Yıllardır dünyayı barış ve demokrasi yalanlarıyla oyalayan, ancak adım attığı her coğrafyaya kan, gözyaşı ve işgal götüren bu şer şebekesinin gerçek yüzünü bir kez daha Millî Gazete olarak haykırıyoruz: “NATO, küresel sömürü düzeninin koruyucu kalkanıdır!
Ankara’daki bu hareketlilik karşısında aziz milletimize ve tüm İslam alemine asıl gerçeği hatırlatmak, Millî Görüş’ün tarihî misyonudur. Yıllar önce tehlikeyi sezen ve ümmeti küresel siyonizmin bu askeri kanadına karşı uyaran Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın o tarihi ve tokat gibi tespiti, bugün Ankara sokaklarında yankılanmaktadır.
Hatırlanacağı üzere Erbakan Hocamız, bu şer ittifakının maskesini şu sözlerle indirmişti: “Biz, bunu bilir bunu söyleriz. NATO, İslam’a karşı kurulmuş yeni bir Haçlı ordusudur.
İkinci Dünya Savaşı’nın ardından "savunma ittifakı" maskesiyle kurulan NATO, kurulduğu günden bu yana küresel sömürgeci güçlerin çıkarlarını korumaktan başka hiçbir amaca hizmet etmemiştir.
Kore’den Vietnam’a, Afganistan’dan Irak’a, Balkanlar’dan Libya’ya kadar uzanan kanlı sicili, bu yapının bir savunma örgütü değil, bizzat bir “küresel terör ve işgal mekanizması” olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
GÜVENLİK VE DEMOKRASİ MASALLARI ANLATACAKLAR
Bugün Ankara’ya gelecek olan liderlerin arkasında;
• Parçalanmış İslam coğrafyaları,
• Yağmalanmış yeraltı kaynakları,
• Milyonlarca yetim ve öksüz kalmış çocuk,
• Yıkılmış şehirler ve yok edilmiş medeniyetler silsilesi durmaktadır.
NATO, gittiği her yere "demokrasi" vaat etmiş, ancak arkasında sadece kitlesel katliamlar ve faili meçhul cinayetler bırakmıştır. Kendi kurdukları terör örgütlerini besleyip büyüterek İslam dünyasının üzerine salanlar, bugün Ankara’da "güvenlik" ve "stratejik ortaklık" masalları anlatacaktır.
KANLI SİCİL: NATO’NUN DÜNYAYA GETİRDİĞİ YIKIMLAR
NATO’nun tarihi, bağımsız devletlerin egemenlik haklarını hiçe sayan, sivil katliamları meşrulaştıran ve batılı elitlerin ekonomik hırsları için milyarlarca insanı fakirliğe mahkûm eden organize bir suç kronolojisidir. Kuzey Atlantik İttifakı adı altındaki bu yapı, yeryüzünün dört bir yanında darbelerin tezgahlayıcısı, iç savaşların kışkırtıcısı olmuştur.
GLADYO VE GİZLİ ORDULAR: NATO’NUN DARBELERİ
NATO, sadece dışarıya karşı değil, kendi içine aldığı ülkeleri de boyunduruk altında tutmak için gayrinizami harp aygıtları kurmuştur. İtalya'da “Gladyo”, Türkiye’de “Kontrgerilla” ve diğer üye ülkelerde farklı isimlerle yapılandırılan "Süper NATO" hücreleri, millî iradelere zincir vurmuştur.
28 ŞUBAT’IN AKLIDIR NATO
Türkiye’nin yakın tarihinde yaşanan 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat askeri darbelerinin arkasındaki gölge, Washington’dan "Bizim çocuklar başardı" nidasıyla tescillenen NATO aklıdır. Milletin evlatlarını birbirine kırdıran, faili meçhul cinayetlerle ülkeyi istikrarsızlaştıran bu derin yapılar, doğrudan Brüksel ve Washington patentlidir.
AFGANİSTAN İŞGALİ: YILLARCA SÜREN ZULÜM
2001 yılında 11 Eylül saldırılarını bahane ederek 5. maddeyi işleten NATO, Afganistan’ı tam 20 yıl boyunca vahşi bir işgale maruz bıraktı. "Özgürlük Operasyonu" adı verilen bu katliam sürecinde, NATO uçakları düğün konvoylarını, hastaneleri ve medreseleri bombaladı. On binlerce sivil katledildi, milyonlarca Afgan mülteci konumuna düştü. Ülkenin altyapısı tamamen çökertildi ve geride uyuşturucu ticaretinin merkez üssü haline getirilmiş, sefalete mahkûm edilmiş bir enkaz bırakılarak arkalarına bakmadan kaçtılar.
