Altın piyasasında son dönemde yaşanan düşüşün tek bir nedene bağlı olmadığına dikkat çeken İslam Memiş, küresel piyasalardaki gelişmelerin değerli metal üzerindeki etkisini değerlendirdi. Doların güçlenmesi ve tahvil faizlerindeki yükselişin yanı sıra Fed beklentileri ile petrol fiyatlarının da fiyatlamada rol oynadığını belirtti.
Piyasadaki mevcut hareketin ardından yatırımcıların özellikle ons altın ile gram altın arasındaki ilişkiye odaklandığı görülürken, Memiş’in verdiği seviyeler kısa vadeli beklentinin çerçevesini oluşturdu. Analist ayrıca yılın son bölümünde bugünkü tabloyu değiştirebilecek farklı bir senaryoya dikkat çekti.
ALTINI BASKILAYAN DÖRT GELİŞME NE?
Memiş’e göre altındaki geri çekilmede dört ana unsur bulunuyor. Bunların başında Amerikan tahvil faizlerinin yüzde 5'in üzerine yükselmesi geliyor. Dolar endeksinin 100 seviyesinin üzerinde güçlenmesi de altın açısından baskı oluşturan ikinci unsur olarak değerlendiriliyor.
Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentiler üçüncü başlığı oluştururken, yükselen petrol fiyatları da dördüncü etken olarak gösteriliyor. Memiş, bu gelişmelerin bir araya gelmesinin ons altındaki yükselişleri sınırladığını ve kısa vadede baskının devam edebileceğini ifade etti.
ONS ALTINDA 4.070 DOLAR NEDEN ÖNEMLİ?
İslam Memiş, ons altında aşağı yönlü hareket açısından 4.070 dolar seviyesini kritik destek olarak takip ettiğini belirtti. Bu seviyenin korunması halinde daha yukarıdaki fiyat bölgelerinin yeniden gündeme gelebileceği değerlendirilirken, 4.200-4.600 dolar aralığı da izlenen bant olarak öne çıktı.
Memiş’in beklentisinde yalnızca teknik seviyeler değil, merkez bankalarının faiz kararları ve küresel gelişmeler de belirleyici. Özellikle Fed’in yıl sonuna kadar atabileceği adımların altın üzerinde etkili olabileceği belirtiliyor.
GRAM ALTINDA DENGE NEREDE OLUŞABİLİR?
Dolar/TL kurundaki hareketin daha kontrollü seyretmesi nedeniyle gram altının ons altını daha yakından takip ettiğini belirten Memiş, kısa vadede 6.500-7.000 TL aralığına işaret etti.
Gram altın yıl içinde farklı dönemlerde sert yükseliş ve düşüşler yaşadı. Ocak sonunda 8.157 TL seviyesine çıkan fiyat, haziranda 5.950 TL civarına kadar geriledi. Ağustosta yeniden 7.239 TL seviyesi görüldü. Bu hareketler, altın piyasasındaki oynaklığın boyutunu ortaya koyuyor.
BUNDAN SONRA ALTININ YÖNÜNÜ NE BELİRLEYECEK?
Memiş’in değerlendirmesine göre bundan sonraki dönemde mevcut ekonomik göstergelerin yanı sıra jeopolitik gelişmeler daha fazla önem kazanabilir. Rusya-Ukrayna veya Amerika-İran hattında ateşkes ya da anlaşma sağlanması halinde petrol fiyatlarında sert düşüş yaşanabileceği belirtiliyor.
Böyle bir gelişmenin Fed’in faiz beklentilerini de etkileyebileceğini söyleyen Memiş, altının yılın son bölümünde yeniden farklı bir fiyatlama sürecine girebileceğini düşünüyor. Dolayısıyla önümüzdeki haftalarda yalnızca fiyat ekranı değil, küresel ekonomi ve jeopolitik gündem de altının yönü açısından yakından izlenecek.





