1. Zamanımızda ictihad yapabilecek dereceye yükselmiş

icazetli din alimi ve fakih yoktur.

2. Binaenaleyh, müctehid tabakasında olmayanların

yaptıkları bütün ictihadlar geçersizdir ve bâtıldır.

3. İcazetli Sünnî ulema ve fukaha elbette fetva verebilir

ama icazeti olmayan bid atçilerin, reformcuların ve modernistlerin verdikleri

fetvalara itibar edilmez.

4. Mevrid-i nasta ictihada mesağ yoktur.

5. Kesin bir helali haram, kesin bir haramı helal

gösteren ictihad ve fetvalar küfre yol açar.

6. Kadere iman İslamın zaruriyatındandır. Kaderi inkar

eden küfre düşer.

7. Tesettür-i nisvan zaruriyattandır. Tesettür Kur an

Sünnet ve icmâ ile sabit bir farzdır. İslamda tesettür yoktur diyenler kesin

bir farzı inkar etmiş olur.

8. İcazetli, vazifeli, salahiyetli müftünün fetvası, bu

fetvanın yine vazifeli ve salahiyetli kadı tarafından hükme bağlanması, bu

hükmün Şûra-i Ulema ve bilahare İmam-ı Kebir tarafından tasdiki olmadan hiç

kimse, isim verilecek kafir ve mürted ilan edilemez.

9. Ehl-i Sünnet ve Cemaat dairesinde dört hak fıkıh

mezhebi vardır. Beşinci hak mezheb yoktur. Mutezile mezhebi sapık bir mezheptir. Mezhepsizlik İslam dinini ve şeriatını

tehdit eden en tehlikeli bid attir.

10. Telfik-i mezahib büyük bir bid attir ve mezheplerin kolaylıklarla ilgili hükümlerini bir

arkaya getirmek dini oyuncak etmektir.

11. Mütevatir ve sahih hadisler de bir tür vahiydir.  Sünneti inkar, tahkir, tezyif, tahfif eden

küfre düşer.

12. Zina büyük günahtır ve yapanlara had cezaları

uygulanır. Zinanın büyük günah ve suç olduğunu inkar eden kafir olur.

13. Riba kesin bir haramdır.

14. Küfrü ve kafirleri beğenmek, onları dost ve velî

edinmek haramdır.

15. Tevhid inancı ile Teslis inancı esasta birdir demek

küfürdür.

16. Allahü Teala kemal sıfatlarla sıfatlı olup noksan

sıfatlardan münezzehtir. Allah sonradan yaratılmış şeylerin hiçbirine benzemez.

Allahı havadise benzetenler sapıktır. Allahı iki çehreli bir Roma putuna

benzetenler Tevhid inancından çıkmış olur.

17. Resulullahın (Salat ve selam olsun ona) Hâtemürrüsul olduğunu, risaletini, getirdiği

Kitabı, Dini ve Şeriatı inkar edenler kafir olur.

18. Din ile dünya ayrı değildir. Din ruhanîdir,  bir vicdan işidir, dünyaya karışamaz diyenler

dinden çıkar.

19. Bütün mü minler tek bir Ümmettir. Ümmeti inkar

edenler sapıktır.

20. Kur andan, Sünnetten ve Şeriat-ı Garra-i Ahmediyyeden başka yol arayanlar

dalalettedir.

21. İslamın dışında da hak ibrahimî dinler vardır

inancına sahip olanlar, İslamı red ve inkar edenleri de ehl-i necat ve ehl-i

Cennet kabul edenler sapıktır ve çok yanlış yoldadır.

22. Kur andaki 300 küsur kesin hükümlü ayet bugün geçerli

değildir, onlar tarihseldir itikadına sahip olanlar imana ve Kur ana aykırı bir

söz etmişlerdir.

23. Afganî, Abduh, Reşid Rıza, Fazlurrahman, Şeriati ve

benzerleri din alimi, fakih, müctehid ve imam=önder değildir.

