HEM Ramazan ve hem de Kurban Bayramı’nda birçok mesaj ve uyarılar vardır. Onları alanlara ne mutlu.

Ramazan Bayramı’nda gücü yerinde olanlar fitre vererek en az bir gün yoksul kişileri doyurma bahtiyarlığına ulaşırken zaman zaman yoksul kişilere harçlık verilmesi gerektiği mesajını da almış oldular. Bayram namazında fazladan tekbir getirerek diğer günlerde getirdikleri veya dinledikleri 426 tekbirle birlikte 448 defa ALLAH-Ü EKBER (Allah en büyüktür) dediler. Öyle ise, “Allah en büyük olduğuna göre her şeyden önce onun emir ve yasaklarına riayet edilmesi gerekir” mesajını aldılar. İşte bu mesaj unutulmamalı ve uygulanmalıdır.

Kurban Bayramı’nda ise yine bayram namazında fazladan tekbir aldık, hatta Arefe günü sabahından 4. günün ikindisine kadar her farz namazın arkasında birer defa tekbir getirerek Ramazan Bayramı’ndan farklı olarak 23 tekbir daha getirdik. Bu tekbirlerle, “Allah büyüktür, ondan başka ilah (her şeye hâkim olan) yoktur, Allah büyüktür ve övgüler Allah içindir” dedik. Böylece, “Allah en büyük olduğuna göre her şeyden önce Allah’ın emirleri yerine getirilmeli, yasaklarından (haramlarından) sakınılmalıdır” mesajını aldık. İşte bu mesajı da unutmayalım.

Ayrıca 23 vakitte terennüm ettiğimiz ve bu teşrik tekbirleri niçin 20 veya 25 değil de 23 olarak meşru kılınmıştır. Bunun cevabını bulalım.

Şaşmaz kitabımız Kur’an-ı Kerim 23 senede nazil olmuştur. 23 vakitte getirdiğimiz teşrik (aydınlatma) tekbirleri bize 23 senede inen (gelen) Kur’an-ı Kerim’i indiren Allah’ın en büyük olduğunu, ona uyarsak huzura kavuşuyor. Uymadığımızda ise dumura (felakete) uğruyoruz. Bu nedenle özel olarak 23 vakit farz namazların sonunda tekbir getirerek Allah’a karşı şükür görevini yerine getirmemiz için onu daima en büyük olarak hatırımızda tutmamız gerektiği mesajını almış olduk ve alıyoruz.

Yine Peygamberimizin 23 sene peygamberlik yaptığı ve bu süre içinde Kur’an-ı Kerim’i bize getirmiş olması da vardır.