Filistin toprakları üzerinde gayrimeşru Siyonist oluşumu telin niyetine, Gazze’de dozajı gittikçe artan katliamı protesto etmek adına, özgür ve bağımsız bir Filistin için dünyanın herhangi bir yerinde eylem yapmak mümkündür. İsrail’in kahrı için slogan atmak, direnişin zaferi için dua etmek, nehirden denize özgür bir Filistin istemek de… Doğrudan protesto edilen işbirlikçiler, çoktan hazırlanmış planların uygulayıcıları, Siyonist oluşuma mütemadiyen lojistik sağlayıcılar bu eylemlerde anılmadıkça bir sorun yoktur. Hatta protesto gösterilerine yetkili ve yetkisizler, eski nazırlar, iktidar sahiplerinin evladuiyali bile katılabilir. Hem protesto edilebilmek için büyükelçilikler, konsolosluklar mesai saatlerinde açıktır, mesai dışında kapalı olsa da oralarda birkaç güvenlik bulunur. Mezkûr binaların önü ardı eylem yapmak müsait değilse yakınında bir yol, boş arsa, otopark falan bulunur. Yani protesto için müsait alan mevcuttur.

Tanımlanan yer ve zamanla iktifa etmeyen kimi insanlar, İsrail’le ticareti; Filistin için dua, İsrail için lojistik çalışmalarını protesto eder. Hazindir, çünkü Filistin için her defasında kampanya düzenleyip toplanan ama gönderilemeyen yardımlar; İsrail için kampanyasız, planlı, ticaret anlaşmalarıyla kökleşmiş iş birliği, doğal ve sıradan yardımlar söz konusudur.  Hatta ona yardım denmez, ticaret denip geçilir ve böyle bir ilişkide tüm paydaşların yararı gözetilir. Zaman zaman film sekansları gibi ‘kestik, aha şimdi kestik, tam kesmiştik ki üstüne geldiniz, bak şu an kesmek üzere karar almış bulunuyoruz ama siz bize kararı uygulayacak zaman bırakmadınız’ şeklinde itiraflar olur. Ancak ne petrol, ne istihbarat, ne demir-çelik ve ne de herhangi bir ticaret malzemesinin Yahudi’ye doğru akışı, boyuna akışı, hiç durmadan akışı kesilmez. İşte bu düzenli lojistik sağlayışı eylem düzenleyip protesto etmek, dile getirmek, engellemeye çalışmak yasaktır. Bu tür eylemler Karun’a aykırıdır. (Kanun değil Karun’a aykırıdır. Kanun olsa duramazsındır! Hayır yazım yanlışı falan yoktur. Kanun söz konusu olunca yapıcılarının eliyle birçok insanın dışarıda barınamadığından olsa gerek, içeride konuk edildiği görülür!) Başka bir şeye aykırı olsa mesele edilmez ama Karun’a aykırı olan eylem, güncel tabirle servet düşmanlığı sayılır. Zira Karun, servetinden başka kutsal tanımaz.

Eylem dediğin İsrail’e karşı, mümkünse bir namazı müteakip otorite tarafından belirlenen mekânda, elbette hazır kıta kolluk nezaretinde, kontrollü bir şekilde suhuletle yapılır. Yer gösterilmediğinde biraz uzağında da olsa eylem yapılabilecek konsolosluk ya da büyükelçilik civarı bulunur. Orada tedbirler alınır, tekbirler getirilir, telinler yapılır, olaysız dağılıp anormal hayata dönülür. Dağılmayan dağıtılır. İlle ısrar eden olursa ağzı burnu dağıtılır. Sonuçta mutlaka bir dağılma gerçekleşir.

Sebebi, hedefi, niteliği ne olursa olsun eylemde bulunan protestocu Karun sistemini hedef alamaz. Böyle bir girişim müesses nizamı bozmak, müessif nizamı ortaya çıkarmak; fitne, fücur ve sair işlerden sayılır. Ürdün’de, Mısır’da, ABD’de ve dahi bilumum işbirlikçi ülkelerde protestonun kralı gerçekleşir. Protestonun çok da kralı gerçekleşmeyen ülkelerde ise işbirlikçilik adeta meşrudur. Karunlar Filistin davasını sahiplenmiş görünür, Yahudi sübvanse eder ama tahallutuna müstenit olumsuz tek cümle duymak istemez. Hem onlarca adamı buradan beslenmekte, binlerce insan maişetini buradan çıkarmaktadır. Hiç doymayacakmış gibi göründüklerinin onlar da farkındadır. Yarın doyacakmış gibi görünseler yıkılacaklarını bilirler. Bu döngü onları Karunlaştırır. Dolayısıyla İsrail aleyhine bile olsa köprü üstü, konsolosluk önü, büyükelçilik kenarı hariç, sair yerde yapılan eylemler ve atılan sloganlar Karun’a aykırıdır. Şükür ki o eylemler Karunsuzdur. Yani öyle olması beklenir. Bu Karun düzeninin sonu, bir başka Karun düzeninin başlangıcı olmasın diye umulur.