24. Şazz görüşler icmanın yerini tutamaz.

25. İcazeti olmayan kimseler din alimi, fakih, müftü,

mürşid ve şeyh olamaz.

26. İslamî bilgiler Kur an tercüme meal ve tefsirlerinden

değil, muteber ve güvenilir ilmihal, akaid, ahlak ve diğer din

kitaplarından  öğrenilir.

27. Peygamberimizin sahih ve mütevatir hadislerine

dayanan icmayı inkar eden sapıktır, bid atçidir.

28. Kadınlar camiye gelebilir ve kendilerine ayrılan

yerlerde namaz kılabilir ama efdal olan, evlerinde kılmalarıdır.

29. İslam kesinlikle kadınları aşağılamaz. Tam aksine

yüceltir. Kur andaki,  kadınların mirası

ve şahitliği ile kesin hükümlü ayetlerini inkar edenler dinden çıkar.

30. Din ve dünya ayrıdır diyenler dinden çıkar.

(İkinci yazı)

Bitpazarları

Birkaç hafta önce Fatih te Kıztaşı Caddesi nde geçerken

köşe başında bir sahhaf dükkânı gördüm, otomobili hemen durdurttum, iki torba

dolusu kitap aldım. Fiyatları mâkuldü. Sahhaf dükkânları açılmaya başladıysa,

Fatih medenileşiyor demektir. Sadece sahhaf olması yetişmez antikacı,

geleneksel sanat ürünleri, kaliteli hatıra eşyası satan dükkânlar da olmalı.

İstanbul da nüfusu 500 binin üzerinde olan nice ilçe ve

semt var ki sahhaf ve antikacı yok. Kültür ve medeniyet bakımından büyük

eksiklik.

ABD de, Avrupa ülkelerinde eski eşya, porselen vesaire

satan firmaların internet sitelerine bakıyorum fiyatlar genellikle

bizdekilerden daha ucuz. Türkiye bir ölçüsüzlükler aşırılıklar ülkesi oldu.

Bizim antikacılar, mezatçılar Londra ya falan gidip eski porselen toplayıp

burada birkaç misline satıyorlarmış diye duydum.

Otuz kırk yıl öncesine kadar Türkiye antika halı ve kilim

konusunda muazzam bir hazineydi, bilhassa eski tarihi camilerimiz Bunları

hoyratça yok ettik. Halıcı Cebrail Bey anlattı, Amerika ya gitmiş götürdüğü

halıları orada satamamış ama oradan birkaç eski halı kilim almış. Dükkânlardan

antika yahut eski eşya almak benim için çok zorlaştı. Ben de arada bir

bitpazarlarına gidip topluyorum.

Toplayıp da ne yapacaksın Cevap vereyim: Kitap, el

yapımı geleneksel sanat ürünleri toplamak insanı dinlendiren ve mutlu eden bir

hobidir. Her insanın bir hobisi olması lazımdır. Benimki de budur. Faydalı

hobiler vardır, zararlı hobiler Bazen uzaktaki bir camiye sabah namazına

giderken, vakit henüz karanlık Galata ve Unkapanı Köprüleri nde balık tutanları

görüyorum. Bence zararlı bir hobi. Kışın soğuğunda titreye titreye balık

tutuyor, geçinmek ve yemek için değil.

Yakın zamanlara kadar Beyazıt Meydanı nda Pazar günleri

çok garip, çok acayip, çok zengin bir pazar kuruluyordu. Hat müzesinin önünde

ve kenarında kitaplar, dergiler Caminin giriş kapısının önünde

Türkmenistan dan gelmiş halılar Ermenistan dan, Gürcistan dan gelip bavul

ticareti yapanlar. Yanıma birkaç genç alıp oralara gidiyordum, bizim için güzel

bir eğlence oluyordu. Belediye bunu kaldırdı, çok üzüldüm.

