Vefat eden değerli insanların ardından yazı yazma adetim

yoktur.

Onları ancak rahmetle anmayı tercih ederim.

İnsanlara sevgilerimizi, saygılarımızı sağlıklarında sunmayı

tercih eder ve tavsiye ederim.

1965 doğumlu Berna hanımefendi 10 Şubat 2013 günü vefat

eder.

Allah rahmet eylesin, mekanını cennet kılsın.

Ben kendisini sağlığında tanımış, komşuluk yapmış ve

başarılarını sağlığında takdir ettiğim için vefatı üzerine o yazımı

tekrarlıyorum.

“TANIDIĞIM ÜNSÜZLER” isimli esrime de aldığım bu yazımı

buyurun Berna hanımefendinin binlerce özellik ve güzelliklerinden bir kaçını

okuyun da siz de öyle olmaya gayret ediniz.

Yazının başlığı “ZAMANLA YARIŞAN KADIN” idi.

“Sokak çocuklarına barınak, iş ve aş temini için çok çalıştı

ve birkaç tanesinin kurtuluşunu da sağladı.

Çocuk esirgeme kurumlarındaki çocukları ziyaret ederek

onlara hediyeler götürerek bir saatliğine de olsa analık sevgisini tattırmaya

çalıştı.

Değerli eşi, benim okul arkadaşım. Onunla beraber beş tane

çocuklarının eğitimine de çok özen gösterdiler. Hem ilmi hem de ahlaki yönde

çocuklarına örnek oldular.

Kızı İmam-Hatip okulunu bitirdikten sonra başörtüsü

nedeniyle üniversiteye gönderemedi ama kızıyla beraber açık öğretim fakültesini

bitirdiler.

Çocuklarının yanında kimsesiz kedilere de yardım elini

uzattı ve onları çocukları gibi besledi.

Diksiyon derslerine katıldı. Çok başarılı oldu ve bir

radyoda çok sevilen bir programı senelerce başarıyla devam ettirdi.

Sırpların, batı desteğiyle Bosna’ da katliamlar yaptığı

yıllarda, Bosna’ya yardım kampanyalarında aktif görevler aldı, kermesler

düzenledi.

Tezhip kurslarına katıldı. Tezhip sanatının genel hatlarını

ve renklerini öğrendi. Bu sanat yolunun çok uzun yıllar alacağını gördü ve

kursu bıraktı ama arkadaşları ve hocası tarafından çok çalışkanlığıyla anılmaya

devam etti.

Kendi iş yerlerinin ve çocuklarının bilgisayar ihtiyacını en

iyişekilde karşılamak için bilgisayar kurslarına katıldı ve belgesini aldı.

Bilgisayarı çok seri kullanabilmek için on parmakla daktilo

yazmasını öğrendi.

Hocam bu kadar zamanı nereden buldu Demeyin.

Daha bitmedi. İkindi üzeri evine gelecek komşulara pasta

hazırlayamadığından şikayetçi olan komşu kadına da bir tepsi pastayı fırında

yaptığıyla gönderdiği bir olur.

Komşu kadının eşiyle çocuklarıyla beraber yola gideceklerini

öğrenirse hemen onlara bir yol yiyeceği hazırlar ve onlar yola çıkarlarken “Yol

azığıdır, lütfen kabul ediniz” der ve selametle onları uğurlar.

Radyodan “Dikkat dikkat…….grubu kan aranıyor” anonsunu

duyduğunda hemen o hastahaneye koşup karşılıksız kan verir.

Sokak sakinlerinden hastalanan kadınlarla ilgilenir.

Hastahaneye gideceklerin, geleceklerin yardımına koşar, hasta ziyaretlerini

yapar. Hastahaneden eve geldiklerinde hiç değilse telefonla hatır alır.

Birinin evi yandı haberini aldığı anda hemen kendi evinden

ve komşulardan bir şeyler toplar ve yine bir komşunun arabasıyla oraya koşar.

Başörtüsü sorununun çözülmesi için her zaman ve zeminde

destek verdi. Yürüyüşlere katıldı. Açık oturumlara katıldı. Radyodan yayınlar

yaptı.

Hocam bir kadın bu kadar işi yapacak imkanı olsa bile zamanı

bulamaz demeyin.

O, bu arada seçme şiirlerden birde kendi sesiyle okuduğu

kaseti piyasaya sürdü.

Çok sevdiğim, değerli, başarılı, hareketli, okulda iken hem

tiyatro eseri yazan hem de oynayan, mezun olduktan sonra hem öğretmenlik, hem

işadamlığı yapan bir arkadaşımın eşi olan bu hanım efendi, yirmi dört saatinin

her anında İslâm’a göre yaşamaya çalışan ve çocuklarını da örnek bir Müslüman

olarak yetiştirmeye gayret gösteren bir hanım efendidir.

Tembel insan ise, akşama kadar yüzünü yıkamaya, ev

elbisesini giymeye zaman bulamadan akşam olurmuş ve hiç çıkarmadığı pijamasıyla

tekrar yatağa girermiş.

Çalışana zaman da zeminde bulunurmuş ve de bereketlenirmiş.

Rabbimiz, İnşirah süresinde zorlukları yenmemizi ve bir işi

yaptığımızda hemen bir başka işe sarılmamızı emreder. Bir işte yorulduğunuz

zaman başka işe başlayarak dinlenebilirsiniz. Deneyin ama önce Kur’ana kulak

verin:

“Şüphesiz zorlukla beraber kolaylık vardır.

Elbette zorlukla beraber kolaylık vardır.

O halde bir işi bitirince hemen (başka işe) sa¬rıl.

Ancak Rabbine rağbet et.” (İnşirah süresi 5,6,7,8)”

İsterseniz bu sürenin tefsirini benim telif ettiğim “ŞİFA

TEFSİRİ” nden bir okuyuverin. İsteme telefonu (0212) 5111085 Cantaş Yayınevi.