Kavurucu yaz sıcaklarının bastırmasıyla birlikte milyonlarca sürücünün en sık yaptığı o masum hata, aslında bedene kurulan saatli bir bomba. Trafikte hararet gidermek için arabada bekletilen bir yudum suyun, dakikalar içinde nasıl ağır bir sanayi zehrine dönüştüğünü duyanların kanı dondu. Araç içi sıcaklıkların 60 dereceye dayandığı şu günlerde, o plastik şişeler adeta ölüm kusuyor.

GÜNEŞİN ALTINDAKİ SESSİZ SUİKAST
Park halindeki bir aracın içi saniyeler içinde adeta bir fırına dönüyor. Dışarıda termometreler 30 dereceyi gösterirken, camları kapalı bir otomobilde iç sıcaklık 50-60 derecelere kadar fırlıyor. İşte tam bu cehennem sıcağında, ön konsolda ya da koltukta bırakılan o masum pet şişeler aktif birer kimyasal laboratuvara dönüşüyor.
Isınan suyu içerek serinlediğini düşünen sürücülerin aslında vücutlarına doğrudan ağır metaller pompaladığı kaydedildi. Uzman toksikologlar, yaşanan bu durumu doğrudan bedene yönelik bir suikast olarak tanımlıyor.

KANSERE VE KISIRLIĞA DAVETİYE
Normal şartlarda güvenli kabul edilen PET malzemeler, ısı sınırını aştığında korkunç bir çözülme evresine giriyor. Suyun tadındaki o hafif acılaşma veya keskin plastik kokusunun aslında o zehirli geçişin en somut habercisi olduğuna dikkat çekildi.
Özellikle kadınlarda meme kanseri, erkeklerde ise testosteron düşüklüğü ve kısırlık vakalarının altında bu sinsi kimyasalların yattığı ifade edildi. Karaciğer yağlanmasından çocuklarda bağışıklık çöküşüne kadar bu hatanın faturası çok ağır.

ÇELİK VE CAM MATARA ŞART
Tıp dünyasını ayağa kaldıran bu sarsıcı veriler ışığında, sürücülerin acilen alışkanlıklarını değiştirmesi gerektiği aktarıldı. Plastik şişeler yerine paslanmaz çelik mataralar veya koyu renkli cam şişeler kullanılması şiddetle tavsiye edildi.
Öte yandan market veya benzin istasyonlarının önlerinde, güneşin bağrında günlerce bekleyen pet suların kesinlikle satın alınmaması gerektiği de uyarılarına eklendi.





