Önceki günkü DTP‘nin gerçekleştirdiği mitingi değerlendiren Vatan gazetesi yazarı Necati Doğru, "Diyarbakır‘daki miting teröre karşı yapılsaydı; "böl ve yönetçi" emperyalizme Anadolu tokadı olacaktı. Altın fırsat kaçtı" diyor.

Yine adına "Barış Mitingi" denirdi ve barışı bozanın "PKK olduğunu" Diyarbakır İstasyon Meydanı‘nda bağırarak dünyaya duyurmak çok anlamlı haykırış sayılırdı. Tarihe geçerdi. Anlayana ders çıkardı. BOP‘un babası ABD şahininin aklı şaşar, Ortadoğu‘da 200 yıldır "böl ve yönet" sinsiliğinin yürütücüsü İngiliz, hayatının şokunu yaşardı. Alman, Fransız, Yunan, İsrail‘in Ortadoğu bürolarındaki ajanlarının bile; "30 yıldır üzerlerinde oynadığımız oyuna rağmen Kürtler ile Türkler birbirlerine küsmüyor, tek devlet altında yaşamaktan vazgeçmiyorlar" diye avunmak durumunda kalırlardı...

Dünkü Diyarbakır mitingini düzenleyip halkı çoluk-çocuk-kadın-erkek-yaşlı-genç meydana toplayanlar; "PKK en büyüktür. Dağ en büyük güçtür. Çıkacak dağ her zaman bulunur. Gerçek harita İmralı‘da hazırlanandır. Cin şişeden çıktı. Kürt aidiyeti en üst seviyeye ulaştı. Kürtleri Türkler‘den boşanmaya iten nedenler vardır" türü cümlelerle bölünmüşlük bilincinin oluştuğunu anlatıyorlar. ABD ve İngiltere‘ye çok güvenip, Anadolu topraklarında "yeni bir Bosna-Hersek yaratma" kabarmasına giriyorlar. Anadolu topraklarında yeni bir "Bosna-Hersek yaratmak" kabarılacak, istenecek, arzulanacak bir yol haritası değildir. Orada yeni harita yapıldı fakat 200 bin kişi öldü, 2 milyon insan evinden-barkından-şehrinden-köyünden ayrılmak zorunda kaldı...

Diyarbakır‘daki miting teröre karşı yapılsaydı; "böl ve yönetçi" emperyalizme Anadolu tokadı olacaktı. Altın fırsat kaçtı.

Muhabir: Haber Merkezi