Bölük pörçük yazalım dedim, herkes milli maçın yorumunu yapmış iken... Zaten İsveç’le, dünya Dünya Kupası için hazırlanırken yazı yazsan ne olur, yazmasan ne olur Yüreğimiz kırılmış zaten... Hadi Hollanda’yı bir kenara bırakalım, Romanya ve Macaristan’ı da geçememiş bir milli takım için ahkâm keseceksek, Eylül’ü bekleyelim derim. Tabii ki yine de bu maçın kısa bir analizini yapacağız.

Şimdi gelelim sadede. Fenerbahçe Kulübü, bendeniz yurt dışında iken bir bildiri daha doğurmuş. Yayınlamış demiyorum çünkü artık bu bildiriler başka bir fiille adlandırılabilir ancak... Bildirinin ilk dört paragrafına kulak asmadım. Vakayı adiye... Ama son bölüm ile ilgili diyeceklerim var. Ne demek; “Ayrıca Fenerbahçeli olmayı Başkanımız Aziz Yıldırım’a yakın olabildiği dönemlerle sınırlayıp, şu sıralarda bu konumlarından uzaklaştırılanlar...” falan diye devam ediyor. Ve sonunda da, “Bunların Fenerbahçe camiası tarafından yakından ve dikkatle takip edildiği konusunu da kamuoyuyla paylaşırız...” Hadi canım siz de! Önce bu bildiriyi kaleme alan delikanlı kim, çok merak ediyorum. Şayet biraz yüreği varsa çıkıp açıklasın. Kimse veya kimlerse... İkincisi; Fenerbahçeli olmak sizin tekelinizde mi yahu Ne demek başkana yakın olunca Fenerbahçeli olmak. O olsa olsa sizin tarzınız olur. Daha kulübün adresini dün öğrenenler ancak böyle yazıları kaleme alırlar. Sonuncusu da, siz kimsiniz ki milleti yakından takip ediyorsunuz Şunu bilin ki ben de bundan sonra sizi daha da yakından takip edeceğim. Savcılar mı Üyelerin listesine bir bakın bakalım neler göreceksiniz. Yazık; Fenerbahçe Kulübü kimlerin eline geçmiş, şimdi daha iyi anladınız mı

CADLEC NE DEMİŞ

Ülkesinin milli takımına giden Fenerbahçeli Cadlec, Ersun Yanal’a vermiş veriştirmiş. Oynamayan oyuncu bunu yapar genelde. Ama bir yeri var söylemin, orası tuhaf. Diyor ki bu yabancı, “Maça gelene kadar takımı bilmiyoruz, taktiği bilmiyoruz...”  Doğruluk payı var gibi... Eh, teklifin sonucunu 33 gün bekleyen hocadan ne bekliyordunuz ki

DROGBA ABİ’NİN TURLARI

Mancini demiş ki, “Drogba yorgundu. Önümüzde önemli maçlar var, bu yüzden kendisini Rize’ye getirmeyip izin verdim...” Adam da diyor ki, bizim milli takımın özel maçı var, bu yüzden gittim. Adam milli maç için gittiyse tamam. Tamam da üç-dört gün içinde Avrupa’da gezmedik yer bırakmamış. Sizce kim daha ünlü Mancini mi, Drogba mı Yiyen yer, yemeyen gargara yapar.

BİLİC’İN TERCİHLERİ

Bu benim görüşüm. Bence Biliç, oyuncu kullanımını bilmiyor. Necip’ten sağbek ısrarı ne demek Atiba’yı da böyle perişan etmişti. Olcay’dan orta alan koordinatörü de yapmaya çalışmıştı. Haaa bir de şöyle bir durum var. Beşiktaş’ın yeni-eski ne kadar oyuncusu varsa gece kulüplerini birlikte turlamışlar. İki gün, iki gece...  Spor direktörü Önder Bey de benim haberim var demiş. Eh, Beşiktaş klasmanda buralara geldiyse, vallahi bravo!

MODERN KAZIK!

Hayatımda hiç bu internet, twet gibi çağdaş dümenlere inanmadım. Hayatta hiç bunlarla uğraşmam. Sadece daktilo olarak kullanır, yazımı geçerim, o kadar... Evde faksım olsa, daktilo ile yazacak ve faksla geçeceğim. Ama yok. Zaten bilgisayar da emanet... Yüzüme söylenene inanırım, ekrandan dökülene ve el yazısına, yazılı resmi açıklamaya... Ne oldu Yargıtay’la ilgili bir uçurtma yapmışlar, Fenerbahçe’nin hisseleri artmış. Sonra gerçek ortaya çıkınca da hisseler dibe vurmuş. Devam edin, daha ne kazıklar yiyeceksiniz...