Aylardır Ortadoğu'dan gelecek o kalıcı barış haberine kilitlenen dünyanın hesabı, çöken İslamabad görüşmeleriyle fena şaşmıştı.
Nükleer tehditlerin ve abluka savaşlarının gölgesinde nefesler tutulmuşken, kapalı kapılar ardından sızan o yeni müzakere fısıltısı küresel piyasalara ve savaş yorgunu bölgeye adeta can suyu oldu.
Bir yanda "aşırı talep" diyerek masayı deviren Tahran, diğer yanda nükleer şartından taviz vermeyen Washington var.
Yeni Adres Cenevre mi?
Associated Press ve Reuters'a sızan bilgilere göre, 8 Nisan'da sağlanan o kırılgan ateşkesin süresi dolmadan diplomatik trafik yeniden hızlandı.
İsimsiz Amerikalı yetkililerin, Washington ve Tahran heyetlerinin perşembe günü veya hafta sonuna doğru tekrar yüz yüze masaya oturma niyetinde olduklarını doğruladığı kaydedildi. Çetin geçmesi beklenen bu yeni diplomatik raundun adresi olarak yine Pakistan'ın başkenti İslamabad ön plana çıkarken, İsviçre'nin Cenevre kentinin de güçlü bir alternatif olarak masada tutulduğuna dikkat çekildi.

Beyaz Saray'dan Peş Peşe Restler
Sürecin kilit isimlerinden peş peşe gelen o zehir zemberek açıklamalar ise krizin boyutunu gözler önüne seriyor.
Beyaz Saray önünde gazetecilerin karşısına çıkan ABD Başkanı Donald Trump'ın, "İran'la birçok konuda anlaştık ama nükleer konusunda anlaşmadık ancak bence bunu da kabul edecekler" şeklindeki o iddialı sözleri dikkatlere sunuldu. İranlıların kendilerini arayarak anlaşmak istediklerini ileri süren Trump'ın, nükleer silah restini bir kez daha yinelediği ifade edildi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance cephesinden ise İslamabad'daki o sonuçsuz zirveye dair çarpıcı itiraflar geldi.
Görüşmelerde çok ilerleme kaydedildiğini savunan Vance'in, Pakistan'daki İran heyetinin "anlaşma sonuçlandırma yetkisine sahip olmadığı" için ABD heyetinin masadan kalktığını iddia ettiği aktarıldı. "Top artık İran'ın sahasında" diyen Vance'in, Tahran'ın ekonomik olarak normalleşmesi için nükleer sevdadan vazgeçmesi gerektiğini vurguladığı belirtildi.

Tahran Kırmızı Çizgiyi Çekti
Karşı cephede ise faturanın tamamen Washington'a kesildiği dikkati çekti.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı o yıkıcı saldırıların ardından 8 Nisan'da sağlanan geçici ateşkesin pamuk ipliğine bağlı olduğu biliniyor. İran yönetiminin, İslamabad'da ortak bir çerçeveye varılamamasının tek sorumlusu olarak ABD'nin o "aşırı taleplerini" gösterdiği kaydedildi.
Dünyanın kaderini belirleyecek olan o iki heyetin perşembe günü masaya oturup oturmayacağı ve o kapalı kapılar ardından sızacak kritik karar metinleri merakla bekleniyor.



