Yurt dışına çıkmak için günlerce randevu kovalayan ve konsolosluk kapılarında ter döken vatandaşların cebine uzanan o görünmez el sonunda belgelendi. Avrupa ülkeleri adına vize işlemlerini yürüten ve fiili bir tekel haline gelen Dubai merkezli VFS Global'in perde arkasındaki karanlık gelir modeli, Politico ve Lighthouse Reports'un 22 Schengen ülkesini kapsayan bir yıllık derin araştırmasıyla tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildi.

İSTEĞE BAĞLI DEĞİL RESMEN DUDAK UÇUKLATAN SOYGUN

Başvuru sahiplerinin çaresizliğinden beslenen sistemin detayları adeta saç baş yoldurdu. Rapora göre; SMS bildirimi, kurye teslimatı veya lüks salon gibi opsiyonel olarak sunulan ve şirketin katma değerli hizmetler kılıfına soktuğu bu işlemler vatandaşlara acımasızca dayatılıyor. Sadece basit bir tarama işleminin 150 euroya, belge doğrulama adımının 220 euroya, evde biyometrik veri toplama bedelinin ise 3 bin 500 euroya kadar tırmandığı aktarıldı. Hindistan'ın Pune kentinde geç kaldığı gerekçesiyle 35 euro ekstra ödemeye mahkum edilen 71 yaşındaki Vrinda'nın yaşadıkları ve araştırmada görüşülen 19 mağdurun isyanı, sistemin nasıl işlediğinin en net kanıtı olarak kayıtlara geçti. Kenya'da ise müşterilerin yüzde 90'ından fazlasının SMS tuzağına düşürüldüğü vurgulandı. Şirket cephesi ise iddialara karşı sıfır tolerans politikası yürüttüklerini ve her şeyin tamamen isteğe bağlı olduğunu savundu.

04 Avustralya Letsgo

PERSONELE KORKUNÇ TALİMAT: ZAYIF NOKTALARINI YAKALAYIN

Vize çilesi çeken insanların üzerinden dönen bu ekonominin arkasındaki o satış baskısı da saniye saniye ifşa oldu. Eski çalışan Rohit Taneja'nın itiraflarıyla sarsılan gündemde, personele satış sanatı öğretildiği ve müşterilerin zayıf noktalarını yakalamaya yönelik özel eğitimler verildiği ifade edildi. Bazı ülkelerde aylık 125 euro gibi komik rakamlara çalıştırılan personelin, maaşını ikiye katlayan bonuslar uğruna dosyalara gizlice ücretli hizmet sıkıştırdığı, özellikle Nijerya'da bu satışların hayati hale geldiği dikkat çekildi.

Sistemin ne kadar kârlı olduğu ise mali tablolara yansıdı. 2021 yılında yatırım devi Blackstone tarafından satın alınan şirkette başvuru sayıları sadece yüzde 15 artarken, 2017'den 2024'e uzanan süreçte faaliyet kârının 36 milyon İsviçre frangından 161 milyon İsviçre frangına fırladığı ve şirket gelirlerinin yüzde 30'unun bu ek hizmetlerden geldiği kaydedildi.

ŞİFRESİZ DİSKLER, KARABORSA RANDEVULAR VE BÜYÜK SORUŞTURMA

Vatandaşın cebini boşaltan sistemin devasa bir güvenlik zafiyeti yarattığı da belgelendi. Avrupa Komisyonu raporlarına yansıyan 21 farklı ihlal vakasında zincirleme skandallar ortaya döküldü. Lüksemburg Dışişleri Bakanlığı şifrelenmemiş disklerle biyometrik veri taşındığını tespit ederken, Norveç verilerin silinmediğini, İsveç ise personelin yetersizliğini raporladı. Beş Avrupa ülkesi şirketin zamanında randevu veremediğini, ücretsiz randevuların bot yazılımlarla karaborsada satıldığını bildirdi. Hatta yazılımcı bir mağdurun belgelerinde virüs bulunduğu bahanesiyle ücretli taramaya zorlanması bardağı taşıran son damla oldu.

Çekya ve İsviçre mecburiyetten bu sistemin sürdüğünü belirtirken, Belçikalı diplomat Joris Salden Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde şirketi devreden çıkarıp işlemleri doğrudan büyükelçiliğe aldı. Tüm bu krizlerin ardından Avrupa Komisyonu'nun sistem suistimallerini önleme seçenekleri geliştirmek amacıyla dış kaynak kullanımına yönelik kapsamlı bir inceleme başlattığı duyuruldu.

Kaynak: Haber Merkezi