Genel başkanlık ve kurultay tartışmalarıyla çalkalanan ana muhalefet partisindeki kriz, ittifak ortaklarının da devreye girmesiyle yeni bir boyut kazandı. Karşılıklı salvolarla tansiyonun iyice yükseldiği başkent siyasetinde, lider kadrolardan gelen açıklamalar tabanda da yankı buluyor. Cumhurbaşkanlığı adaylığı ve kurultay takvimi üzerinden yürütülen sert polemik, siyaset sahnesinde hesapları iyice karıştırırken vatandaşın gözü de liderlerin yapacağı yeni açıklamalara çevrildi. Siyasette beklenen yumuşama eğiliminin aksine, taraflar arasındaki üslup giderek sertleşiyor.

"Hadisizdik ve Pişkinlik Yapıyor"

Yıldıray Çiçek, başyazarı olduğu Türkgün gazetesindeki köşesinde, Ekrem İmamoğlu’nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye yönelik sözlerini doğrudan hedef aldı. İmamoğlu’nun verdiği röportajdaki ifadeleri "ukalalık" ve "pişkinlik" olarak nitelendiren Çiçek, CHP’nin bugün içine düştüğü kaos ortamının baş sorumlusu olarak İBB Başkanı'nı işaret etti.

Çiçek yazısında, "CHP’yi kendi hevesleri ve hırsları uğruna tarumar eden, Türkiye’nin en köklü partisinin kurultayına şaibe bulaştıran, belediyelerine yolsuzluk ve rüşveti musallat eden adamın pişkinliği ve yüzsüzlüğü işte tam da budur. Kırk kapı dolaşıp CHP’ye gelmiş biri olarak, sağduyulu bir şekilde toplumsal istikrara katkı vermek isteyenlere hadsizlik yapıyor" ifadelerini kullanarak tepkisini dile getirdi.

Polemiği Başlatan O Soru ve İmamoğlu’nun Yanıtı

Siyasi krizi tırmandıran tartışma, gazeteci Murat Sabuncu’nun İmamoğlu’na yönelttiği "MHP Genel Başkanı kurultay tarihine kadar CHP’ye bir yol haritası veriyor. Bunu nasıl karşılıyorsunuz?" sorusuyla başladı. İmamoğlu bu soruya, iktidarı ve müttefiki MHP'yi sert bir dille eleştirerek yanıt vermişti.

İmamoğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi’nin yol haritasını yalnızca partililerimiz belirler. Ne iktidar odaklarının ne de iktidarın kayyımlığını yapan ve kurultayımızı engelleyenlerin partimiz üzerine söylediği sözlerin bir kıymeti yoktur. Hukuk zaten kurultayı emretmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin hukuku yerle yerle bir edilmiştir. Ortaya karışık, ne olduğu belli olmayan ve hiçbir işe yaramayan sözlerin Türkiye’de demokrasiyi bitirme aşamasına gelmiş bir iktidar ortamında hiçbir anlamı yoktur" diyerek geri adım atmayacaklarını vurgulamıştı. Kafaların karışık olduğu muhalefet cephesinde bu restleşmenin nasıl bir yankı bulacağı ise merak konusu.

Karşılıklı suçlamalarla adeta kördüğüme dönen süreçte, gözler şimdi CHP içindeki ulusalcı ve değişimci kanatların bu "virüs" polemiğine vereceği yanıta ve önümüzdeki günlerde netleşmesi beklenen kurultay takvimine çevrildi.

Kaynak: Haber Merkezi