Prof. Dr. Muhammed Köse, www.dogugazetesi.com sitesinde yer alan habere göre,"Oryantalizm: Keşfet ve Yönet" konulu bir sunum gerçekleştirdi.
Prof. Dr. Köse, oryantalizmin masum bir merak duygusuyla başlamadığını, asıl amacın sömürge yönetimlerinin işini kolaylaştırmak olduğunu belgeleriyle açıkladı.
ORYANTALİZM: AKADEMİK BİR MERAK MI, SÖMÜRGE ARACI MI?
Sunumuna oryantalizmin tanımıyla başlayan Prof. Dr. Muhammed Köse, kavramın Fransızca "Orient" (Doğu) kelimesinden türediğini ve Türkiye’de "Şarkiyatçılık" olarak bilindiğini ifade etti.
Edward Said’in 1978 yılındaki çalışmasına atıfta bulunan Köse, emperyalist devletlerin 19. ve 20. yüzyıl boyunca Orta Doğu ve Afrika’daki faaliyetlerine oryantalizm üzerinden nasıl bir kılıf uydurduklarını anlattı.
Köse, "Başlangıçta bir merak duygusuyla başlamış olabilir ancak zamanla bu durum, Doğu’daki zenginlikleri Batı’ya aktarma çabasına dönüştü. Batılılar, önce parayla almayı denedikleri zenginlikleri maliyetli bulunca, askeri işgal veya içeriden yönetim stratejileriyle zorla elde etme yoluna gittiler." dedi.
İNGİLİZ ARŞİVLERİNDEKİ ÜRKÜTEN DETAYLAR
2017 yılında İngiltere’deki ulusal arşivlerde (Kew) yaptığı araştırmalardan örnekler veren Prof. Dr. Köse, Batılıların bölgeyi işgal etmeden çok önce konsoloslar, misyonerler ve bilim insanları aracılığıyla her şeyi kayıt altına aldığını vurguladı.
1881 tarihli bir İngiliz konsolosluk raporuna dikkat çeken Köse, şu ifadeleri kullandı:
* "Erzurum İngiliz Konsolosu Henry Trotter’ın raporunda bölge nüfusu; etnik ve mezhepsel olarak en ince ayrıntısına kadar gruplandırılmış. Bizim kendi nüfus defterlerimizde bile olmayan detayda veriler, 150 yıl önce toplanmış. Bu insanlar sadece bilim için değil; madenleri, petrol yataklarını ve toplumsal zayıflıkları raporlamak için buradaydılar."
"DİL ÖĞRENDİLER, KAPILARI AÇTILAR"
Batılıların Doğu’yu yönetmek için dil eğitimine büyük önem verdiğini belirten Köse; Paris, Londra ve Oxford gibi merkezlerde 15. yüzyıldan itibaren Arapça ve Türkçe kürsüleri kurulduğunu hatırlattı.
Buradan yetişen görevlilerin halkın içine karışarak güven kazandığını ve bu durumun yönetilmeyi kolaylaştırdığını ifade etti.
Sömürgeci mantığı, Kenya’nın kurucu başkanı Jomo Kenyatta’nın sözüyle özetleyen Köse, "Batılılar geldiklerinde ellerinde İncil, bizim elimizde topraklarımız vardı. Bize gözlerimizi kapatıp dua etmeyi öğrettiler. Gözlerimizi açtığımızda bizim elimizde İncil, onların elinde topraklarımız vardı." dedi.
İSLAMOFOBİ VE MODERN STRATEJİLER
Oryantalizmin günümüzde de form değiştirerek devam ettiğini vurgulayan Prof. Dr. Muhammed Köse, önce toplumların suçlu ve tehlikeli gösterildiğini (İslamofobi), ardından bu toplumları "yönetme hakkının" kendilerinde görüldüğü bir stratejinin izlendiğini belirtti.
ORYANTALİZM NEDİR?
Oryantalizm diğer adıyla Şarkiyatçılık...
Batılıların Doğu toplumlarını (Ortadoğu, Asya) kendi bakış açılarıyla incelediği, yorumladığı ve çoğu zaman ön yargılı bir şekilde resmettiği akademik, sanatsal ve kültürel çalışmalar bütünü...
Doğu'yu "egzotik", "durağan" veya "mistik" olarak betimleyen bu yaklaşım, Batı'nın Doğu üzerindeki siyasi ve kültürel üstünlük iddiasını (hegemonya) temellendiren bir araç olarak görülür.
ORYANTALİZMİN TEMEL ÖZELLİKLERİ ŞUNLARDIR:
* Doğu'yu "öteki" olarak konumlandırır ve Batı'yı merkez kabul eder.
* Doğu dilleri, dinleri, sanatları ve tarihleri üzerine yapılan araştırmaları kapsar.
* Özellikle 19. yüzyılda Fransız sanatçıların öncülüğünde resim, edebiyat ve mimaride "egzotik Doğu" imajları üretilmiştir.
EDWARD SAİD OYUNLARINI BOZDU!
* Edward Said'in "Oryantalizm" kitabı, bu yaklaşımın emperyalizm ve sömürgecilikle olan doğrudan bağlantısını ortaya koyarak bu kavramı yeniden tanımladı.
* Oryantalizm, Doğu'yu tek tip, değişime kapalı ve Batı tarafından yönetilmesi gereken bir yapı olarak sunar.
* Edward Said'e göre aslında Batı'nın Doğu üzerinde hakimiyet kurmak için kendi ürettiği bir bilgi ve tahayyül sistemidir, Oryantalizm ya da diğer adıyla Şarkiyatçılık... Nokta...





