Şehirdeki halk pazarına pekmez satmaya gelen adam,
pekmezcilerin dizildiği sıraya pekmez küpünü koymuş ve müşteri beklemeye
başlamış.
Alıcılar gelir hepsine bakar ve satın alıp giderlermiş
ama bu köylünün pekmezinden almazlarmış.
Adam, kalkmış müşteri gibi her pekmez kabından bir kaşık
almış ve bakmış ki pekmezler hileli.
Beş saat kaynaması gereken pekmez, iki buçuk saatte
ateşin üzerinden indirilirse yarısı su demektir.
Haramı helalı bilenler beş saat kaynatarak o suyu
aldırırlar ve saf pekmez kalır geriye ama kırk kilo olacak pekmez yirmi kiloya
iner.
Buna rağmen aynı fiyata satılan bu halis pekmezi vatandaş
almıyormuş.
Öğle namazında cami imamına durumu sormuş.
İmam, Bu halkın kazancı helal yollardan değildir. Onun için
helal pekmezi bunların gözü ve gönlü sevmez. Denemek için pekmezin içine biraz
su karıştır hemen satılır.
Adam, hocanın dediğini denemiş ve ikindi namazına
kalmadan pekmezi satmış bitirmiş.
İkindi namazında cami imamıyla görüştüğünde denediğini ve
sattığını anlatınca imam, O parayla çocuklarına bir şey alma. Köyün
köpeklerine de yedirme. Yedirirsen köpekler, kurtla arkadaş olurlar
koyunlarınıza ihanet ederler. Der.
Bazı bakanların Yüce Divan da yolsuzluk nedeniyle
yargılandığı günlerde bir araştırma kurumunun yaptığı bir anket yayınlamıştı.
Hortumcu olmak ister misiniz sorusuna halkımızın yüzde
seksene yakını Hayır cevabını vermiş.
Kızını, hortumcunun oğluna gelin olarak verir misin
sorusuna aynı adamlar aynı oranda Evet diyorlar.
Oğluna, hortumcunun kızını alır mısın sorusuna da yüzde
seksen dolayında Evet diyorlar.
Yolsuzluk yaptı diye partisinden atılan birinin yine
aynı partiden aday olmasında asıl etken onu aday yapan yetkililer değildir.
O yetkililer, kendilerine oy verenlerin iç dünyasını
bildikleri için endişeleri yoktur.
Seçim kelimesinin yerine İntihap kelimesinin kullanıldığı zamanlarda
Milletvekilinin yolsuzluklar yaptığını, sarhoş olduğunu dillerine dolayan halka
o milletvekili meydan konuşması yaparken Siz, müntehıbsınız (Yani
seçmensiniz), ben ise Müntehabım (Yani seçilen). Bu kelimenin kökü Nuhbe dir.
Öz manasına gelir, kaymak anlamına gelir.
Siz, katransanız ben katran kaymağıyım, siz, süt iseniz
ben de süt kaymağıyım demiş.
Rabbimiz: Bir toplum kendini değiştirmedikçe, Allah o
toplumu değiştirmez. buyurur. (Ra d süresi ayet 11)
Sevgili Peygamberimiz de: İşleriniz sizin
yöneticilerinizdir buyurmuş. Bir başka hadisinde ise Nasılsanız öyle idare olunursunuz. buyurmuş.
(Beyhaki, Şuab-ül iman 6/22, hadis no 7391, Keşf-ül hafa 2/127)