Geçen dönem Başbakan Yardımcısı bu dönem ise Adalet Bakanı olan Mehmet Ali Şahinin bir gazetede yer alan "Kamuoyunda haklı beklenti var. Malatya ve Dink olayına karışan Emniyetçiler varsa gereken yapılmalı" şeklinde özetlenebilecek açıklamalarını okurken çözüm mevkiinde olan birisi değil de sanki muhalefet sözcüsü gibi gibi değerlendirmeler yapmasına hayret ettim.
Çünkü, iktidar şikayet makamı değil, çözüm yeridir. Eğer iktidar partisi mensupları ve bakanları çözüm bulma noktasında olduklarını unutur muhalefet gibi davranmaya ve açıklamalar yapmaya başlarlarsa ortaya iktidar kalmadığı görüntüsü çıkar. Bu ise hayra alamet bir gelişme olmaz.
Artık herkes biliyor ki bu ülkede uzun yıllardan beri devletin legal kurumları yanında bir de illegal örgütler oluşmuş. Başbakanın ifadesine göre bazı devlet görevlileri çeteler oluşturmuşlar. Bunda devletin bazı kurumları ya da yöneticilerinin payı nedir Devleti ve çıkarlarını korumak adına bir takım görevliler ve kurumlar yasa dışı yollara başvurabilirler mi Vururlarsa suç işlemiş olmazlar mı
Aslında bu soruların cevabını herkes biliyor ama yine de bu ülkede işler zaman zaman hukukun dışında görülmeye çalışılıyor. İşin garip tarafı oluşturulmuş illegal oluşumlar yoluyla bir takım cinayetler işlemiş olanlar bazı gruplar tarafından kahraman bile ilan edilebilmektedir. Yani bu ülkede bazı kesimler zamana ve şartlara çetelerden medet ummakta ve bu işi de vatanseverlik kılıfına sararak takdim edebilmektedirler.
Her ne sebeple olursa olsun devletin illegal oluşumlarla bazı kişileri cezalandırma hakkı olamaz/olmamalı. Bunu yapanlar varsa da devlet bunları koruma yoluna gidemez.
Giderse ne olur
Giderse devlet kendisi meşru zeminden ayrılmış olur. Yani hukuksuzluk ortaya çıkar. Hukuksuzluğun olduğu yerde ise devletin insanların can, mal ve ırzını koruması tehlikeye girer. Çünkü, devleti korumak adına ve vatan millet nutukları atarak bir takım çeteler oluşur ve bunlara bazıları tarafından arka çıkılırsa, yarın şartlar değiştiğinde bu defa bir başka kesim kendine göre çeteler oluşturur ve bu defa da onlar başlar devleti birilerinden korumak adına cinayetler işlemeye.
Bu ülkede bazı olaylar faili meçhul kalmaya devam ediyorsa bunun tek sebebi suçluların bazı kişi ve kurumlar tarafından korunuyor olmasıdır. Bu tür korumalar emniyetin ve yargının görevini tam olarak yapmasını engeller, bu ise toplumun bu kurumlara güvenini sarsar. Neticede herkes gücüne ve konumuna göre kendi hakkını aramaya kalkışır ki işte o andan itibaren devlet zaafa uğramaya başlar. O zaman da devletin başındakiler bile kendilerini güvende hissedemezler.
Uzun lafın kısası her türlü kanun dışılığın üzerine gidilmeli, her ne sebeple ve ne adına olursa olsun cinayet işleyenler yargılanmalıdır. Çetelerin sadece içerdikleri ile değil, dışardakilerini de en azından teşhir etmek gerekir. Aksi halde devleti korumak adına bir defa çeteciliğe göz yumulursa bu işin sonu gelmez. Artık devletin anayasal ve yasal kurumlarının yerini çeteler almaya başlar.
İşte bu noktada Adalet Bakanı Şahinin dünkü Sabah Gazetesinde yer alan açıklamalarından kısa bir alıntı yapmak istiyorum:
"Kamuoyunda haklı beklenti var. Malatya ve Dink olayına karışan Emniyetçiler varsa gereken yapılmalı.
Devlet yetkisini kullanan kamu görevlileri, devletin itibarını sarsacak, devleti güç durumda bırakacak davranışta bulunmamalı."
Sayın Bakan gerekeni kim yapacak
Adalet mekanizması ve siz yapmayacak mısınız Sanki olayın dışında bir kişiymiş gibi, "Gereken yapılmalı" demenin anlamı olur mu Kaldı ki bu sözlerinizle bu ülkede Dink ve Malatya olaylarında bazı görevlilerin bulunduğunu kabul etmiş oluyor muyor musunuz Peki 5 yıllık iktidarınız boyunca gereken tedbirleri niçin almadınız Bu çetelerin üzerine niçin gitmediniz ya da gidemediniz İktidar koltuğunun şikayet yeri değil, icraat makamı olduğunu bilmem hatırlatmaya gerek var mı