Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ağrı'da 250 milyon dolarlık yatırımlarla açılan Mollakara Madeni'nin Türkiye'nin altın üretimini yüzde 10 artıracağını ve ilk 5 yılda 17 tona yakın altın üretileceğini açıkladı.

Türkiye, madencilik sektöründeki yatırımlarından birini daha hayata geçirdi.

Ağrı’da yapımı tamamlanan Mollakara Maden Tesisi, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katıldığı resmi törenle açıldı.

Tesisin Türkiye’nin yıllık altın üretimine çok ciddi bir ivme kazandırması bekleniyor.

'EN YÜKSEK KATMA DEĞER MADENCİLİKTE'

Açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, madencilik sektörünün Türkiye’nin ihracat stratejisindeki kritik rolüne dikkat çekti.

Yılmaz, "Katma değeri en yüksek ihracat alanı madencilik sektörüdür" diyerek, bu alandaki yerli üretimin ekonomik bağımsızlık için önemini vurguladı.

Yastık altındaki ve sistem dışındaki altının ekonomiye kazandırılmasının önemine değinen Yılmaz, yeni tesislerin bu süreci hızlandıracağını belirtti.

250 MİLYON DOLARLIK DEV YATIRIM

Mollakara Madeni'nin ekonomik boyutuna dair net rakamlar paylaşan Yılmaz, tesis için 250 milyon dolarlık bir yatırım yapıldığını açıktı.

Projenin bölge istihdamına da doğrudan katkı sunacağını ifade eden Yılmaz, tesiste ilk etapta 337 kişinin istihdam edileceğini müjdeledi.

ALTIN ÜRETİMİ YÜZDE 10 ARTACAK

Türkiye'nin mevcut altın üretiminin yıllık 30 ton civarında seyrettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Mollakara Madeni'nin devreye girmesiyle birlikte bu üretimin yüzde 10 oranında artacağını söyledi.

Planlamalara göre, dev tesiste ilk 5 yıllık süreçte toplamda 17 tona yakın altın üretimi gerçekleştirilmesi hedefleniyor.

İLİÇ ALTIN MADENİ FACİASI UNUTULMADI!

Erzincan İliç’teki altın madeninde meydana gelen faciada 5 kişi hayatını kaybetti.

Faciada milyonlarca ton zehirli toprak Fırat Nehri havzasına kaydı ve bölgede tarifi zor çevre kirliliğine yol açtı.

Bu çevre kirliliği belki yıllar boyu devam edecek bir kirlilik oluşturdu.

ALTIN MADENİ İŞLETMENİN RİSKLERİ

Altın madeni işletmeciliği; çevre kirliliği, halk sağlığı tehditleri ve ekosistem tahribatı gibi yüksek düzeyde ekolojik ve sosyal riskler barındırır.

* Siyanür Kullanımı: Altını ayrıştırmak için kullanılan siyanür ve türevleri, sızıntı veya kazalar durumunda yer altı sularına ve nehirlere karışarak büyük çevre felaketlerine yol açabilir.

* Su Kaynaklarının Kirlenmesi: Yıkama suları ve asit maden drenajı, içme suyu kaynaklarını ve su altı yaşamını tehlikeye atar.

* Habitat ve Orman Tahribatı: Geniş alanlardaki ormanlar, meralar ve tarım arazileri yok olur; biyolojik çeşitlilik azalır.

* Halk Sağlığı: Havaya karışan siyanürlü tozlar ve kimyasal atıklar bölgede yaşayan insanların solunum ve genel sağlığını olumsuz etkiler.

* İş Güvenliği: Yeraltı veya açık işletmelerde çalışan işçiler için çökme, zehirlenme ve ağır çalışma koşulları yüksek kaza riski taşır…

Kaynak: Haber Merkezi