Yıllarca kullanıp köşeye attığımız, ekranı kırık veya bataryası ölü o eski telefonlar aslında dudak uçuklatan bir servet saklıyor. Dünyanın dört bir yanında devasa şirketler, yer altındaki madenleri kazmak yerine artık gözünü kentlerdeki çöplere dikti. Tonlarca toprağı eşelemek yerine eski bir cihazın içindeki o incecik devre kartlarından avuç avuç altın çıkaran yeni bir sektör doğuyor. "Hiç altınım yok" diyerek hayıflanan milyonlarca vatandaşın farkında olmadan cebinde veya dolabında taşıdığı bu büyük potansiyel, Birleşmiş Milletler verileriyle resmen gün yüzüne çıktı.
GELENEKSEL MADENLERİ 800'E KATLIYOR
Kavramın adı kent madenciliği ve hedefleri çok net. Rapora yansıyan rakamlar, yerin metrelerce altından çıkarılan bir ton cevhere kıyasla, bir ton eski cep telefonunun tam 800 kata kadar daha fazla altın içerdiğini kanıtladı. Uzmanlar, dünya genelinde evlerde ve şirketlerde biriken eski elektronik cihazların 'gizli' bir servet olduğunu, sadece altın değil; gümüş ve bakır gibi paha biçilemez metallerin de hurda bilgisayarlardan tek tek süzüldüğünü kaydetti.
Bu sarsıcı veriler ışığında, özellikle elektronik devre kartlarının yüksek yoğunlukta değerli metal barındıran incecik katmanlarıyla küçük birer banka kasası gibi olduğu ifade edildi.

JAPONYA'NIN TÜM MADALYALARI ÇÖPTEN GELDİ
Sistemin nasıl tıkır tıkır işlediğine dair en unutulmaz örnek ise Japonya'da kayıtlara geçti. Tokyo Olimpiyatları öncesinde hükümetin düğmeye basmasıyla milyonlarca eski cihaz toplama merkezlerine akın etti. Ulusal kampanya kapsamında toplanan on binlerce ton elektronik atık ve cep telefonu dev kazanlarda eritildi. Tarihte ilk kez olimpiyatlarda boyunlara asılan o ışıltılı altın, gümüş ve bronz madalyaların tamamının çöpe atılan bu hurda cihazlardan üretildiği dikkat çekildi.
Elbette bu geri kazanım işlemi sıradan bir tezgâhta yapılamıyor. Plastik parçaların, bataryaların ve devre bileşenlerinin sökülmesinin ardından devreye giren kimyasal ayrıştırma sürecinin, son derece gelişmiş denetim mekanizmaları ve ileri arıtma teknolojileri gerektirdiği vurgulandı.

60 MİLYON TONLUK DEVASA ALTIN İSRAFI
Küresel çaptaki teknoloji çılgınlığı, her yıl dünyayı 60 milyon tondan fazla elektronik atıkla baş başa bırakıyor. İşin en acı tarafı ise bu devasa dağın sadece yüzde 20'sinden daha azının geri dönüştürülebilmesi. Çöpe giden milyarlarca dolarlık metalin, ekonomide onarılması güç yaralar açtığı aktarıldı.
Analistler, geleceğin altın arayıcılarının artık dağ tepe dolaşmak yerine insanların evlerinde biriken bu atıkların peşine düşeceğini öngörüyor. Artan küresel talep karşısında altını topraktan değil çöpten çıkaran döngüsel ekonomi uygulamalarının önümüzdeki yıllara damga vuracağı belirtildi.






