Bugün 12 Eylül ün yıldönümü.

12 Eylül 1980 den günümüze kadar demokrasi tarihinde bazı

kıpırtılar olmadı değil. Ama temelinde değişen bir şey yok.

Çünkü iki yıldır yeni ve sivil bir anayasa üzerinde hâlâ

uzlaşı sağlanamadı.

Darbenin mimarı Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya 12 Eylül

döneminde yapılan sistematik işkenceler nedeniyle ne hazindir ki,

yargılanmayacak.

TBMM Darbeleri Araştırma ve Soruşturma komisyonundaki

sorgulama sırasında, Şahinkaya savunmasında büyük bir laf etmişti, demişti ki:

12 Eylül büyük bir olaydır, büyük olayları tarih

yargılar.

Devamında,

Milli Güvenlik Konseyi kurucu iktidardır. Ben anayasa

ile kurulmuş Milli Güvenlik Kurulu üyesiyim. Silah arkadaşlarım yetkisini

anayasadan almaktadır.

Paşada ne pişmanlık belirtisi var, ne de yaptıklarından

dolayı bir üzüntü yaşıyor.

Mahkeme Şahinkaya ya soruyor:

Sizin dışında bir silahlı güç tarafından darbe

yapılsaydı, buna o dönemdeki tepkiniz ne olurdu

Cevap kaçamaktır:

Müsaadenizle cevap vermeyeceğim efendim diyordu.

Mahkemenin bu sefer:

12 Eylül 1980 askeri darbesinin yapılmasında ABD veya

bir başka ülkenin bilgisi veya onayı var mıdır sorusuna verdiği cevap yine

kaçamaktır:

Arz etmiştim efendim, yanıt vermeyeceğim.

Aslında bu veremediği cevap evet anlamını taşıyor.

Çünkü 12 Eylül darbesi sırasında dönemin ABD Merkezi

Haberalma Ajansı (CIA) Türkiye masası İstasyon şefi Paul Henze askeri

müdahaleyi haber alırken, haberi ulaştıran diplomatın;

Seninkiler yaptı, bizim çocuklar işi bitirdi sözü

ABD nin 12 Eylül darbesinde basbayağı rolü olduğunu göstermiştir. (12 Eylül

Saat:04.00, M.Ali Birand)

Peki, 12 Eylül ün hiç mi kazanımları olmadı

Haksızlık etmeyelim, elbette ki oldu.

12 darbesini gerçekleştiren generaller gayrı menkul

zengini oldu. TBMM darbeleri Araştırma Komisyonu, darbeci 5 generalin ve

yakınlarının malvarlıklarına ilişkin aldığı raporda şu bilgilere yer verdi;

-Kenan Evren in damadının Ankara Çankaya da 3 adet

betonarme kargir (taş ve harçla yapılmış yapı) bina ve müşterekleri

-Erzurum Aziziye de arsa, Ankara Gölbaşı İncek te 4,

Hatay Karapelit te 10, İskenderun da 7 arsa.

-Ve Marmaris Turunç ta arsa... 

Evren Paşa nın ikinci damadında ise;

-Sarıyer de 41 bloklu kargir apartman ve Şişli de

rezidans olduğu tesbit edilmiş.

Ya Tahsin Şahinkaya nın malvarlığı

Bir bakalım:

-İstanbul Kadıköy de daire

-Gebze de kereste fabrikası olan tarla

-Yalova Çiftlikköy de 90 adet betonarme dubleks blok bina

ve 3 adet betonarme tek katlı işyeri

-Yine aynı yerde kafeterya ve arsası olduğunu

öğreniyoruz.

Dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Nurettin Ersin in oğlu

Ersin in;

-Ankara nın Ayrancı semtinde bir apartman

-Bodrum Gökçebel de 29 blok

-169 bağımsız bölümden oluşan binalar.

-Bodrum Karakaya da avlulu kargir ev.

-Ankara Çankaya da kargir apartman.

-Ayrancı semtinde apartman.

-Gelininin Ankara Çayyolu semtinde 14 blokluk kargir

apartman

-İstanbul Bebek te 4 katlı, bahçeli, apartman ve

Beyoğlu nda 6 katlı apartmana sahip olduğu tespit edilmiş.

Diğer paşalardan dönemin Jandarma Genel Komutanı Sedat

Celasun un;

-Ankara Çankaya da 224 daireli, 5 katlı, 28 bloktan

oluşan apartman olduğu belirlenmiş.

Raporda dönemin Kara ve Deniz Kuvvetleri Komutanı

Nurettin Ersin ve Nejat Tümer in aynı bankanın İstanbul Etiler deki şubesinde

yüksek meblağda hesapları olduğu belirlenmiş. (Masak)

Uzatmayalım. Malum, zenginin malı züğürdün çenesini

yorarmış.

Demek ki, 12 darbesiyle birlikte paşalarımız ciddi ciddi

malvarlığı edinmişler. Hatta yakınlarını bile zengin etmiş görünüyorlar.

İşte 12 Eylül ün kazanımları bunlar... Bütün bu askeri

stratejiler, planlamalar, işkenceler Hepsi gayrı menkul zengini olabilmek

içinmiş.

Demek, 12 Eylül büyük bir olaydır, büyük olayları tarih

yargılar öyle mi

Sevsinler sizi!

Peki, 12 Eylül ün kayıpları

Bunun hesabını kim verecek, söyler misiniz