LİBYA OPERASYONU: AFRİKA’NIN REFAH KAPISINI KAOSA BOĞDULAR
2011 yılında "sivilleri koruma" maskesi altında Libya’ya müdahale eden NATO, Afrika kıtasının en yüksek refah seviyesine sahip ülkesini bir gecede kabile savaşlarının ve küresel petrol mafyalarının yağma alanına çevirdi. Libya’nın stratejik rezervlerine, petrol kuyularına ve milyarlarca dolarlık millî servetine çöken Batı, bugün Libya’yı Akdeniz’de bir göçmen mezarlığına ve istikrarsızlık yuvasına dönüştürmüştür.
BOSNA VE IRAK’TA YAŞANAN ZULÜMLER UNUTULMADI
1990’larda Yugoslavya’nın parçalanma sürecinde mühimmatlarında seyreltilmiş uranyum kullanarak bölge halkının geleceğini kanser vakalarıyla karartan NATO, 2003 yılında Irak’ın illegal işgaline de lojistik ve siyasi kalkan oluşturmuştur. Irak'ta 1,5 milyondan fazla Müslümanın katledilmesinde, Ebu Gureyb gibi zindanlarda insanlık onurunun çiğnenmesinde NATO üyesi devletlerin ordularının doğrudan imzası vardır.
ERBAKAN HOCA BİR KEZ DAHA HAKLI ÇIKTI
Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, ömrünü bu sömürü düzeniyle mücadeleye adamış ve NATO’nun gerçek niteliğini on yıllar öncesinden deşifre etmişti. Erbakan Hocamız, NATO’nun aslında neye hizmet ettiğini şu sarsıcı ifadelerle tarihe not düşmüştü:
“Biz, bunu bilir bunu söyleriz. NATO, İslam’a karşı kurulmuş yeni bir Haçlı ordusudur.”
ERBAKAN HOCA NATO’NUN MASKESİNİ DÜŞÜRDÜ
İslam’ı ve İslam ülkelerinin birliğini bozmak için kurulan ancak maskeler ardına gizlenen bu Haçlı ittifakının maskesinin Erbakan Hoca o sözleri ile düşürmüştü. NATO, batı emperyalizminin ve siyonizmin emellerini gerçekleştirmek için kurulmuş modern bir Haçlı ordusundan başka bir şey değildir. Bu ordunun komutanları ve hamileri, bugün Türkiye’nin başkentinde ağırlanırken, Millî Görüş mukaddes davasından taviz vermeyerek bu işgale ve iş birliğine karşı durmaya devam edecektir.
ANKARA’DA ZİRVE: GÖZLERİ KIBRIS VE SAVUNMA SANAYİİNDE
Yarın ve ertesi gün kurulacak bu masa Doğu Türkistan’dan Filistin’e, Suriye’den Yemen’e kadar uzanan mazlum coğrafyaların kanları üzerine kurulmaktadır. Başta ABD Başkanı Donald Trump olmak üzere, NATO zirvesine katılan liderlerin ajandası hiçbir zaman barış olmamıştır. Onların ajandası; İslam dünyasını nasıl daha fazla bölecekleri, Müslümanların kaynaklarını nasıl daha fazla sömürecekleri ve siyonist İsrail’in coğrafyadaki terör eylemlerini nasıl himaye edecekleri üzerine kuruludur.
NATO’NUN KİRLİ HESAPLARINI REDDEDİYORUZ!
Millî Gazete olarak, Ankara’da gerçekleştirilecek olan bu NATO zirvesini ve arkasındaki kirli pazarlıkları şiddetle reddediyoruz! Kıbrıs ve ülkemizin yerli ve milli savunma sanayisi üzerindeki tüm hesaplara sonun kadar karşı çıkıyoruz!
ANKARA’NIN ASIL YERİ D-8’DİR
Türkiye’nin asıl yeri, Batı’nın askeri karargahı veya sınır bekçisi olmak değil; Erbakan Hocamızın kurduğu “D-8 liderliğinde adil bir yeni dünyayı” inşa etmektir. Emperyalizmin uşaklığını yapan, Haçlı zihniyetini bağrında taşıyan bu yapılarla ortaklık kurmak, tarihimize ve inancımıza ihanettir. Biz, hakkı haykırmaktan asla vazgeçmeyecek; NATO’nun ve onun yerli işbirlikçilerinin maskelerini düşürmeye devam edeceğiz!



