Orta Doğu'da haftalardır diken üzerinde devam eden ateşkes sürecinde Washington kartlarını açık oynadı. Beyaz Saray'da kameraların karşısına geçen ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Donald Trump yönetiminin bölgedeki askeri varlığına ve nükleer pazarlıklara dair net bir sınır çizdi. "Sonsuz savaşları bitirme" vaadiyle iktidara geldiklerini hatırlatan Vance'in açıklamaları, Tahran üzerindeki diplomatik baskıyı zirveye çıkardı. Şimdi tüm dünya, askeri operasyonların yeniden başlama ihtimalinin gölgesinde yürüyen bu kritik pazarlıkların nereye varacağını merak ediyor.

Altı haftalık bombardımanın ardından kritik dönemeç

Beyaz Saray'daki basın brifinginde İran gündemine dair soruları yanıtlayan Vance, Başkan Donald Trump'ın askeri operasyonu başından beri sınırlı bir süre zarfında bitirmeyi planladığını açıkladı. Sahadaki askeri takvime dair detaylar paylaşan Başkan Yardımcısı, bölgede yaklaşık 6 hafta süren yoğun saldırıların ardından, son 5 haftadır ateşkes sürecinin yürürlükte olduğunu dile getirdi. Körfez ülkelerinin de ara buluculuk girişimleriyle Tahran'la müzakere masasında olduklarını kaydeden Vance, ABD ordusunun bölgedeki misyonuna dair şu net mesajı verdi: "Bu sonsuza dek sürecek bir savaş değil. Görevimizi yerine getirip eve döneceğiz. Başkanın verdiği söz buydu ve tam da bunu gerçekleştireceğiz."

Trump savaşa yeniden dönmek istemiyor

Washington'ın masadaki öncelikli tercihinin askeri yöntemler olmadığını gizlemeyen Vance, Trump'ın savaşa yeniden dönmeyi aslında tercih etmek istemediğini vurguladı. Mevcut durumu "Ya savaşı yeniden başlatacağız, ki Başkan'ın tercihi bu değil, ya da bir anlaşmaya varacağız" sözleriyle özetleyen Vance, şu an için tamamen diplomatik çözüme odaklandıklarını aktardı. Ancak bu yumuşak tona rağmen, ABD'nin anlaşma için şartları oldukça ağır. İran'ın tarihi ve kültürel olarak büyük bir medeniyet olduğunu belirten Vance, buna rağmen müzakerelerde ne söylediklerinin her zaman net anlaşılamadığından dert yandı.

ABD'nin masadaki kırmızı çizgisi

Washington yönetiminin masada sadece geçici bir ateşkes değil, kalıcı bir taahhüt aradığı belirtildi. ABD'nin stratejik hedefini açıklayan Vance, "Sadece nükleer silaha sahip olmama taahhüdünü değil, aynı zamanda yıllar sonra da İranlıların bu nükleer kapasiteyi yeniden inşa etmemelerini sağlayacak bir süreç üzerinde çalışmaya yönelik taahhüdü görmek istiyoruz. İşte müzakerelerde ulaşmaya çalıştığımız hedef bu" ifadelerini kullandı. Basın mensuplarının "İranlılar sizce bir anlaşmaya varacaklar mı?" sorusuna ise samimi bir dille "Bunu nasıl bilebilirim ki?" yanıtını veren Vance, İran'ın oldukça karmaşık bir ülke olduğunu ve kendisinin dahi bu ülkeyi tam olarak anladığını söyleyemeyeceğini sözlerine ekledi.

Uranyum iddialarına Rusya kapısı kapatıldı

Müzakerelerin perde arkasında konuşulan lojistik detaylara da değinen Vance, İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumun akıbetine dair spekülasyonlara son noktayı koydu. Rusya'nın bu zenginleştirilmiş uranyumu teslim alması gibi bir planlarının kesinlikle olmadığının altını çizen Vance, bu tür alternatiflerin masada konuşulabileceğini ancak kendilerinin bu yönde bir düşünceye sahip olmadıklarını ifade etti.

Kaynak: Haber Merkezi