Arda göğsümüzü kabarttı. Atletico Madrid İspanya nın en

köklü kulüplerinden biridir. Ancak ne var ki, kendileri Cumhuriyetçi olarak

Kralcılar olan Real in sultası altında ezildiler. Geçen akşam 16 yıl sonra bir

kere şampiyon olabildiler. Ve bu büyük zaferde ki, Arda nın takımının maliyeti

rakiplerindeki bir oyuncunun değeri kadardır, benim Ardamın katkısı inkâr

edilemez. Arda bu takımın hücumdaki birikme istasyonu, özellikle topun

kendilerinde kalması işleminin baş mimarıdır. Şampiyonluk maçının sonunda, hem

de 110 bin kişinin fullediği Nou Camp ta Türk Bayrağı nın dalgalandırmıştır

Arda... Bizdeki sokak rezillerine ithaf olunur. Şimdi sırada Şampiyonlar Ligi

finali var ki, rakip yine iki büyükten biridir. Gelecek cumartesi akşamı yine

hep birlikte Atletico taraftarıyız.

Ve Arda nın bu tertemiz, parlak ve muhteşem zaferinden

çıktıktan sonra geldiğimiz noktaları dile getirip, yüzümüzü kızartalım. Şahsen

ben şu andan itibaren malum konularla ilgili yazarken cidden sıkılacağım. 

Efendim; Elazığspor un Sayın Başkanı Selçuk Öztürk, küme

düştükten sonra şöyle bir açıklama yapmıştı hatırlarsanız: Galatasaray la

oynadığımız maçı yöneten hakeme hakkımı helal etmiyorum. Onun yüzünden

düştük... El insaf be! Sen, seni küme düşme sınırlarından alıp ligde bırakan

hocayı gönderiyorsun. Yerine de bir Norveçli köylüyü getiriyorsun. Ve ne

tuhaftır ki, bu yabancı hocan, deplasmanda, hem de Kadıköy de takımına, hem de

kontradan tam üç gol yedirtiyor. Sonra hayatında liglerde hiç birinci adamlık

yapmamış Okan ı getiriyorsun. Ve düşüyorsun. Bak bakalım başkan bey, asıl hata

kimde  

Yüzümün kızarması mı Ohoooo, o kadar çok gerekçe var ki.

Bakınız; Kadıköy de Süper Lİg e çıkma son maçında, tribünlerin bir kısmında

erkekler, bir başka kısmında da kadın ve çocuklar. Şayet dünyanın her hangi bir

bölgesinde, Afrika nın en az gelişmiş ülkeleri, her gün yüzlerce insanın öldüğü

Afganistan da falan benzeri bir tablo gördünüz ise ne olur bilgilendirin. Bu

kadarı da çok fazla geldi hani. Maç başlamadan baktık ki, Samsunlu erkekler bir

tribüne hem de bilet alarak girmişler. Uyanıklar ya... Hiçbirinin üzerinde

Samsunsporlu olduklarına dair bir atkı, bir forma yok. Yersen misali... Yenmedi

tabii ki. Haydaaa, (Rasim Ozan dan alınmıştır ) Güvenlik güçleri bu kitleyi

dışarı çıkardı. Yahu inanın; bu tablo bile bizi UEFA dan ihraç için yeterlidir.

Fenerbahçe de tüzük tadil kongresi yapıldı. Ve Aziz

Bey in hazırlattırıp genel kurula sunduğu tasarı kabul edildi. Zaten başkası da

beklenemezdi. Ancak bir madde eksik kaldı bence... O da şu olmalıydı: Bizde

her hangi bir yönetici veya üye, mahkemelerce mahkum edilip, karar Yargıtay

tarafından onansa bile bu kararlar bize uygulanamaz. Eh, Yargıtay onayından

bugüne tam dört ay üç gün geçti de...

Bazen doğru işler de yapılmıyor değil. Rötarlı olsa da...

Buradan hareketle, Federasyonun 5 artı 3 ünü de gündeme getirilim. Sevgili

okurlar; bundan 4 yıl önce Cezayir de yapılan FİFA Kongre sinde bu yabancı

meselesi gündeme gelmiş ve çözüm için beş kişilik bir komite kurulmasına karar

verilmişti. Bu komitenin başkanlığına da Barcelona nın eski başkanı Laporta

getirilmişti. Komisyon da çalışmaları sonucunda on birde en fazla 5 yabancının

bulunmasını uygun görmüş ve raporunu yönetime sunmuştu. Ve bu kabul edildi.

Avrupa Birliği ile ters düşmemek adına istendiği kadar yabancı transfer

edilebilecek, ancak yeşil zemin FİFA nın patronajında kalacaktı. Yani

federasyon bu beş rakamında doğru karar verdi. Artı üç ise dikkat çekici. Şayet

bir kulüp, bu sekiz rakamını aşıp da yabancı kontratını arttırırsa, genel

kurullarının hesap sorması gerekir artık. Tabii genel kurullar nefes

alabiliyorlarsa...