YİNE iki maça odaklandık. Hoş, perşembe günü üç gazete aldım ve tekinde dahi Trabzonspor’un maçının hangi kanalda olduğu doğru yazılmamıştı.  Fotomaç ve Fanatik, maçın D.Smart’ta olduğunu yazarken, Hürriyet LİG TV demişti. Bu arada Hürriyet’i aradım, hangisi doğru diye telefona çıkan bilmiyordu da, arkadan gelen bir maçın TRT-1’de olduğunu bağırdı. İşte benim spor basınım...

Neyse maçlara geçelim. Başakşehir büyük bir talihsizlikle maçın 14. dakikasında on kişi kaldı. Bir Hollanda ligi üçüncüsü karşısında bu büyük kayıptı. O dakikaya kadar bizim takım rakibini ciddi şekilde dağıtmış ve pozisyonlar bulmuştu. Ama penaltı ile taçlandırılan kırmızı karttan sonra maçı tamamen rakibe teslim ettik. Başakşehirspor Mossoro’yu da oyundan almak zorunda kaldıktan sonra adeta soluksuz kaldı. Gerçi, Abdullah Avcı’nın orta alan kurgusu çok riskli idi ama, en azından 14 dakika idare etti. Sonrası mı Hemen açalım. Ne zaman ki Emre oyuna girdi, o dakikadan sonra o dakikaya kadar sinmiş oyuna çıkamayan Başakşehir toparlandı. Oyuna fazla adamla çıktı. Hatta ikisi ofsaytla kesilen üç adet de ciddi tehlike buldu. Buradaki en büyük pay hiç tartışmasız, topla çıkan, oyunun yönünü iyi tayin eden Emre idi. Bir 30 dakikası bile bugünkü Fenerbahçe’nin en ciddi eksikliğini sergiledi. Bu arada bu maç bana bir oyuncuyu tanıttı. Paraguaylı Ortiz (6 numara) tıpkı bir Emre idi. Yaşı da 26 imiş. Hani, sözüm ona yaptığı iyi transferlerle övünüp ama bir Emre bulamamışlara...

Sonra Trabzonspor’u izledik. TRT’den... O takımın rakip sıradan da olsa maçta üstünlük sağlaması, bol pozisyon bulması pek mümkün olamazdı. Olamadı da... Sadece Constant, çırpınan Medjani ve de aynen yırtınan Salih vardı. Hadi Mustafa’yı da katalım. Ama Cardoza önünde Waris hangi akla hizmet idi, doğrusu merak ettim. Yusuf kanatlarda canlı, hareketli ama hala dengesiz idi. Oyuna sonradan giren Erkan’ın ne zaman oynayacağını galiba Trabzonspor’da papatya falı istiyor. Sefa için görüşlerimi daha ilk günde yazmıştım. Alper’in ise ciddi bir ısınma sürecine ihtiyacı var. Maç öncesi Onur krizi yaşayan Trabzonspor umarım ki, rövanşta turu atlar. Hoş başkanı bizim işimiz Avrupa’da yok dese de, tarih bunu emrediyor beyler!

Özetle, 48 saat içinde üç takımımızın oynadığı üç Avrupa Kupası maçında da tek gol atamadık. Merak etmeyin Sayın Demirören ve Sayın Terim; 14 yabancılı kuralı ülke futboluna çok katkıda bulunacaktır!