Genç Düşünce dergisinin birinci yılı dolayısıyla düzenlediği Gençler Buluşuyor panel programı Bahariye Mevlevihanesi‘nde gerçekleştirildi. CEM İSKENDER ÖZBALI

Genç Düşünce dergisi editörü Salih Aydoğan‘ın moderatörlüğünü yaptığı panel Kur‘an-ı Kerim tilavetiyle başladı. İlköğretim ve ortaöğretim öğrencilerine yönelik yapılan programda ‘öğrencilerin okulla olan ilişkileri‘ tartışıldı. The Vesvese isimli skecin de yapıldığı programda Grup Vera, ezgiler ve Türk sanat müziğinin seçkin parçalarını seslendirdi. Programa yaklaşık 700 kişi katıldı.

POPÜLİST BİR ANLAYIŞ İÇERİSİNE GİRMEYECEGİZ

Programın açılışında konuşan Genç Düşünce dergisi yayın yönetmeni Sezgin Kızılkoca, popülist bir tutumda olmayacaklarını belirterek şöyle konuştu: "Bir dergiden ötesi diyerek yola çıktık. İlk sayıdan itibaren belli bir çizgiyi yakalama, bir derdi kelimeler arasına bölme ve genç kardeşlerimize hitap eden, her şeye sözü olan dergi olmasını istedik. Biz dergi ve dergiciliği bir iş olarak yapmıyoruz. Bunu kardeşlerimizle beraberliğimizi ve ortak yürüyüşümüzün vasıtası olarak görüyoruz. Hiçbir zaman popülist bir anlayış içerisine girmeyeceğiz" dedi.

ARKADAŞLIKLAR ÖNEMLİ

İnsan ve Medeniyet Hareketi Gençlik Başkanı Orhan Demiral, "Okulu ne yapsak sorusuyla, işi evi ne yapsak sorusu biz Müslüman gençler için önemlidir" diyerek başladığı konuşmasında,  "Okul, babanızın zoruyla gittiğiniz bir mekân mı? Yoksa gelecekte birçok güzelliğin temelini atığınız bir mekân mı?" sorusunu irdeledi. Demiral, okulların sadece eğitim verilen mekânlar olmadığını savunarak arkadaşlık ilişkilerine dikkat çekti.

İNSAN ZİNDANLARI BİLE GÜZELLEŞTİREBİLİR

"Okula gitmek istemenin bir yolu var mı?" sorusuyla konuşmasına başlayan Psikolojik Danışman Muhammet Öztabak; "Okul ne çağrıştırıyor; ders, sınav, karne, kara tahta, zil sesi, kopya...  Aklıma okul müdürüm, arkadaşlarım, öğretmenlerim geldi. Biz öğrenciyken okula bir hapishane, ailemiz de ‘biz seni okula gönderiyoruz‘ algısı içerisindeydi" değerlendirmesinde bulundu. Okula karşı olan algıların değiştirilebileceğini belirten Öztabak; "Okula bir mektep ya da vakit geçirilen mekân olarak bakılabilir. Ama biz mektep olarak bakmalıyız. Gençler şunu unutmamalı ki okuldan memnun olmak fiziksel yapıyla alâkalı değil. İnsan zindanlarda da olsa orayı güzelleştirebilir, güzel görebilir" dedi.

DERGİLER DE OKULDUR

Türkiye Dergi Editörleri Birliği Başkan Yardımcısı Mahmut Bıyıklı da eğitim ve öğrenimin okullardan ibaret olmadığını, hayatın her alanında bir şeylerin öğrenildiğini ifade etti. Dergilerin de okul olarak görülmesi gerektiğini belirten Bıyıklı; "Okullar sadece her sabah gidilen binalardan ibaret değildir. Dergiler de bir okuldur. Dergilerin okul olmasını şöyle özetleyebiliriz; Türkiye‘de öncü olan Necip Fazıl Kısakürek, Sezai Karakoç, Cahit Zarifoğlu, Nurettin Topçu gibi üstadlar dergileri okul olarak gördüler. Biz de dergileri birer okul olarak görürsek geleceğin Sezai Karakoç‘ları olabiliriz" diye konuştu.

Muhabir: Haber Merkezi