Kadınlar
kimin umurunda
Dünya bugün, kadınlar günü diye bir gün kutluyor. Bugün
perde önünde yere göğe sığdırılamayan kadınlar, perde arkasında tefeci bezirgân
kapitalist sistem tarafından iğdiş ediliyor. Batılı ülkelere tarafından bir
meta haline dönüştürülen kadın, modern köleliğe sürüklenirken, öte tarafta
şiddete, tacize ve ölümlere maruz bırakılıyor. Müslüman kadınların durumu ise
içler acısı.
Suriye de, Arakan da, Irak ta, Orta Afrika da ölüm,
şiddet ve tecavüzle karşı karşıya hayatta kalma mücadelesi veren Müslüman
kadınların durumu, sözde kadın hakları savunucusu Batı nın ikiyüzlülüğünü de ortaya koyuyor.
Kadını bir meta olarak gören zihniyet!
21. yüzyılın salt paraya endeksli dünyasında kadına
biçilen rol, erkek hazzını tetikleyici, çekici cinsel bir meta, ticari bir reyting
objesi olmaktan öte değil. Maalesef kadın, günümüz iktisadi hayatının hemen
hemen tüm sektörlerinde tüketime yöneltici, kâr marjını arttırıcı bir reklam
aracı olarak görülmekte ve bu uğurda manevi hiçbir değer yargısı önemsenmeden
hunharca harcanmaktadır. Kapitalist sistemde vücudu teşhir yolu ile kadın, hem
tüketen hem tükettiren hem de tüketilen bir ticaret oburu haline
dönüştürülmüştür. Sözde kadın hakları savunucularının kadını ticaret hayatına
sokmaya çabalamalarının altında yatan asıl etken sanıldığı gibi kadın hakları
tutkunu olduklarından ve yahut kadın isminin yanında olduklarından değil,
tamamı ile kadını bir meta olarak iktisadi hayatta görme çabasındandır.
İş dünyasının önde gelen yatırımcılarının bu kadar
fanatik bir şekilde kadın hakları savunuculuğuna soyunmasının altında yatan
sebep de budur.
Fuhuş Bataklığında Kadınların Onuru Ayaklar Altına
Alınıyor Hararetli tartışmalara neden olan kürtaj meselesinde dediğim dedik bir
şekilde kürtajın bir hak olduğunu savunan ve kadınların yanında olduğunu iddia
edenlerin:
1- Türkiye de şu kadar genelev olduğundan, vesikalı veya
yasak yollarla fuhuş yaptırılan şu kadar binden fazla kadından,
2- Fuhuş pazarında yıllık dönen asgari şu kadar milyar
dolardan; haberleri yok mu Kadın hakları diye avaz avaz bağırıp, kadınların
pazarlayıcısı olan bu kişi ve kurumlar asıl emellerini örtmek için, kadının
sömürü tarihi boyunca ağızlarından yaldızlı cümleleri eksik etmemiş, kadına
özgürlük vaatleriyle onları köleliğe hapsetmiştir.
Nitekim bu şer odaklarının kadınlara verdiği zarar ve
ziyanı, ne Kureyşliler ne Romalılar ne de Persliler vermiştir. Namus kavramının
kadınlar için gericiliği çağrıştırdığı propagandasını yayan bu kesimler, kadını
tozpembe hayallerle kandırıp huzurdan, inançtan uzak bir maddiyat canavarı
haline dönüştürmüştür.
Dünyada Müslüman Kadın
Müslüman kadınlar içinkadınlar günü denen 8 Mart ın pek bir geçerliliği yok. Onlar için 1 gün
kadınlar günü olsa bile, 364 gün zulümler günü oluyor. Savaş, açlık, yokluk,
ölümler, tecavüzler. Ebu Gureyb te Amerikan askerlerinin Müslüman kadınlara
tecavüz ve işkenceleriyle yüzleşen İslâm ümmeti için aynı acı, Suriye de
Arakan da Budistler ile devam ediyor. Dünyanın birçok yerinde toprakları işgal
altında olan Müslümanların kadınları kendilerine reva görülen işkenceler ve
tecavüzler ile boğuşurken, bu ülkelerdeki sözde Müslüman yöneticiler zalimin
her çeşidiyle uzlaşma masasına oturuyorlar. Böylece ümmetin bu sahipsiz
analarına, bacılarına bir hançerde onlar saplıyorlar