İstanbul’da görev yapan bir avukat, ceza mahkemesinde hükmedilen avukatlık vekâlet ücretinin tahsili amacıyla icra takibi başlattı. Takibin kesinleşmesinin ardından haciz işlemleri için hazırlık yapan avukat, borçlunun kirada yaşadığını ve iki küçük çocuğunun bulunduğunu öğrenmesi üzerine icra dosyasındaki alacaktan vazgeçerek dosyanın kapatılmasını talep etti.
VEKÂLET ÜCRETİ VE HAK KULLANIMI TARTIŞMASI
Söz konusu gelişme, hukuk çevrelerinde avukatlık vekâlet ücretinin niteliği ve bu hakkın kullanımında dikkate alınması gereken ölçütler üzerine değerlendirmelere neden oldu. Vekâlet ücretinin yasal bir hak olduğu hatırlatılırken, bu hakkın somut olayın koşullarına göre kullanılmasının mümkün olduğu görüşleri dile getirildi.
AVUKAT GÜNGÖR’DEN DEĞERLENDİRME
Konuya ilişkin gazetemize değerlendirmede bulunan Avukat Ferhat Güngör, avukatlık vekâlet ücretinin hukuken güvence altına alınmış bir hak olduğunu belirtti. Güngör, açıklamasında, hakkın kullanılmasının sonuçlarının da dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
TMK 2. MADDE VURGUSU

Güngör, Türk Medeni Kanunu’nun 2’nci maddesinde yer alan “dürüstlük kuralı”na atıfta bulunarak, herkesin haklarını kullanırken bu ilkeye uygun davranmakla yükümlü olduğunu hatırlattı. Açıklamada, dürüstlük kuralının hukuk uygulamalarında yol gösterici bir ilke olduğu ifade edildi.
ÇOCUKLAR VE ZORLAYICI HUKUKİ UYGULAMALAR
Değerlendirmede, icra ve benzeri zorlayıcı hukuki işlemlerin çocuklar üzerindeki olası etkilerine de dikkat çekildi. Bu kapsamda, çocukların üstün yararının korunması amacıyla mevcut hukuki düzenlemelerin gözden geçirilmesi ve gerekli görülmesi hâlinde yeni düzenlemelerin yapılmasının önemine işaret edildi.





