Asgari ücret 2007 yılının ilk altı ayı için yüzde 6 artırılarak 403 YTL olarak ilan edildi. İlan edilen rakam açlık ve fakirlik sınırı rakamlarına bakılarak değerlendirmeye tabi tutulacak olursa belirlenen asgari ücretin açlık sınırının da altında olduğu dolayısıyla söz konusu rakamın asgari ücret olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı görülür. Eğer asgari ücret iki kişilik bir ailenin geçinebilmesi için gerekli en az ücret olarak tarif ediliyorsa 403 YTL lik rakamın asgari ücret olarak kabul edilmesi mümkün olmaz.

Bunun yanında ülkemizde işsizliğin korkunç boyutlara ulaştığı resmi rakamlara göre 2.5 milyon, sokaktaki işsize göre ise 4.5 milyon insanın işsiz olduğu düşünüldüğünde bu ülkede asgari ücretin belirleniyor olmasının anlamsızlığı ortaya çıkar.. Eğer insanlar önce kaç paraya olursa olsun bir iş bulabilmenin derdindeyseler işçi, işveren ve Hükümet temsilcilerinin bir araya gelip toplantılar yapmasına ve asgari ücret ilan etmelerinin anlamı yoktur. Çünkü, asgari ücret komisyonunun üyeleri de bilirler ki bu ülkede insanlar asgari ücretin altında bile bir iş bulabildiklerinde mecburen çalışıyorlar. Hem de sigortasız, yani kaçak olarak. Bunun için de bu ülkede kimsenin kimseyi suçlamaya hakkı yok. Çünkü, mekanizma böyle kurulmuş. Kurulan komisyonlar bile adet yerini bulsun kabilinden toplantılar yapıyor, asgari ücret belirleyip ilan ediyorlar.

Söz gelimi asgari ücret komisyonundaki işçi ve işveren temsilcileri bu ülkede asgari ücretin altında 200-250 YTL"ye insanların çalıştığını bilmezler mi, bundan haberleri yok mudur

Bunun için öncelikli olarak belirlenen asgari ücretin altında bir rakama işçi çalıştırılmasının engellenmesi gerekir. Bunun çeşitli yolları vardır. İlk akla gelen işsizliği azaltacak tedbirlerin alınması gerekiyor. Bu yapılmadan, ülkemizde yatırımların hemen hemen durma noktasına geldiği bir ortamda asgari ücret ilan edilmesi, insanların ilan edilen bu ücretin altında çalıştırılamayacağının resmen açıklanması öncelikle bu rakamı belirleyenlerin kendi kendilerini inkarı anlamına gelir. Ülkemizin gerçeği maalesef bunun tersinedir.

Demek istediğim o ki, açlık sınırının altında bir rakam belirlenip ilan edilmesine rağmen böyle bir karar uygulanamıyorsa bu ülkenin idare edildiğini söylemek mümkün olabilir mi Bir başka ifade ile gariplerin ve yoksulların düşünüldüğü söylenebilir mi

Kuralları, bu ülkeyi yönetenler ya da yönettiklerini zannedenler belirlemiyor, piyasa kendi koşullarını dikte ettiriyorsa ortada çok ciddi bir yönetim boşluğu var demektir. Bu bakımdan asgari ücretin belirlenip ilan edilmesinden çok bu yönetim boşluğunun doldurulması, sokaktaki işsiz sayısının aşağılara çekilmesi gerekiyor. Hele hele bu ülkeyi yönetenler belirlenen ücretin çok daha altında bir rakama çalışmak için sırada bekleyenler var gibi bir mantığın arkasına sığınabiliyorlarsa, işsizliğe çare bulmak durumunda olanlar işsizleri göstererek çalışanları çok düşük rakamlarla istihdam etmeye çalışıyorlarsa, bu ülkenin çivisi çıkmış demektir.

Bu söylediklerime bakarak ilan edilen asgari ücreti fazla bulduğumu kimse düşünmemelidir. İlan edilen asgari ücret olması gereken ücret değildir. Çok yetersizdir. Bunun tartışılması bile gereksizdir. Ben bu vesile ile ülkemin bir başka gerçeğine ilgililerin dikkatini çekmeye çalıştım.