“Uygarlıklar -nominal olarak- 1000 yıl ömürlü canlılardır.

`ERGİNLİK TEORİSİ’nin bir gereği olarak, -nominal olarak- 150 yılda erginliğe

ererler. Yani, kendi kendilerinin ihtiyaçlarını karşılayabilir, problemlerini

çözebilir hâle gelirler. Yeni uygarlık ADİL DÜZEN prensipleri üzerine

gelişecektir ama maddi unsurlar henüz hazır değildir. Bu uygarlığın

uygulanabilmesi için gerekli olan ve bana göre olmazsa olmaz unsuru,

bilgisayarın, hem teknolojisi ile hem de yazılımları ile başta sosyal hayatımız

olmak üzere, hayatın her noktasına uygulanmasıdır. Bu konuda olması gerekenin

henüz çok gerisindeyiz. Benim ömrümün buna yeteceğini de sanmıyorum… /

Matematik her yerde vardır da, fizik her yerde aynı kural ve formüllerle

işlemez. Öklid geometrisi uzayda kâfi gelmez. Newton fiziği atom altı

boyutlarda işlemez. Küçük ortaklıklarda psikolojik etkiler, büyük ortaklıklarda

sosyolojik etkiler geçerli olur. Küçük ortaklıklar ve küçük işletmeler eski,

büyük ortaklıklar ve büyük işletmeler ise yenidir ve daha çok bugünkü Batı

medeniyetinde tezahür etmiştir. Gelecekte ekonomik veya sosyal olan her şey her

an `ONLİNE/CANLI’ olacak, izlenebilir ve tepki koyulabilir olacak ve ancak o

durumda `ADİL DÜZEN’ kuralları işleyebilecektir…

Uzun bir aradan sonra, yeniden ekonomik girişimlerin

başladığını görüyorum. Yapmak, hiçbir şey yapmamaktan elbette iyidir. Yukarıda

saymaya çalıştığım ve sayamadığım kriterlere göre İKİ noktayı vurgulamak

istiyorum: 1. BAĞIMSIZLIK VE GÜDÜMLÜLÜK / Her teşebbüs bir müteşebbisi gerektirir.

Görünürde her teşebbüsün ayrı bir müteşebbisi vardır ama gerçek müteşebbis

üstat Karagülle olarak görünmektedir. Aynı anda birkaç işi yönetebilen insanlar

vardır ama üstadın yaşı (85) buna mânidir. Tüm detayları müteşebbisler değil,

üstat tanımlamaktadır. Teşebbüslerini laboratuar ortamında yapmakta, denemekte

ama onu kendisine bir meslek ve geçimlik olarak yapmamaktadır. Bu durumda ise

görünen müteşebbisler, sadece onun projelerini uygulayan memurlara dönüşecek ve

girişim sadece laboratuar koşullarında denenmiş olacaktır. Her müteşebbis,

neden o işi yapmak istediğini, o konudaki deneyimlerini ve nereye varmak

istediğini bize ve halka kendisi anlatmalıdır. Yazısı iyi değilse onu

düzeltecek arkadaşlar bulunacaktır ama onun yerine yapacağı işi başkası

anlatmamalıdır. Müteşebbis o işin delisi olmalı, o konuda kendini yetiştirmeli

ve o iş onun hayatının merkezi olmalıdır. Böyle bir müteşebbis görünmemektedir.

2. SÜBVANSİYON/DESTEK / İster gerçek kişi, ister tüzel kişi

olsun, bütün ekonomik işletmeler piyasadaki rekabet koşullarına tâbidir.

İşletmeye emek koyan kişiler geçimlerini bu emek karşılığında elde etmeliler ve

işletmeyi geliştiremezlerse aç kalacaklarını bilmeliler. Bu bilinçte olmayan

kimseler ekonomik savaşı kazanamazlar. Emeğin en alt unsurları bu bilinç

düzeyinde olmayabilir ama en azından müteşebbis bu bilinçte değilse, ona

yapılan sübvansiyon bittiğinde teşebbüsün ölümü de kaçınılmazdır. İlânihaye

devam eden bir destek ise işletmeyi ekonomik bir İŞLETME olmaktan çıkarır, onu

VAKIF yapar. Bu ise hedeflenenin tamamen dışına çıkma demektir. /

Saygılarımla.” / Hüseyin Kayahan

Evet, Adil Düzen Çalışanı Hüseyin Kayahan arkadaşımızın

yazdıkları böyle; üstadımızın değerlendirmeleri gelecek yazıda. Uzun zamandan

beri bu kadar keyif aldığım bir değerlendirme okumamıştım. Nitekim ben de kısa

bir değerlendirme yazdım: “Bugün sabah namazında İstanbul şartlarında iş için

yollara düştüm ve bu saate kadar (21.00) gerçekten yoruldum... Bilgisayarın

başına ilmî çalışmalar için oturdum ama aaah yorgunluk... Dinlenmek için

www.akevler.org sitemize girdim... Sitemizi açtığımda ilk baktığım yer ilmî

makaleler oluyor... ALLAH herkesten yani yorumlar yazanlardan razı olsun;

HÜSEYİN kardeşten ayrıca ve özel olarak razı olsun... Uzun zamandır bu kadar

keyifli bir yazı/değerlendirme okumamıştım; hepinizin yazdıklarını keyifle

okudum... Okudum ve bugüne kadar yaşadıklarımızı, yapmaya çalıştıklarımızı,

deliliklerimizi düşünmeye başladım... Tayibet kardeşin de dikkatini çektiği

üzere, 47 yıllık deliliklerimizi düşünmeye başladım... Üç-dört sene önce

üstada, `Ben yeni deliliklere karar verdim’ deyişimi hatırladım... Nitekim

bugünkü yorgunluğum da işte bu delilikler peşinde geçti... ALLAH delilerimizin

adedini ve teşebbüslerini artırsın... ALLAH cümlemizi deliliklerde muvaffak

eylesin... Âmin” (Devamı var.)