Nihayet Keçiören Metrosu’nda test sürüşleri başlayacak. Yılsonuna doğru da hizmete girecek.

Dile kolay yapımı 12 yıl sürdü. Devletin birçok projesi nasıl yapım süresinin kısalığından dolayı tarihe geçti ise Keçiören Metrosu da tam tersi yapım süresinin uzunluğundan dolayı tarihe geçecek.

Eğer metronun yapımı 2 yıl önce Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden Ulaştırma Bakanlığı’na devredilmemiş olsaydı Keçiörenliler bu metroyu 10 yıl daha beklerdi herhalde!

Keçiören’de oturan bir vatandaş olarak, yeri gelmişken belediyenin ilçedeki tutarsız çalışmalarından bahsetmek istiyorum. Aslında ‘metro bunca yıl neden bitirilemedi?’ diye dert yanıyoruz ama bırakın metroyu Keçiören’de yollar dökülüyor, yürümek için kaldırım bulamıyorsunuz kimsenin umurunda değil!

Keçiören’e, belediyenin önünden bakarsanız her şey dört dörtlük… Bir tarafta albenili çevre düzenlemesi bir tarafta şelale bir tarafta teleferik… Tam bir şehir görüntüsü! İlçenin girişinde yol boyunca dizilmiş reklam tabelalarında da belediyenin büyük projelerinin piar çalışmalarını görürsünüz.

Ama gelin görün ki iç taraflara girdiğinizde belediyenin önündeki hizmetleri görmeniz mümkün değil. Kaldırımsız ve her tarafı delik deşik olmuş yolları görünce, ‘bu ilçede belediye yok mu dersiniz!’

Eğer haksızlık yaptığımı düşünüyorsanız, Evcil Hayvanlar Parkı’nın Osman Hamdi Bey Ortaokulu tarafındaki yoldan yukarı doğru bir çıkın. Ankara’da en önemli hatlarda servis yapan belediye otobüslerinin de kullandığı bu yol delik deşik olmuş durumda. Yol kenarında da kaldırım göremezsiniz.

Yarın okullar açılacak. Kaldırımı ve yaya geçidi olmayan bu yoldan çocuklar okullarına nasıl gelip gidecekler? İlla bir yerdeki aksaklıkları görmemiz için birilerinin canı mı yanması gerekiyor?

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak bu yolu kullanmıyor olabilirler ama Keçiörenliler mecburen bu yolu kullanıyorlar!

Başbakan Binali Yıldırım, bu yolu görse Sayın Melih Gökçek’e ve Mustafa Ak’a ne der acaba!

Keçiören’in görünen tarafına her türlü hizmet götürülürken, görünmeyen ama halkın kullandığı taraflara neden ilgisiz kalınıyor? Anlamak mümkün değil!

Hem de bu yol yıllardır böyle!

Yayalar için büyük tehlike arz ederken üzerinden geçen araçlar da yıpranıyor. Hele hele belediye otobüslerinin amiyane tabirle anası ağlıyor! Her tarafı delik deşik olmuş, yamalı bohçaya dönmüş bu yoldan geçerken otobüsün her tarafı sanki dökülecek gibi sallanıyor. İnsanın vicdanı sızlıyor. Yazık günah! Bu otobüsler milletin parası ile alınıyor!

Otobüs şoförleri ile konuşmaya çalışıyorsunuz; ‘yazık değil mi neden bu yola düzgün bir asfalt dökülmüyor?’ diye… Onlar da bıkmış durumda; ‘Abi ne yapabiliriz. Biz söylüyoruz ama duyan olmuyor’ diye dert yanıyorlar.

İşin daha vahimi! Keçiören Belediyesi’nde iskân raporları nasıl veriliyor? Allah aşkına Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bir inceleme yapsın!

Bakalım nelerle karşılaşacak?