Doğma büyüme İstanbullu, daha doğrusu Üsküdar-Kadıköy karışımıyız. Derinine inebildiğim kadarı ile 250 yıllık kadar. Daha öncesi için herhangi bir kayda rastlayamadım.

Neyse, buradan bakınca son günlerdeki, hatta son aylardaki hava trafiğini hiç yaşamadığımı hemen belirteyim. Öncelikle ben lodosun İstanbul’da bu kadar uzun süreli egemen olduğunu hiç hatırlamıyorum. İki gün lodos, arkası yağmur ve poyrazdır. Oysa üç aydır gün içinde bile rüzgarın yönü iki üç defa değişiyor. Ne var ki doğada bir kanun da vardır. Gecikmiş de olsa, erken de olsa, yöre, iklimi mutlaka ama mutlaka yaşanır. Nisan’da, Mayıs’ın büyük bölümünde yağmur yok da, 30 derecelere varan sıcaklık varsa, bilin ki, ya da bekleyin ki, Haziran yağmurludur.

Trafik mi İstanbul’un en büyük derdi değil mi Allah’tan arabam yok. Olsa da ehliyetim hala yok. Bereket ki, üstüne 25 milyon çıktıktan sonra da olsa, metro falan yapıldı, metrobüs trafikten ayrılıp rahatlatıcı oldu. Eh bendeniz  de arabasız olduğumdan bunları kullanıyorum ve hiç de şikayetçi değilim. Hele hele giderek eziyet veren Abdi İpekçi Salonu yolu da Marmaray’la, biz Kadıköylülere 13 dakikaya indi ya. Gel keyfim gel! Vapur zaten vazgeçilmez taşıtım. Mübarek İstanbul’u seyrede seyrede, çayını içerek gitmiyor musun, dünyanın en güzel şeylerine değer doğrusu... Şemsiyeyi de elden bırakmazsan, araba da neymiş...

Bizim Kadıköy Çarşısı, sanırım bizim alemde tek kalmış bir anıttır. Yok yok öyle betondan falan değil, atmosferi, sıcaklığı ile... Orada her gün bir veya iki tur atmazsam kendime gelememem. Orada bir çay, burada bir kahve... Allah’a şükür dost, arkadaş kıyamet gibi...

Peki, o başlıktaki tükeniş de neyin nesi değil mi Efendim; bunca keyif arasında akşam Brezilya-Sırbistan maçına bakayım dedim. Aaaa o da ne Brezilya takımında Neymar dışında klasik Brezilyalı kalmamış. Topa hükmetme bitmiş. Takım oyunu diye diye klasiklerinden, hücresel özelliklerinden kopmuşlar. Sahanın zemini desen, bizde olsa bütün televizyon programlarında saatlerce konu edilir, gazeteler tefrikalar yazar. Galiba açılış maçı da burada. Ev sahibi uyanık ya, Hırvatlarla oynayacakları bu önemli maç için aynı coğrafyadan takım seçmişler.  Sıkıldım be! Tamam kimse kimse girmedi ama, topa da bu kadar yabancılık olur mu

Efendim; bugünkü hikaye bu kadar. Ne;  Sivasspor’la Eskişehirspor meselesi mi Bana ne yahu! Ne var ki ceza verilmiş bunlara... Fazla yağmurdan mı, yoksa ciddi kara iklimi yüzünden mi Sakın kızmayın; havadan, sudan be...