Şu Avrupalı olma sevdasından vazgeçsek Avrupalılar indinde daha saygın ve değerli bir yere sahip olacağımız kuşkusuz.. Biz ısrarla sizden bir parçayız dedikçe adamlar ellerinin tersi ile bizi iteklemekten sadistçe haz duyuyorlar. Sanıyorum ABye girme çabalarımız  Batılıları bu açıdan daha da çıldırttı. Onlar kapının önünde tuttukça bizim gireceğiz diye çabalamamız kendilerini matah birşey sanmalarına sebep oluyor.

Geçtiğimiz günlerde medyaya bir haber yansıdı. Ama, haber partilerin seçim kampanyası arasında kaybolup gitti. Haber Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Rothun, "Boğaz Köprüsü ndeki Asyaya hoşgeldiniz tabelasını hemen indirin. Türkiye karşıtlarına hak verdiriyorsunuz. Hükumetin reformlarını takdir ediyorum." şeklindeki sözleriydi.

Bu sözler karşısında,"Emriniz olur Hanımefendi. Hemen kaldırıyoruz" mu demek gerekirdi, yoksa "Hadi oradan.. Sen kendi işine bak" mı Bir yandan Hükümetin reform adı altında ABnin talimatlarını uygulayışından memnuniyet dile getirilirken öbür yandan Boğaz Köprüsünün Asya yakasındaki tabelaya takılıp kalmanın sağlıklı bir yaklaşım olduğu söylenebilir mi Kaldı ki, Türkiye ana kitlesi itibariyle Asya Kıtası üzerinde yer almaktadır. Bu bizim belirlediğimiz bir konum değildir ama hiçbir Türkün bu konumdan rahatsız olduğunu da sanmıyorum.. Bayan Rothun rahatsızlığını da anlamak mümkün değildir. ABnin istedikleri AKP tarafından harfiyen yerine getiriliyor olmasına karşılık köprü üzerindeki bir tabelaya takılıp kalınıyorsa bilinmelidir ki, AB ile Türkiyenin kan uyuşmazlığı ciddi boyutlardadır ve o kapıyı zorlayıp durmanın onursuzluktan başka getireceği birşey yoktur.

Kaldı ki, bizim köprünün Asya yakasındaki "Asyaya hoşgeldiniz" tabelasını söküp atmamız Avrupanın sınırlarını Türkiyenin doğu sınırlarına mı taşıyacaktır Böyle mi düşünülmektedir Sınırı belirleyen tarihi ve coğrafi oluşumlar değil de bir tabela mıdır

Bunların hepsi anlamsız ve mantıksız taleplerdir. Bunun da sebebi bizimle kafa bulmalarıdır. Bu noktada Türkiye ile kafa bulmaya çalışanlara kızmak kadar buna imkan veren ve zemin hazırlayanlara da kızmak gerekiyor. Elbette hem millet olarak Asyalıyız hem de coğrafi konum itibariyle ağırlık olarak Asya üzerinde bulunan bir ülkenin mensuplarıyız. Bundan hiç kimsenin rahatsızlık duyduğu da yoktur. Ama ne yazıktır ki derdi Roth Hanıma düşmüştür. Hatta derdi düşmüş demek yerine bizi terbiye etmeye, kendilerine benzetmeye çalışmaktadırlar.. Peki tüm isteklerini yerine getirdik, Boğaz Köprüsündeki levhayı söküp Avrupanın sınırlarını bizim doğu sınırlarımıza kadar taşımış olsak bile aralarına alacaklar mıdır Ufukta böyle bir ihtimal görünüyor mu

İhtimal olmadığı gibi yapılan açıklamalar kesinlikle Türkiyenin ABye alınmayacağını açıkça ortaya koyuyor. Hem aralarına almayacaklarını bile bile, bizi kültür olarak da din ve ırk olarak da kendilerinden saymayanların hala bize birtakım emirler dikte ettirmeye çalışmaları küstahlık değil midir

Böyle bir küstahlığa katlanmaya bu millet layık değildir. Yeter ki biz kendi değerlerimize sahip çıkalım, kendi mendeniyetimiz içinde güçlü hale gelelim.. Ondan sonra onlarla yine masaya oturulur ama o zaman eşit şartlarda oturulur. Ama, biz kendi medeniyetimizi reddedip bir başka medeniyete yamanmaya çalışırsak o medeniyetin sahipleri size ister istemez yanaşma muamelesi yapacaklardır. Zaten Avrupanın Türkiye ve İslam dünyasına bakışının ne olduğuna tarih şahittir.