Yirmi küsur yıldır iktidar koltuklarında oturanların söylemleri ile eylemleri arasında tutarsızlığı artık kanıksadık ve yadırgamıyoruz.

Çünkü biliyoruz ki bu iktidar bir şey söylüyorsa mutlaka tersini yapmak durumunda kalacaktır.

Söylemler ile eylemler arasındaki tutarsızlık adeta iktidarın alamet-i farikası haline gelmiş bulunuyor.

Bir süre önce kamuda işe alımlarda herkesin çok şikâyetçi olduğu mülakatın kalkacağı müjdesini(!) veriyorlardı!

Bir süre sonra yani şimdi ise kamuda işe alınacak kişilerin yazılı ve sözlü ya da sözlü sınavdan geçeceğini duyuruyorlar.

Yani kalkacağını müjdeledikleri mülakatın aynen devam edeceğini ilan ediyorlar.

Mülakattan niye şikâyet ediliyordu?

Yazılı sınavlarda oldukça başarılı olanlar mülakatta bir şekilde elenirken yazılıda başarısız olanların mülakatta “sınavın kazananı” olarak ilan edildiği için şikâyet ediliyordu!

Mülakat, torpilin, adam kayırmanın en kestirme yolu olduğu için karşı çıkılıyordu.

Nitekim bu şikâyetler karşılıksız kalmamış, en üst düzeyde de duyulmuş ve yapılan açıklama ile mülakat sistemine artık son verileceği duyurulmuştu!

Bu haber kamuda görev almak isteyenler açısından bir hayli sevindirici bir haberdi!

Girdikleri yazılı sınavlarda başarılı olanlar artık mülakatlarda haklarının yenilmeyeceğini düşünerek mutlu olmuşlardı.

Ancak mutlulukları uzun sürmedi!

Zira eleman alacak kurumlar, yayınladıkları yönetmeliklerde mülakat sisteminin aynen devam ettirileceğini cümle âleme ilan ediyorlardı.

Durumu içlerine sindiremeyenler var ama biz bu durumu artık kanıksadık ve hiç yadırgamıyoruz.

Pek çok örneğinde olduğu gibi bu örnekte de iktidarın söylemleri ile eylemleri arasında müthiş bir tutarsızlık var.

Hatırlayın, dün düşük faiz diye tutturanlar bugün ne yapıyorlar?

Faizleri her ay biraz daha artırıyorlar, değil mi?

Yine hatırlayın, dün yüzde 50 artı 1 kuralını vazgeçilemez ilan edenler bugün ne yapıyorlar?

Aynı kuralların partileri çarpık yollara sevk ettiğini söylüyorlar değil mi?

Listeyi uzatmak mümkün ama köşemiz buna müsait değil.

İktidarın söylem ve eylemlerindeki tutarsızlığı sayfalarca sıralasak bitip tükenecek gibi değil.