşref falan... Bize servislerden, ya
da smaçlardan öteye kaçan topları yetiştirmek ve onların başarılarını bankta
izlemek kalıyordu.
Neyse, beş takımla finallere kalmıştık bu sezon
Avrupa da... Az bir süre önce Vakıfbank Bayan Takımı ve Halkbank Erkek Takımı
Kupa 1 de, yani Şampiyonlar Ligi nde finalde kaybettiler. Eczacıbaşı Bayan
Takımı da final-four da boy gösterdi. Bu hata sonu ise iki şampiyonluk ve bir
ikinci daha geldi. Fenerbahçe nin Bayan ve Erkek takımları Kupa 2 de ilk
maçlarda kazandıkları büyük avantajı şampiyonluk kupası ile süsleyerek büyük
mutluluk yaşattılar. Beşiktaş Bayan Takımı ise finale kaybederek gümüş
madalyayı boynuna taktı. Altı takımımız da aynı spor branşında Avrupa
dereceleri ile bize mutluluk yaşattıkları için bir kere daha kutluyorum.
Federasyonun parkede yabancı sayısını üçe çıkartmış olmasının sonucu mudur bu
başarılar, öyle de diyebiliriz. Oynuyor olabilmek hiç tartışmasız oyuncuya
konsantrasyon kazandırır. Ancak yarın milli takım bazında aynı başarıları
gösterebilecek miyiz İşte bunda biraz sıkıntım var. Hoş, bu takımlarımızdan
bir kaçı, Ünal başkan döneminde de yabancı sayısı iki iken de Avrupa
şampiyonlukları kazandı. İşte o süreçte milli takım da iş yaptı, başarılı oldu.
Meselem budur. Umarım milli takım bazında da aynı başarılar devam eder.
Ne dersiniz; Mancini üstadın(!) demeç furyasından da söz
edelim mi Boş verin derim. O işle Ünal başkan uğraşsın. Bu arada Beşiktaş ta,
Fenerbahçe de falan şimdiden transfer haberleri uçurulmaya başlandı. Hiç
yalandan insan öldüğüne şahit oldunuz mu Peki, günah mı Onlar daha iyi
bilirler, ben şimdilik izin isteyeyim. Sabah ola hayırlı ola...