Saadet Partisi Ankara Gençlik Kolları Kızılay Meydanı‘nda yaptıkları açıklama ile zinanın tekrar suç sayılmasını istedi. Saadet Partisi Ankara Gençlik Kolları Başkanı Yusuf Sunar yaptığı açıklamada "Topluma yönelik yapılan manevi tahribat ve ahlaki yozlaşma karşısında "Önce Ahlak ve Maneviyat" demeye devam ediyoruz. Zinanın ve eşcinselliğin yaygınlaştığı ve normalleştiği böyle bir zamanda elbetteki sessiz kalamazdık" dedi.

"Toplumun temelini sarsan en büyük tehlike zina ve buna paralel olarak yaygınlaşan eşcinselliktir" diyen Sunar, bunun için derhal önlem alınması gerektiğini söyledi. Sunar,  "Toplumların örf ve geleneklerinde mefhumunu tarumar eden ve nesillerin güvenliğini tehdit eden bu suç için derhal önlemler alınmalıdır. Sekülerleşen ve hümanizmin etkisiyle zihin kalıplarımızı değiştirmeye çalışan Batının despotik ve sapkın fikir akımları, ‘Eşcinselliği‘ yani ‘Cinsel Kimlik Bunalımı‘nı meşru ve doğal bir durummuş gibi topluma yansıtarak kamuoyu oluşturmaktadır. Bu cinsel bunalımın da ötesinde kamuoyunda yer tutan eşcinsel birliktelikler, toplumda olmayan cinsi ahlaksızlıkları da ortaya çıkarmakta, insanların zihinlerine nifak tohumları ekmektedir" dedi.

Sunar hukuk kurallarının namus güvenli için de devreye girmesi gerektiğini söyleyerek, "Evrensel bütün hukuk kurallarına göre kutsal sayılan ve garanti altına alınan değerler arasında, kişilerin can, mal, akıl ve namus güvenliği sayılmaktadır. Yürürlükteki yasalar kişilerin can güvenliğinin, mal güvenliğinin ve akıl güvenliğinin sağlanması için ne kadar uğraş veriyorsa namus güvenliği için daha fazla uğraş vermelidir. Zina toplumun çekirdeği olan aile yapısının temeline konmuş bir dinamittir. Ailenin korunması tüm hükümetlerin öncelikli vazifesidir. Bu doğrultuda zinanın yasalarımızda bir suç olarak tanımlanmasının vakti gelmiş ve geçmektedir" dedi.

"Nesillerin karışmaması ve nesebin korunması amacıyla böyle bir düzenleme varken, ceza yasalarında da zinayı önleyici bir maddenin varlığı şarttır" diyen Sunar, hukuk mahkemelerinde kusur sayılan zinanın ceza yasalarında kusur sayılmamasını tezat olarak niteledi. Sunar, "Yürürlükteki Medeni Kanun‘un boşanmaya ilişkin maddelerinde zina boşanma sebepleri arasında sayılmış ve zinayı yapan eş açısından ağır kusur kabul edilmiştir. Yani hukuk mahkemelerinde kusur sayılan zina ceza yasalarında kusur sayılmamaktadır. Bir diğer deyişle hukuk mahkemelerinde suç sayılan zina, ceza mahkemelerinde suç sayılmamaktadır. Bu kanunların uyumu ve hukukun ruhuna aykırıdır" diye konuştu.

Zinanın ve eşcinselliğin Avrupa Birliği‘nin dayatması olduğuna da dikkatleri çeken Sunar, "Avrupa Birliği‘nin gerek zinayı suç sayan yasa maddelerini engelleme, gerekse eşcinselliğin önündeki engelleri kaldırma konusunda gösterdiği gayret ve dayatma milletimizin hassasiyetleriyle örtüşmeyen bir durumdur. Milletin arzusunun dışında, Avrupa Birliği‘nin dayatmasıyla atılan her adım, toplumsal ahlaki çöküşe atılmış olacaktır.Zina ve eşcinsellik toplumların ortasına atılmış tahrip gücü yüksek bombalardır. Buna karşı her milletin ve o milletin temsilcisi olanların tedbir alması ve bunu yasayla düzenlemesi boynunun borcudur. Bu bağlamda Sayın Başbakanın Kürtaj konusunda yapmış olduğu anlamlı çıkışını elbette bütün samimiyetimizle destekliyoruz ancak belirtmek gerekir ki zina serbest, kürtaj yasak. Bu kabul edilebilir bir durum değil. Hükümete sesleniyoruz bu nasıl bir çelişkidir. Ancak sebebi ortadan kaldırırsanız sonuç ortadan kalkar" dedi.

Muhabir: Haber Merkezi