Sofralarımıza gelene kadar hangi aşamalardan geçiyor, bal?
Arıların çiçeklerden topladığı nektarın bala dönüşmesi, binlerce çiçeğin ziyaret edildiği ve kovan içinde titizlikle işlendiği kusursuz bir maharet…
İlahi emirle hareket eden arıların ortaya koyduğu ve işlediği bir bilinmezler devinimi…
Bu eşsiz serüven, ömür boyu çalışarak sadece bir çay kaşığı bal üretebilen bir işçi arının bitmek bilmeyen emeğiyle başlar…
İNANILMAZ AŞAMALAR
Balın üretimi ve kovandan sofranıza ulaşması şu inanılmaz aşamalardan geçer:
Nektar Toplama: İşçi arılar çiçeklerden nektar toplar ve bunu vücutlarındaki özel "bal midesinde" biriktirir. Bu süreçte enzimler nektarın yapısını değiştirmeye başlar.
Kovanda Aktarım: Kovana dönen arı, nektarı diğer işçi arılara ağızdan ağıza aktarır. Defalarca yapılan bu işlemle nektarın su oranı düşer.
Peteklere Yerleştirme ve Buharlaşma: İdeal kıvama gelen nektar altıgen balmumu peteklere yerleştirilir. Arılar kanat çırparak petek içindeki nemi tamamen buharlaştırır ve peteklerin üzerini balmumu ile kapatır.
Sağım ve Sofra: Üretici arıcılar, duman yardımıyla arıları sakinleştirerek petekleri kovandan alır ve süzme işlemiyle balı ambalajlar.
Doğal balın tarihi, Antik Mısır'a kadar uzanır ve kral mezarlarında bozulmadan bulunan 3000 yıllık ballar şifa kaynağı olarak bilinir…
PETEKLERDEKİ ALTIGEN’İN SIRRI NE?
Arılar, bal mumu gibi çok kıymetli bir salgıyı en verimli şekilde kullanmak ve peteklerinde en yüksek depolama alanını elde etmek için altıgen şekli tercih ederler.
Bu geometri, minimum malzeme ile maksimum hacmi sağlar ve duvarların ortak kullanılmasıyla iş gücünden tasarruf edilir.
Bir alanı eşit parçalara bölmek için en uygun geometrik şekiller üçgen, kare ve altıgendir.
Ancak eşit çevre uzunluğuna sahip şekiller kıyaslandığında, peteklere en fazla bal depolama imkânını ve en geniş iç hacmi altıgen sunar.
Arılar bal mumunu vücutlarında üretebilmek için çok miktarda bal tüketmek zorundadırlar.
Altıgenler birbirine kusursuz bir şekilde kenetlendiği için aralarından boşluk kalmaz ve her petek duvarı bitişikteki petekle ortak paylaşılır.
Bu sayede fazladan balmumu harcanmaz.
Bilimsel araştırmalar, arıların aslında petekleri ilk önce dairesel veya silindirik biçimlerde inşa etmeye başladığını göstermektedir. Ancak peteklerin yapımında kullanılan balmumu vücut sıcaklığı ile ısındıkça akışkan hale gelir ve petekler doğal fizik kanunları ile içgüdüsel dokunuşların birleşimiyle birbirine yaslanarak altıgen formunu alır.
NASIL YANİ! MÜHENDİS ARILAR!
Arı bu matematik ve mühendislik bilgisini nereden biliyor?
Çok ilginç değil mi?
Ayrıca boşluk bırakmadan yan yana dizildiği için hem çok sağlam oluyor hem de arı hiç malzeme israfı yapmamış oluyor.
Küçücük bir arının bunu hesaplayıp planlaması elbette kendi bilgisiyle mümkün değildir.
Sahi, arı nasıl matematik biliyor?
Kur’ân-ı Kerîm’de Allah (cc), “Rabbin bal arısına vahyetti (ilham etti)...” buyurur. (Nahl Sûresi: 68-69).
Arılar yuvalarını nasıl yapacaklarını, çiçeklerden nasıl nektar toplayacaklarını ve peteklerini nasıl öreceklerini Allah’ın (cc) ilhamıyla bilirler.




