Ortadoğu'da sular bir an olsun durulmazken, bu kez fırtına bizzat İsrail devletinin zirvesinde koptu. İnsanlığın gözü önünde yıllardır süregelen işgal ve ihlaller, artık ülkenin en tepesindeki isimler tarafından bile gizlenemez boyuta ulaştı.

Filistin topraklarındaki kanlı baskınlar ve hapishanelerdeki utanç verici görüntüler, aşırı sağcı kabine ile cumhurbaşkanlığı makamını medyanın önünde eşi görülmemiş bir söz düellosuna sürükledi.

İplerin tamamen koptuğu krizde, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir açıkça bayrak açarak Herzog'un cumhurbaşkanlığına layık olmadığını ilan etti.

Zirveden Gelen Ağır İtiraf

Kudüs'te düzenlenen etkinlikte mikrofona geçen Herzog'un sözleri salonda buz gibi bir hava estirdi. Toplumun kenar mahallelerinden merkeze doğru yayılan korkunç bir "canavarlaşma" süreci yaşandığı vurgulandı.

İşgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilerin topraklarını gasbeden çetelerin eylemleri açıkça "vahşet" olarak tanımlandı. Ordudaki bazı komutanların bütün günlerini bu "anarşist suçlularla" uğraşarak geçirdiği bizzat Herzog'un ağzından kaydedildi. Fanatik grupların Müslüman ve Hristiyanların kutsallarına saldırdığına, gözaltına alınanların hiçbir hakkı olmadığını düşünen bir avuç insanın hayvani davranışlarına maruz kalındığına dikkat çekildi.

Bakanlıktan Şok Yanıt: "Layık Değilsin"

Eleştirilerin hedefindeki adres netti; Gazze ablukasını kırmak isteyen Küresel Sumud Filosu aktivistlerinin Aşdod Limanı'nda maruz kaldığı hukuk dışı müdahaleleri öven ve Filistinli esirlere uygulanan kötü muameleyi destekleyen Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir.

Beklenen oldu ve tansiyon tavan yaptı.

Sosyal medya platformu X üzerinden sert bir çıkış yapan Ben-Gvir, "İsrail devletinin yüz binlerce vatandaşını canavar olarak nitelendiren bir cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanlığı görevine layık değildir." ifadeleriyle doğrudan devletin en üst makamını hedef aldı.

Hapishanelerdeki Karanlık Tablo

Krizin perde arkasında insan hakları örgütlerinin raporlarına yansıyan acı bir bilanço yatıyor. Ben-Gvir'in bakanlık koltuğuna oturmasından bu yana İsrail hapishanelerinde Filistinli esirlere yönelik sistematik işkencelerin korkunç boyutlara ulaştığı ve cezaevi şartlarının her geçen gün daha da kötüleştiği aktarıldı.

Kendi İçlerinde Bile Bölündüler

Tartışmanın fitili ateşlendikten sonra Ben-Gvir'in partisi Yahudi Gücü'nden (Otzma Yehudit) milletvekilleri de koroya katıldı.

Milletvekili Yitzhak Kroizer, milyonlarca İsraillinin yüzüne tükürüldüğünü iddia etti. Aynı partiden Limor Son Har-Melech ise İsrail toplumu için bu ağır ifadeleri kullanan ismin yalnızca tek bir siyasi kampın cumhurbaşkanı olabileceğini öne sürdü. Kendi içlerindeki bu derin çatlak, Tel Aviv'de kafaların ne denli karışık olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Tüm dünyanın yakından izlediği bu iç hesaplaşmanın ardından gözler şimdi aşırı sağcı koalisyon ortaklarının atacağı bir sonraki kışkırtıcı adıma çevrildi.

Kaynak: Haber Merkezi