Salı pazarında yine Pazar günleri büyük pazar

kuruluyordu, onu da kaldırdılar. Samandıra, Kartal bitpazarları kaldırıldı.

Bitpazarı düşmanı belediyeler, bitpazarında bit bulunacağından mı korkuyorlar!

Bütün medeni dünyada bitpazarları vardır. Kitap ve antika

meraklıları oralarda neler bulurlar, keşfederler.

Bitpazarına gittiğim için bendenizi kınayanlar da var.

Onlara laf anlatmak mümkün değil.

Eski eşya almak ayıp değil günah değil Bazı gururlu ve

kibirli insanlar eski eşya kullanmayı kötü görürler. Gurur ve kibir ise çok

fena şeylerdir.

Küçükpazar la Süleymaniye deki Botanik Bahçesi arasında

birkaç sene öncesine kadar Pazar günleri büyük bir bitpazarı kuruluyordu,

belediye engel oldu.

Dolapdere de iki çan kuleli Rum kilisesi civarında Pazar

günleri kurulan bitpazarında izin verdiği, müsamaha ettiği için Şişli Belediye

Başkanı Mustafa Sarıgül Beyefendi ye teşekkürlerimi sunuyorum. Oraya epeydir

gidemiyorum.

Taşıma ve vize güçlükleri ve olmasa Yunanistan a Atina da

Plaka semtinde kurulan bitpazarına gitmeli, orada kriz var ya kim bilir ne enteresan

mallar geliyordur. Bir gün oradan geçerken anahtarla kurulan eski bir cep saati

almıştım. Bozuktu, İstanbul da tamir ettirdim.

Eski para, pul, kartpostal koleksiyonu yapan meraklıları

takdir ve tebrik ediyorum. Bunlar da bir tür kültür faaliyetidir.

Aslında her medeni insanın milli geleneksel sanatlardan

biriyle meşgul olması lazımdır. Bendeniz otuz yıl önce ebru yapıyordum, 1984 te

hapishaneye düştüğüm vakit Şile Cezaevi nde de yapmıştım, sonra ara verdim. Şu

sıralarda A4 boyunda bir tekne açıp çok koyu renkli ebrular yapmayı

düşünüyorum, sonra bunların üzerine matbaada beyaz veya zırnık rengi hatlar

bastıracağım, bir tür akkâse ebru olacak.

Dünyanın üçüncü iktisat ve sanayi ülkesi olan Japonya da

milli sanatlar çok yaygın. Onlardan biri bizim ebruya benzeyen Suminagaşi

sanatıdır.

Halkımızın yeterli miktarına el sanatı zevki aşılanabilse

şu Türkiyemiz de beş yüz çeşit sanat eseri üretilebilir, bunların yüzde doksan

beşi turistlere satılır, yapanlar helalinden para kazanmış olurlar. Maalesef

bizde bu kafa yok. Yurdumuzun her yerinde binlerce Çin ıvır zıvırı satan dükkân

var ama milli el sanatı ürünlerimizi satan dükkânlar parmakla gösterilecek

kadar az.

Balat la Fener arasında atölyesi olan seramikçi Saliha

Hanım a otuz adet büyük kâse ve tabak ısmarladım. Bunların bir kısmını

dostlarımdan bir zata vereceğim. O sağa sola çok hediye dağıtır. Bunları da

armağan etsin. Bir kısmını da ben eve koyacağım.

Eskiden her sene İznik e giderdim, birkaç senedir

gidemiyorum. İnşaallah ilk fırsatta İznik e, Kütahya ya, Kınık Köyü ne sanat

seyahatleri yapacağım.

Bana gelip giden gençlerden birini hattat Gürkan Bey e

gönderdim. Eksik olmasınlar, ona hat dersleri vermeyi kabul etti. Gencimiz

ileride ayet, hadis, kelam-ı kibar, hikmetli söz levhaları yazarsa İnşaallah

bir ucundan bana da sevabı ve faydası ulaşır.

            22.03.2013