Peygamber Efendimiz, 3 şeye bakmak ibadettir. Ana babaya

bakmak ibadettir, Kuran-ı Kerim e bakmak ibadettir. Denize bakmak ibadettir

buyuruyor. Bu kaynakta geçmiyor ama bazı kaynaklarda Peygamberlerin yüzüne

bakmanın da ibadet olduğu yazılıdır. Bu hadisleri iyi tefekkür etmek lazımdır.

Mesela ana babanın yüzüne bakarak, bunlar benim veli nimetim, onlara karşı

minnet borcumu yerine getirmem lazım demeli ve ibadetin şuuruna varmalıyız.

Kuran-ı Kerim e bakmak ise insanın hafızasını güçlendirir. Sürekli Kuran okuyan

birisi gözlerinde büyük rahatsızlık duymaz. Yine denize bakmakta öyledir.

Denize bakmakta gözü dinlendirir, zihni dinlendirir. Elhamdüllilah biz bu

sünnete uyduk. Ben öğrenciliğimde iki fakülte okuduğum için, zihnim çok

yorulurdu. Böyle yorulduğum zamanlarda Sarayburnuna gider, orada yarım saat

denize bakardım. Denize yarım saat bakmak benim o yorgunluğumu alıyordu. Aynı

zamanda denize bakmak asabi hastalıkları da tedavi eder. Zaten bugün bu

bilimsel olarak da bunlar ispatlanmış durumda.

KABİRLERİ ZİYARET EDİNİZ

Kabir ziyaretlerinde insanlar atalarıyla övünüyordu. bak

benim dedem şu savaşa katılmış, benim dedem Çanakkale gazisi, benim dedem büyük

âlimmiş gibi ifadeler insanları gururlandırıyordu.  Zaten atasına bağlılık insanın geninde

vardır. Deden, atan güzel işler yapmış olabilir ama Kur an da herkes kazancına

bağlıdır ayeti de var. Onu da beraberinde düşüneceksin. Mesela deden cennetlik

ama sen dedenin yolundan gitmiyorsan, dedenin cennetlik olması seni ahirette

kurtarmaz. Unutma, dedenin yediği yemek seni doyurmaz. İşte bu boş söylemler

unutulunca ve insanlarda iman kuvvetlenince Peygamber Efendimiz, kabirleri

ziyaret ediniz, ahireti hatırlatır ve cennete yakınlaştırır buyurmuştur. 

NAZAR ŞEYTANIN OKLARINDAN BİRİDİR

Bir hadisi şerifte, Nazar şeytanın oklarından biridir

buyuruluyor. Şimdi ok somut bir şey, geldi mi acı verir. Fakat nazar öyle

değil, elle tutulan gözle görülen bir şey değil. İşte Peygamber efendimiz, okun

insanı delip geçtiği gibi nazarın da delebileceğini, yani o derece büyük zarar

verebileceğini anlatıyor. Mesela harama baktığı zaman, insanın aklına bir sürü

gerekli gereksiz düşünce hücum eder. Bu düşüncelerde insanı Allah ın zikrinden

alıkoyar. İşte bir bakış, insanı Allah demekten alıkoyabilir. Zihni başka

yerlere götürür. İnsanın niyetini değiştirir. Tabi, Peygamber Efendimize

Miraç ta verilen Ameresulü ile insanın, kalbine gelen niyetten dolayı sorumlu

olmadığı bildirilmiştir. Fakat, bir işe niyetlendin ve onu yapabilmek için

günlerce plan yaptın ve gayret ettinse bu suçtur. Zaten bugünkü hukukta da

azmetme suçtur. Niyet gelip geçse suç olmaz ama niyet kökleşirse bu suçtur ve

hesap sebebidir. Böyle olunca şeytan başka yerlerden de vesvese vererek insanı

daha çok kışkırtır. İşte bu durumlar fitne kapılarını açar. Bulunduğun yerde

birisi küfür ediyorsa onu susturacaksın, susmuyorsa orayı terk edeceksin.   O yüzden niyetimizi doğrultacağız. Şeytanın

o zehirli oklarından kaçacağız. Bakın, kim haramdan gözünü çekerse Allah onun

kalbinde imanın tadını tattırır buyuruluyor. Onun için uyanık olacağız ve ne

yapıyorsak Allah için yapmaya gayret edeceğiz. 

GÜZELE BAKMAK SEVAPTIR

Bizim hak arasında çok geçen bir söz vardır; Güzele

bakmak sevaptır derler. Bu söz hadisi şeriflerde var. Evet, güzel kadına

bakmak sevaptır. Peki, bu nasıl oluyor hocam Kendi hanımının güzelliğine

bakmak sevaptır.  Daha önce bahsettik,

harama bakmak, şeytanın zehirli oklarından biridir. Namahreminize bakmayın ama

hanımınızın iyi tarafını görmek, hadislerde geçtiği şekliyle ibadet

hükmündedir. Yine hadislerde, eşine bakmak ve yeşile bakmakta gözün kuvvetini

arttırır buyuruluyor.  Ayrıca hanımına

bakman aile de  muhabbeti arttırır.

Dolayısıyla insanı haramdan alıkoyar.